-AGİT Minsk Grubu’nun eş başkanlarından olan ABD’nin
arabuluculuk girişimi ile Dağlık Karabağ sorununun en kısa zamanda
halledilmesi;
-Kafkasya’da güvenliğin temin edilmesi ve sağlanması
konusunda ortak projelerin hazırlanması ve uygulanması;
-bölge ülkeleri arasında çok yönlü işbirliğini
geliştirmek ve buna engel olan Dağlık Karabağ sorununa kalıcı bir çözüm bulmak;
-Bölge devletlerinin asker sayısı ve güçleri konusunda
daha şeffaf bir ortamın oluşturulması, ordu kuruculuğu planlarının AKKA
anlaşması çerçevesinde gerçekleşmesi ve ileriki tarihte bu analaşmanın yeniden
gözden geçirilmesi olasılığı;
-Dağlık Karabağ sorununa kalıcı çözüm bulduktan ve bölge
güvenliğini sağladıktan sonra ABD ve Ermenistan arasında siyasi, ekonomik,
askeri, bilimsel, kültürel ve diğer alanlarda ilişkileri geliştirmek ve tasnif
etmek;
-Ermenistan’ın Batı devletleri ile ilişkilerini
geliştirmek, ABD’nin girişimleri ile ortaya atılan NATO’nun ‘Barış İçin
Ortaklık’ projesine katılmak.
***
ABD, bağımsızlığının hemen ardından Ermenistan’ı tanımış
ve Aralık 1991’de bu ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur.
ABD’de büyük Ermeni toplumunun bulunması nedeniyle
Ermenistan ile ilişkileri diğer Güney Kafkasya ülkelerinden farklı olmuştur.
Bunun en önemli nedeni XIX. yüzyıldan itibaren ABD’ye göç
eden Ermenilerin burada ciddi şekilde örgütlenmesi, Kongre ve Senato’yu
etkileme ve yönlendirme yeteneğine sahip olmasıdır. Bağımsızlık sonrası ABD’nin
Ermenistan politikasının oluşumunda Ermeni diasporasının büyük önemi olduğu
söylenebilir. Bundan başka daha Sovyetler Birliği’nin dağılmasından çok önce
ABD ve Ermenistan arasında bazı ilişkiler mevcut olmuştur. Nitekim daha 1970’li
yılların başlarından itibaren Ermenistan’da yaşayan Ermenilerin ABD’ye göç
etmelerine izin verilmiştir.
Bağımsızlığının ilk yıllarında ABD, Azerbaycan ve
Gürcistan ile diplomatik ilişkiler kurmasına rağmen, bazı konularda kendisini
dışarıda tutmaya çalışmıştır. Ancak Ermenistan’ın siyasi, ekonomik ve mali
sorunları ile daha yakından ilgilenmiş, Ermeni diasporasının başarılı faaliyeti
sonucunda Ermenistan’a özel ilgi göstermiştir.
Amerikan Hükümeti Sovyetler Birliği’nin dağılmasından
sonra dünyada demokratik değerlerin tek hamisi olarak bağımsızlığını yeni
kazanmış eski Sovyet Cumhuriyetlerine yönelik ekonomik ve mali yardımlar
çerçevesinde Ermenistan’a yardım etmiştir. Aslında taraflar arasındaki
ilişkilerde Ermenistan Rusya’ya rağmen ABD ile ilişkilerine önem verse de, hiç
bir zaman bu ülkeye bağımlı durumda olmamıştır.
Ermenistan Dışişleri Bakanlığından daha çok diaspora
taraflar arasındaki ilişkileri sabit tutabilmiş ve hatta zaman zaman
gelişmesine yardımcı olmuştur. Bu bağlamda ABD Ermenistan’a her türlü yardımı
yapsa da, bu ülkenin dış politikasında özellikle Rusya ve İran ile ekonomik,
siyasi ve askeri alanda işbirliğinden rahatsız olmuş ve bu rahatsızlığını zaman
zaman Ermenistan yönetimine hatırlatmıştır. Ama hatırlatma nedense Türkiye ve
Azerbaycan’a yaptığı hatırlatma kadar sert olmamıştır.
Ermenistan-ABD ilişkilerinde önemli konulardan biri de
Ermenistan’ın ABD’nin genellikle sıcak bakmadığı Rusya ve İran ile iyi
ilişkiler kurarak, ABD’nin iyi ilişkilere sahip olduğu Türkiye politikasını
olumsuz yönde etkileme çabasıdır. Ermenilerin bazı değerlendirmelerine göre,
ABD-Ermenistan ilişkileri Beyaz Saray’ın Türkiye ve İran üzerindeki stratejik
pozisyonunu güçlendirmekte ve bundan jeopolitik çıkar sağlamaktadır.
ABD, dış politikasında İran’ın manevra alanını
daraltarak, böylece NATO üyelerini ve Türkiye’yi korumakta, Ermenistan ve İran
arasındaki iyi ilişkileri görmezden gelerek Türkiye’nin Kafkaslar ve Orta
Asya’da siyasi, askeri ve ekonomik bir güç olarak var olmasını engellemektedir.
İki ülkenin devlet adamlarının karşılıklı ziyaretleri
taraflar arasındaki ilişkilerde genelde ilerlemelere ve çeşitli alanlarda
anlaşmaların imzalanmasına olanak sağlamıştır. Ermenistan Devlet Başkanı Levon
Ter Petrosyan’ın 1994’te ABD’ye ziyareti zamanı Başkan Bill Clinton ve Savunma
Bakanı Perry ile görüşmesinde bölgesel güvenlik sorunları müzakere edilmiş,
Dağlık Karabağ sorununun çözüm yolları araştırılmıştır.
Ziyaret zamanı aynı zamanda askeri alanda ilişkilerin
geliştirilmesi, uzman ve askeri ataşe değişimi hakkında bildiri imzalanmıştır.
Ter-Petrosyan, özellikle NATO’nun ‘Barış İçin Ortaklık’ projesi kapsamında
askeri ilişkilere önem verdiğini bildirmiştir. Ter-Petrosyan’ın 1995’te ABD
Başkan Yardımcısı Albert Gore ile görüşmesinde taraflar arasındaki ilişkiler
ele alınmış, hükümetler arası işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiği
konusunda ortak kanaate gelinmiştir.
Ermenistan’ın Mayıs 1995’te Washington’da
büyükelçiliğinin açılış töreninde konuşma yapan ABD Devlet Bakanı Telbotte
taraflar arasındaki ilişkilerin iki prensip üzerinde geliştiğini bildirmiştir.
Birincisi, ABD Ermenistan’ın bağımsızlığını korumak için gereken her şeyi
üstlenmektedir. İkincisi, Ermenistan’ın dünya birliğine entegre olması için
uğraşmaktadır. Bağımsızlık ve entegre prensipleri ABD’nin Ermenistan’a yönelik
politikasının köşe taşlarıdır.
Ermenistan ve ABD arasında politik ilişkilerin başlıca
hedef ve istikametleri ABD Dışişleri Bakanlığının yetkili temsilcisinin Haziran
2006’da Ermenistan ziyareti zamanı onaylanmıştır. Koçaryan ile yapılan
görüşmede ABD heyet başkanı Line Devis taraflar arasındaki ilişkilerde
günübirlik değil, kalıcı ve geleceğe yönelik ilişkilere önem verdiğini
bildirmiştir. Bu ziyaret zamanı iki ülke arasındaki öncelikli konular şu şekilde
açıklanmıştı:
-AGİT Minsk Grubu’nun eşbaşkanlarından olan ABD’nin
arabuluculuk girişimi ile Dağlık Karabağ sorununun en kısa zamanda
halledilmesi;
-Kafkasya’da güvenliğin temin edilmesi ve sağlanması
konusunda ortak projelerin hazırlanması ve uygulanması;
-bölge ülkeleri arasında çok yönlü işbirliğini
geliştirmek ve buna engel olan Dağlık Karabağ sorununa kalıcı bir çözüm bulmak;
-bölge devletlerinin asker sayısı ve güçleri konusunda
daha şeffaf bir ortamın oluşturulması, ordu kuruculuğu planlarının AKKA
anlaşması çerçevesinde gerçekleşmesi ve ileriki tarihte bu analaşmanın yeniden
gözden geçirilmesi olasılığı;
-Dağlık Karabağ sorununa kalıcı çözüm bulduktan ve bölge
güvenliğini sağladıktan sonra ABD ve Ermenistan arasında siyasi, ekonomik,
askeri, bilimsel, kültürel ve diğer alanlarda ilişkileri geliştirmek ve tasnif
etmek;
-Ermenistan’ın Batı devletleri ile ilişkilerini
geliştirmek, ABD’nin girişimleri ile ortaya atılan NATO’nun ‘Barış İçin
Ortaklık’ projesine katılmak.
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji
Araştırmalar Merkezi Başkanı
F.V
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.