***
97 yıldır Ermeniler ve Ermenistan sözde Ermeni soykırımı
konusunda ellerinden gelen her türlü propagandayı yapmaktadırlar.
Bu konuda ciddi başarılar elde etseler de, Holokost
örneğinde olduğu gibi net sonuca ulaşamamışlardır. Fransa’da elde
edebilecekleri sonuç Anayasa Mahkemesine takıldı ve yasallaşmadı. Fransa
Hükümetini her ne kadar beğenmesekte, hukuk devleti olduğunu kanıtladı. Amma
Fransa Hükümetinin Ermeni sevdası bitmek tükenmek bilmiyor nedense. Hükümet bu
defa Anayasa Mahkemesi’ni es geçecek bir formül arayışında ve eğer hukuk sisteminde
bir boşluk varsa bundan yararlanarak eski yasa tasarısını başka bir şekilde
yeniden gündeme getirecek.
Ermeniler ABD ve Avrupa’nın diğer devletlerinde de sözde
Ermeni soykırımı konusunda ciddi başarılar elde etmişlerdir. Avrupa
devletlerinin ulusal ve yerel parlamentoları sözde Ermeni soykırımını tanıyan
kararlar almışlardır.
Psikolojik bakımdan değerlendirme yapacak olursak bu güne
kadar elde ettikleri Ermenileri bir nebze de olsun rahatlatmıştır. Ama son
zamanlarda Ermenistan ve diaspora Ermenilerinde bütün bunların bile yetersiz
kaldığı konusunda tartışmalar yaşanmaktadır. Fiili olarak sözde Ermeni
soykırımı konusunda ABD eyaletlerinin ve Avrupa devletlerinin aldıkları
kararlar Türkiye’ye hiç bir hukuki ve maddi mükellefiyet yüklememektedir.
Ermenistan ve Ermeni diasporası Don Kişot gibi yel değirmenine karşı kılıç
sallamaktadırlar halen.
Peki, Ermenistan’ın ve Ermeni diasporasının propaganda
mekanizmaları tükendi mi? Elbette hayır. Son 97 yılda Ermenistan ve Ermeni
diasporası nasıl çeşitli propaganda araçlarından yararlandıysa, bundan sonra da
yeni propaganda mekanizmaları bularak söylemlerinin içeriğini değiştirmeye
çalışacaklardır. Bunu ilk defa ABD’de yayımlanan “California Courier”
gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ara Sasunyan dile getirdi. Sasunyan, düzenlediği basın toplantısında ‘sözde Ermeni
soykırımının tanınması talebi artık Ermenilere yardım etmiyor, aksine onlara
zarar getirmektedir.Türkler bizim bu taleple yetinmemize sevinmektedirler. Biz
adalet talep etmeliyiz. Hatta Erdoğan da adalete karşı olduğunu söyleyemez’
demiştir. Adalet kelimesinin ne anlama geldiğini soran gazetecilere ise bu
kelimenin toprak, maddi ve manevi tazminatı kapsadığını bildirmiştir.
Sözde Ermeni soykırımı konusunda Ermenistan ve Ermeni
diasporasının ilişkilerini de değerlendiren Sasunyan diaspora ve Ermenistan
arasındaki ilişkilerin mükemmel olmadığını, bir çok konuda, özellikle de Hay
Dat (Ermeni Davası) konusunda fikir birliğine gelmenin gerekli olduğunu
bildirmiştir. Diaspora ve Ermenistan arasındaki kopukluğun nedeninin
Ermenistan’ın diasporaya yönelik siyasetinin gelişmediğini ve diasporayı bir
bütün olarak görmesinden kaynaklandığını ifade etmiştir. Diasporanın ise bir
bütünlük arz etmediğini ve yaklaşık 100 ülkede mevcut olduğunu bildiren Sasunyan,
yapısal bütünleşmenin halen tamamlanamadığını dile getirmiştir.
100 ülkedeki mevcut Ermeni diasporasının bir araya
gelerek yaklaşık 350 kişiden oluşan Diaspora Parlamentosu’nun kurulması
gerektiğine de değinen Sasunyan, bununla daha ciddi sonuçlar alabileceklerini
vurgulamıştır.
Sasunyan’ın açıklamalarından aşağıdaki sonuçlara varmak
mümkündür:
-Sözde Ermeni soykırımı iddialarının 100. yıldönümü
yaklaştıkça Ermenistan ve Ermeni diasporası Türkiye’ye yönelik ortak propaganda
faaliyetlerini daha da genişletebilir;
-Ermeni diasporası ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin
geliştirilmesi için kurumsallaşmaya önem verilebilir;
-Hay Dat konusu gündeme getirildiği için Ermeni terörünün
yeniden canlandırılması ihtimali oldukça yüksektir; bu zaman Türk ve Azerbaycan
diplomatlarına ve yurtdışındaki temsilciliklere terör saldırıları
düzenlenebilir. Azerbaycan subayının Macaristan’dan getirildikten ve
affedilmesinden sonra ASALA Ermeni terör örgütünün Azerbaycan’ın Macaristan
Büyükelçiliğine gönderdiği mektupta Büyükelçilik mensuplarının ismen tehdit
edilmesi bu iddiayı doğrular niteliktedir.
-ABD ve Avrupa devletlerinde yapılan propaganda sürecinde
insan hakları, adalet, hümanizm ve bu gibi diğer konular daha çok gündeme
getirilebilir;
-Soykırım hukuku alanında Ermenilerin ellerini
güçlendirecek konular üzerinde yoğun çalışmalar yapılabilir;
-ABD ve Avrupa’da sözde Ermeni soykırımı konusunda tarih
ve soykırım araştırmalara, kitap ve makale yayımlarına belgesel ve filimlesin
çekilmesine önem verilebilir;
-Türkiye ile ilişkileri gerebilecek konular gündeme
getirilebilir;
Türkiye’deki Ermeni diaspora kurumlarının önde gelen
temsilcilerine karşı Ermenilerin kendileri terör eylemleri düzenleyebilir;
-Ermenistan Dağlık Karabağ’da ateşkesi ihlal ederek
klasik Ermeni mazlumluğu, ezilmişliği konusunu yeniden gündeme getirilebilir.
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji
Araştırmalar Merkezi Başkanı
F.V
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.