Bir şiir kitabını
Türkçe'ye çevirmeyi düşündüklerini, çünkü şiirlerin Süryani edebiyatının önemli
bir bölümünü kapsadığını anlatan Akyüz, kitapta Süryani kilisesi ataları
tarafından "Kutsal Ruhun Kavalı" olarak adlandırılan Süryani Mor
Efem'in şiirlerinin bulunduğunu kaydetti.
Akyüz, şiirlerin
4. yüzyılın ortalarında kaleme alındığını, eserlerin günümüze kadar
korunduğunu, şiirlerin hepsinin 7 hece ölçüsüyle yazıldığını belirtti.
Kitabın 400
sayfadan oluştuğunu, ayrıca Mor Efem'in hayat hikayesinin de ilave olarak yer
aldığını ifade eden Akyüz, şunları söyledi:
"Kitabın
tanıtımı, 13 Ekim'de, Frankfurt Kitap Fuarı'nda yapıldı. Tanıtım amacıyla sadece
bir kitap Frankfurt Kitap Fuarı'na gönderilmiş. Şu anda basım aşamasında. Kısa
zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kitap yayımlanacak. İki kitap
halinde yayımlanacak. Bir kitapta orijinal Süryanicesi var, diğer kitapta
Türkçe'ye çevrilen bölümü var. Çok özel bir çalışma oldu. Okunmaya değer,
görülmeye değer bir kitap olacak. Okuyucular, Süryani edebiyatının ne kadar
zengin olduğunu, ne kadar eski olduğunu görecekler. Ayrıca şair, yazar hakkında
da bilgi edinecekler. Yazar hem aziz hem teolog hem şair hem dil uzmanı. Birçok
cümleyi tek bir cümleyle anlatabilen bir zat. Toplanan şiirler daha önce
belirlenmişti. Eski Mardin Metropoliti tarafından şiirler derlenmiş
toplanmıştı. Kendi el yazısıyla bir kitapta toplanmıştı. O kitabın orijinal
şekli de basıldı. Bu kitabın içinde 31 tane şiir var. Bazı şiirler çok uzun,
bazıları normal. Türkçe çeviri 400 sayfadan oluşuyor."
Kendisinin
yaptığı çeviri çalışmasının 1 yıl sürdüğünü ve projeyi bitirdiği için çok mutlu
olduğunu anlatan Akyüz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnşallah
okuyuculara iyi bilgiler verecek. Şiirler, hep dinsel eserler. Süryanilerde,
halk şiiri son 50 yıla kadar yoktu. Süryaniler, Hristiyanlığa geçiş yaparken,
torunları tekrar putperestlik tuzağına düşmesinler diye Hristiyanlık öncesi
bütün eserlerini yakmışlar. Ayrıca, Süryaniler Hristiyanlığa geçerken
kendilerini tümüyle Hristiyanlık öğretisine vermişler. Halk şiirinin günah
olduğunu düşünerek, dinsel eserlere yoğunlaşmışlar. 21. yüzyılın yarısına kadar
Süryanilerde halk şiiri yoktu, halk edebiyatı yoktu. Hep dinsel eserler.
Kendilerini tümüyle kiliseye adamışlar. Bu konuda, bu alanda sayısız eserler
bırakmışlar. Bu eserlerin çoğu günümüze ulaşmış. Farklı ülkelerdeki
kütüphanelerde eserlerimiz var."
Kürtçe'nin
seçmeli ders olduğunu hatırlatan Başpapaz Gabriel Akyüz, "Süryanice de
olmalı. Bazı okullarda çoğunluk oluşturduğunda Süryanice'nin de seçmeli ders
olmasını diliyorum. Eğer bu konuda bize düşen bir görev olursa, yardım etmeye
hazırız. Çocuklarımız Türkçe'yi okulda, Süryanice'yi de evde öğreniyorlar.
Çocuklara Süryanice'yi tam olarak öğretmek zor. Sadece kilise nezdinde
ilahileri öğretiyoruz. Bu da kafi değil çünkü bir eseri yazma, mektup yazma
derecesinde olmuyor. Çok alt bir seviyede öğretmeye çalışıyoruz" diye
konuştu.
Anadolu Ajansı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.