Bağımsızlık süreci ve sonrasında Ermenilerin toprak talebi
sık sık gündeme taşınsa da, Ter-Petrosyan’ın başkanlığı döneminde bu konu fazla
tartışılmamış, onun istifasından sonra, özellikle de 2000’li yılların
başlarından itibaren yeniden gündemi işgal etmiştir. Bu konunun gündeme
taşınmasında özellikle son bir kaç yılda Avrupa devletlerinin ulusal ve yerel
parlamentolarının sözde Ermeni soykırımını tanımaları yönünde aldıkları kararlar
etkili olmuştur ve olmaktadır.
Ermenistan Devlet Başkanlığı İnsan Hakları Komisyonu Başkanı
Paryur Hayrikyan, Ermenistan'a ait olduğunu iddia ettiği bölgeleri Türkiye'ye
ve Azerbaycan'a verdiği iddiasıyla 1921 Kars Antlaşması’nın iptal edilmesini talep
etmiştir. Armenpress'in verdiği habere göre, Hayrikyan, antlaşmanın iptali için
kampanya başlattığını bildirmiş ve Ermenistan'daki tüm siyasi partilere de
kampanyayı birlikte yürütme çağrısı yapmıştır. Hayrikyan, Ermenistan'a ait
olduğunu iddia ettiği Kars ve Ardahan ile Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinin, bu
antlaşma ile Ermenistan’ın elinden çıktığını öne sürmüştür. Ermenistan’ın
‘müttefiki Rusya'ya da Kars Antlaşması’nın iptal edilmesi için başvurması
gerektiğini savunan Hayrikyan, Ermenistan’ın birinci Devlet Başkanı Levon Ter-
Petrosyan'ı iktidarı döneminde 'anti-Ermeni dış politika izlemekle’
suçlamıştır. Hayrikyan bu konuda daha da ileri giderek sözde Ermeni soykırımı
konusunda Ermenistan’ın politikası sadece tanınma yönünde olmamasını, aynı zamanda,
Türkiye’den sorumluluğu üstlenmesi ve tazminat talep edilmesi gerektiğini
savunmuştur. Taşnaklsutyun Partisi Hayrikyan’ın bu görüşünü desteklemiş ve
Türkiye’nin Ermenilere ve Ermenistan’a vurduğu maddi ve manevi zarar konusunda
kesin bir tespitin bu güne kadar yapılmadığını, eğer Türkiye tazminat ödemeyi
kabul ederse, bunun sorun olacağını bildirmiştir.
16 Mart 2006’da Ermenistan Bilimler Akademisi’nde Moskova
Antlaşması’nın 85. yıldönümü dolayısıyla yuvarlak masa toplantısı
düzenlenmiştir. Toplantıya katılan siyasi parti liderleri, sivil toplum
kuruluşları temsilcileri ve akademisyenler tarihi yanlışlığın düzeltilmesi için
Ermenistan Parlamentosu ve Rusya Devlet Duması’na müracaat ederek Moskova
Antlaşması’nın iptal edilmesini talep edilmesi yönünde karar almıştır.
Ermeniler Kars ve Moskova Antlaşmalarının iptal edilmesi
taleplerini antlaşmaların hukuki olarak 25 yıllığına imzalandığını onaylayan
arşiv belgelerine dayandırdıklarını bildirmektedirler. Ermeni kaynaklarına göre
Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi Vinogradov 1925’te Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na
resmi nota göndererek Kars ve Moskova Antlaşmalarının iptal edilmesinin talep
etmiştir. Ermeni iddialarına göre, Vinogradov görüşlerini ‘Biz 25 yıl
bekleyemeyiz. Antlaşmayı zayıf olduğumuz için imzalamıştık. Ancak şimdi biz
güçlüyüz ve eski Ermenistan sınırlarını yeniden çizmek istiyoruz’ şeklinde
açıklarken, İsmet İnönü ‘Yeni ülkenin uluslararası yükümlülüğünü yerine
getirmesi gerekir. 25 yıl sonra elbette, Türkiye bu bölgeyi geri verecektir’
demiştir. Ermeniler bu sürenin 16 Mart 1946 yılında dolduğunu ve tarafların
antlaşmanın süresini uzatmak yönünde siyasi irade beyan etmediklerinden dolayı
hukuken geçersiz olduğunu ileri sürmektedirler.
Ermenilerin sözde soykırım propagandası, tazminat ve toprak
talebi konusunda haklı olduklarını iddia ettikleri olay Agos gazetesi Genel
Yayım Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi olmuştur. Münferit bir cinayet olan
olay Ermenistan ve diaspora tarafından ‘soykırımın devamı’ gibi
değerlendirilmiş ve dünya kamuoyunun dikkatine bu şekilde sunulmuştur.
Ermenistan basını Dink’i milli kahraman olarak adlandırmış, Dışişleri Bakanı
Vardan Oskanyan Dink’in ölümünü ikili ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesinde
fırsat olarak görmüştür.
http://www.1news.com.tr/yazarlar/20121228012905382.html
1 yorum:
Ermenistanin dostu olmayanlar hep bu ulkeden ve Ermenilerden gecmisi unutmalarini beklemektedirler.
Sanirim bu bekleyisleri sonsuza dek surecek.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.