***
Türkiye’de uluslararası takvim ve saat kullanımı kabul
edildi. 25-12-1925
Görecelilik Yasası gereği, Evrende bir başlangıç noktası
yoktur. Bu nedenle, basit ya da evrensel ölçüler en az iki nesne, iki hareket
veya iki hareket aralığı arasında yapılır.
Hareket aralıkları arasındaki kıyaslamalara, “Süre” adı
verilir.
Evrende zaman yoktur. Zaman, insanların bellek dünyasında
yarattığı oluşumdur.
1-Zamanın maddesi yoktur. Madde olmadan hareket olmaz.
Zamanın ölçemediğimiz kadar küçük, örneğin, fotonların
milyarda bir küçüklükte maddesi olsa bile bu tanecikler hangi kaynaktan
yayılıyor? Evrende durmadan dönen irili-ufaklı yuvarlağımsı kütleler vardır.
Bunlardan hangisi zamanın maddesini yayıyordur?
2-Zamanın yasası yoktur. Yasa olmadan ölçü yapılamaz.
3-Zamanı ölçmek için dayanak (Başlangıç) noktası yoktur.
Zaman nereden başlıyordur?
Evren sınırsızdır; dolayısıyla, topyekûn yaratılması ya da
ortaya çıkması söz konusu olamaz.
Enerjinin Sakınımı Yasası gereği, hiçbir varlık vardan yok
olmaz, yeni varlık yaratılamaz.
Kutsal kitaplardaki Yaratılış evrensel ölçülerin dışında
kalır.
O halde, zaman, bellek dünyasına özgü bir kavramdır.
Dış dünyada değişik süreler vardır. Basit veya evrensel
süre tanımları olur.
A-Basit tanımlanan sürelerde, seçilen dayanak noktasına
göre, sayılardan yoksun süre ölçümleri tanımlanır. “Eski, çok eski, oldukça
eski, yeni, çok yeni, yepyeni…” basit süre ölçümlerinde kullanılan
katsayılardan bazılarıdır.
B-Hareket yasalarına göre evrensel süre ölçümü yapılır.
Evrensel süre ölçümü için evrensel dayanak noktası, evrensel hareket
aralıkları, evrensel yasalar ve sayılara ihtiyaç olur. Sayıları kullanmak için
evrensel birim ve sayıcılar gerekir.
Evrensel süre ölçümünde çoğunlukla Dünya-Güneş, Ay-Dünya
hareketleri temel alınır.
Bunun için bir başlangıç noktası dayanak noktası seçilir.
Örneğin, Dünyanın kendi ve Güneş çevresindeki dönüsü ile gün, hafta, ay, yıl,
asır tanımları yaratılır.
Gün, çeşitli parçalara bölünerek saat, dakika, saniye elde
edilir. Bütün bu tanımlar ihtiyaç gereği yapılır.
I-Eski Mısır, Yunan ve Roma’da takvim ile ilgili ciddi
çalışmalar yapılır.
II-Ortadoğu’da, Dünya-Ay ilişkisi ile ortaya çıkan basit
kaymalı takvim asırlardır insanlara yeterli olur. Yıl uzunluğu 354 gün olan
kaymalı ay takviminde Hazret Muhammed’in Hicreti başlangıç noktası seçilir.
Ortadoğu’da asırlarca ayrıntılı süre ölçümüne ihtiyaç olmaz.
Nihayet, Osmanlı’nın son yıllarında gökyüzü ile ilgili
çalışmalar hatırlanır.
Kandilli Rasathanesi kuruldu. 1–7–1911
III-Ortaçağ Avrupa’sında, vergilerin toplanması,
çalışmaların düzenlenmesi, dindarların düzenli dua etmeleri için dinsel
liderler arasında takvim çalışmaları ve süre ölçümü önem kazanır. Takvim
başlangıcı için Hazret İsa’nın ölüm yılı seçilir. Buna göre, örneğin, 2012 yılı
demek; Hazreti İsa’nın ölümünden bu yana Dünya Güneş’in çevresinde 31-12-2011
saat
24’de 2011 turunu tamamlayıp, 2012. Turuna başlayacaktır.
Böylece, 2012 yılına girilir.
Acaba Ay-Dünya, Dünya-Güneş döngülerine yabancı uzaylılar,
süreyi nasıl hesaplıyor?
Onların da kollarına renkli-desenli, allı-güllü saatler
takılı mıdır? Onların belleklerinde, “Yeni yıl” kavramı var mıdır?
*
Bugün Türkiye’de kullandığımız evrensel takvim ve süre
ölçümü binlerce yılın zahmetli çabaları ile ortaya çıkar. Özellikle, Dünya’nın
Güneş çevresindeki tam turu olan 365 gün 6 saati eşit parçalı aylara bölme
çabası, takvim yapmaya çalışanların işini zorlaştırır. Ölümsüz dâhilerin
çabaları ile evrensel takvim yaratılır ve süre ölçümleri evrensel ve ayrıntılı
hale getirilir.
**
Doğanın Birinci Yasası, sevgiyle, “Yaşa ve yaşat!” emridir.
Umut ve cesaret, bu yasa gereği, sönmeyen ışıktır. Umudun sönmesi ile yaşam
noktalanır.
Doğanın Üçüncü Yasası, öfkeyle, “Kendini savun! Öl ve
öldür!” emridir. Bu yasa gereği, korku ve umutsuzluk, canlıların ayrılmaz
arkadaşıdır.
Yeni yıl etkinlikleri ile insanlar, yaşama olan
bağlılıklarını tazeler, yeni umutlarla yüklenmiş olarak yasama sarılır, mümkün
olduğu kadar öfke ve korkudan uzak dururlar.
Dinsel etkilerden kurtulması ile yeni yıl etkinlikleri
evrensel özellik kazanır.
***
İlk Noel kutlaması Roma'da yapıldı. 25-12-336
1960, 1970, 1980, 1990’li yıllarda Türkiye’de Noel ile
yılbaşı karıştırılırdı. Müslüman dindarlar yeni yıl ya da yılbaşı kutlamalarına
şiddetle karsı çıkarlardı. Bereket versin, günümüzde çoğunluk Noel ile
yılbaşını birbirinden ayırt edebiliyor.
Doğadaki bütün oluşumlar, doğa yasaları ile birbirleri ile
ilişkilidir. Bu yasalar gereği, dinler de birbirinden kopuk olamaz.
Eski Yunan ve Roma dinlerinde, Güneş’in gökyüzünde kalış
süresinin uzamaya başlaması, yani, en kısa günden sonra, “Güneş’in Doğusu”
törenlerle, festivallerle kutlanırdı. Bu olay, Hıristiyan dahiler tarafından
azıcık değişiklikle Noel olarak kutlanır.
Müslüman dindarlar, Hıristiyanların bayramını kutlar,
onların mutluluklarına ortak olurlarsa Evrensel olurlar.
****
Bilim, servet, sığınak ve iyi bir yol göstericidir.
Evrensel yasalar, evrensel etkinlikleri yaratır. Evrensel
mantık ve yöntem, evrensel ölçüler, evrensel kurumlar, evrensel değerler
evrensel yasaların ürünleridir. Evrensel süre ölçümü, evrensel yasaların
keşfinden sonra ortaya çıkar.
*****
Yaşam kutsal ve değerlidir; insanlar mutlu yaşamaya
layıktır.
******
Hıristiyanların Noel’lerini kutluyor; mutluluklarının
sürekli olmasını diliyorum.
Yeni
yılda sizlere onurlu, sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu yaşam diliyorum.
30–12–2011
degirmencinurettin@gmail.com
Nurettin
Değirmenci
Elk. Yük. Müh.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.