***
TBMM’de muhalefet hükümeti son dönemde onlarca kilise
açmakla suçladı. Açılan kiliselerden birinin caminin yanı başında olduğu ileri
sürüldü. Bursa'ya, Kütahya'ya, Isparta'ya metropolit atandığı iddia edildi…
Büyükşehir Tasarısı'nın Meclis Genel Kurulu'ndaki
görüşmeleri dün de geç saatlere kadar sürdü. Aralarında Van ve Mardin'in de
bulunduğu 13 yeni ilin büyükşehir yapılması, büyükşehir belediyelerinin
sınırlarının tüm ili kapsayacak şekilde genişletilmesi ve buralardaki köylerin
kapatılarak mahalleye dönüştürülmesini öngören tasarıya özellikle MHP çok büyük
tepki gösteriyor.
Türk Tarih Kurumu eski Başkanı MHP'li Prof. Dr. Yusuf
Halaçoğlu, tasarıya tepki gösterdiği konuşmasında, şok bir iddiada bulundu.
Halaçoğlu, Türkiye'de son dönemde 51 tane kilise açıldığını ileri sürerek
“Hatta Alaçatı'da caminin yanını -bir tarafını da- kilise yaptınız. Onu da bir
yana bıraktım, Batı Trakya'daki müftünün atanmasını bile sağlayamazken, siz, tuttunuz,
Bursa'ya, Kütahya'ya, Isparta'ya metropolit atadınız ve bunlara ayin
yaptırdınız orada Hristiyan nüfus olmamasına rağmen, taşımayla” dedi.
Yusuf Halaçoğlu'nun şok iddiaları şöyle:
“Orada diyorsunuz ki: "İdari ve mali özerklik
veriyoruz, bütün ili kapsayacak şekilde bir belediye başkanına." Peki,
vali ne iş yapacak? İki gün sonra yasa çıkarıp valiyi seçilmiş bir kişi olarak
mı nitelendireceksiniz? Veya onu da bir yana bırakıyorum, bunun dışında önceki
taslağınızda eğitim kurumları açmak gibi bir ifade kullanmıştınız, şimdi
kaldırdınız. Bir yasayla eğitim kurumları açma konusunu, yeniden, geri
getirmeyeceğinizi nereden bileceğiz, nasıl inanacağız buna? Yaptığınız bütün
şeyler bu çerçeve içerisinde.
Bakın, Sayın İçişleri Bakanımız da burada, Millî Mücadele
sırasında Yunan Komutanı'nın gelip karargah olarak belirlediği Zeytinbağı
kasabasını, şehrini, ilçesini neden Trilye yaptınız yeniden ve Sayın Bakan
neden bunu imzaladı?
Ayrıca, elli bir tane kilise açtınız. Hani, bu, sadece
tarihî nitelikte bir onarımın ötesine geçti. Hatta Alaçatı'da caminin yanını
-bir tarafını da- kilise yaptınız. Onu da bir yana bıraktım, Batı Trakya'daki
müftünün atanmasını bile sağlayamazken, siz, tuttunuz, Bursa'ya, Kütahya'ya,
Isparta'ya metropolit atadınız ve bunlara ayin yaptırdınız orada Hristiyan
nüfus olmamasına rağmen, taşımayla. Bana söyler misiniz -Selanik'i işte, dün
itibarıyla kaybedişimizin 100'üncü yılıydı, elimizden çıktığının 100'üncü
yılıydı- 100'üncü yılında Atina'da, Selanik'te niye bir cami açtırıp da buna
karşılık bir cuma namazının kılınmasına bile müsaade ettiremiyorsunuz?
Şimdi, niye, gizli olarak yapıyorsunuz bu kiliseleri?
Metropoliti atarken bunları gizli olarak yapıyorsunuz. Niye açıktan
söyleyemiyorsunuz bunları? Çünkü böyle yaptığınız zaman, demek ki, kendi
psikolojinizde, kendi içinizde de birtakım konularda sıkıntılar duyuyorsunuz.
Bunu, bu şekilde yapmanız, açık açık yapmamanız, sizin, aslında, demokratik
olmadığınızı gösteriyor. Sizin, aslında, böyle hareketiniz, "saman altında
su yürütme" şeklinde nitelendirilebilecek bir konuyu gündeme getiriyor. O
zaman, siz, büyükşehir belediyesiyle ilgili yapmış olduğunuz bu yasada hem
korucuları hem orada yaşayan askerleri -oradan çıkmış, o köylerden çıkmış
askerleri- mahalle haline getirmekle büyükşehire bağlıyorsunuz ve onların
baskısı altında bırakacaksınız. Hangi köy korucusu kalacak o zaman bu
büyükşehirlerin güdümünde veya onların altında kalan bir şekilde nasıl görev
yapacaklar?
Diğer taraftan, yine, buna bağlı olarak, büyükşehirlerde
öyle bir şey yapıyorsunuz ki kültür denilen bir anlayışı da ortadan
kaldırıyorsunuz. Eskiden bir köy kültürü vardı. Bütün literatürümüzden artık
köylülerle, köyle ilgili bütün kayıtlar çıkacak, "köylüm" kelimesi
çıkacak artık ortadan. Bununla bağlantılı pek çok kültür değerlerimiz ortadan
kalkacak. Mahalle haline getirdiğinizde, kozmopolit olarak herkes gidip
oturacak. Halbuki bir köyde, o köyün kendi akrabalar ve çerçevesi ancak oraya
getirip, yerleştirilebilir. Gidin bakalım, bir köyden arazi alabilir misiniz?
Alamazsınız, çünkü vermezler ama şimdi mahalle haline getirdiğinizde garip bir
topluluk yaratacaksınız.”
Habervaktim.com
http://www.habervaktim.com/haber/272208/turkiyede-son-donemde-kac-kilise-acildi-.html
1 yorum:
Turkiyeye oyle bir kanun getirmeli ki yalan soyleyenlerin ilk yalanlarinda agizlarina ilk basta buber surulmeli.Eger yalanci tekrar bie yalan soylerse bu sefer de hapse atilmali ,ve hala uslanmayip devam ederse Suudi Arabistana surgun edilmeli ki Islam dininin geregi yerine getirilip dili kesilsin ki bir daha yalan soylemekden aczedilebilsin ,Fakat bu ucuncusunu yapmak elbette Demokratiklesen Turkiyede imkansiz.
Hallacoglu madem ki Turkiyede yeni acilan kiliselerin envanterini tutmayi ustune vazife edinmis ,o halde yilda kac tane Camiinin yapildigini da muhakkak O envanterine gecirmisdir Ozellikle de ABD ve Avrupa ulkelerinde her gecen gun sayilari cogalan ve yaklasik ikibini gecmis Cami sayisini Unutmamasini tavsiye ederiz.
Bu herif it Ossurdukca Yalan soylemeyi kendine Marifet edinmis.
Anadoluda biz binlerce yildir vardik ve bugun eger Hristiyan ahali kalmamissa bunun sebebi 97 yil evvel yapilan soykirimdir.
Tarihci gecinen zihniyetiyle 1915 soykirimi olmadigini soyleyen zihinler bu inkarci tutumlariyla koskoca bir kultur mirasinin,koskoca bir tarihin ve beraberindeki insanliga birakilacak miraslarin (Anadoludaki 3000(ucbin)e yakin kiliseler ,okullar,mabetler,mezarliklarin ve Tum Biz Hristiyan ahalisine ait Mirasin)yok edilmesinin de bir Sokirim olarak kabul edildigini de inkar edecek kafa yapisina sahipler.
Lanet olsun .
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.