Bize Şirince'yi gezdiren Zeytin Sarayı'nın sahibi Erhan
Yaran tam bir Şirince aşığı. Bize Atatürk'ün iki saat konakladığı evi gösterdi.
Ev sahipsiz, Kültür Bakanlığı'nın bu olaydan haberi var mı bilmiyoruz. Ancak
Kültür Bakanlığı Şirince'de iki tane kilisenin restoransyonuna başlamış. Biri
bitmiş, diğeri de bitmek üzere. Her iki kilise de Şirince'ye hakim bir tepeye
kurulmuş. Şirinceliler kilisenin çok yakın zamanda hizmete açılacağını
düşünüyor. Şirince Halkı kiliselerin görevlilerin hazırmış olduğunu,
maaşlarının ödendiğini söylüyor.Şirincelilerin bir de önemli sorunu ve
şikayetleri var. O da kendisine alternatif Şirince kurmaya çalıştığı iddia
edilen Ermeni asıllı Sevan Nişanyan. Şirince
sakinleri Sevan Nişanyan'ın arkasında Ermeni Diasporası'nın olduğuna inanıyor.
Sevan Nişanyan'ın Şirince'ye turist rehberi olarak geldiğini ve gizli gizli
evler satın aldığını, alternatif Şirince kurmak için de fark edilmemek için
dağın arka tarafını tercih ettiği iddia ediliyor. (Sayın Yazar, İnsaf da dinin
yarısı derler. Şirince'yi Şirince yapan, Şirince'yi dünyaya ve Türkiye'ye tanıtan
Sevan Nışanyan'dır. Eğer Şirinceliler bunu bilmiyorsa bu resmen nankörlük olur.
Şirince'de yaşayan tek Ermeni Sevan Nışanyan'dır. Bir kişi ile nasıl Ermeni
köyü olacak? Kiliseler de Ermeni kilisesi değildir.)
***
Yerelgundem.com ekibi olarak Şirince'ye gittik. Öncelikle
Şirince'nin yönlendirme tabelaları yeniden gözden geçirilmeli. Arayan bulur
diyenler olabilir. Ancak aramayanlar da bulsun isteniyorsa bu konuda titiz bir
çalışma gerekli.
Şirince denince akla ilk gelen “şarap” oluyor. Halbuki
Şirince'de şarap üreten sadece altı aile var. Onların dışındaki yerli halk
şarap konusunda biraz tutucu.
Şirince'nin yerli halkı Selanik göçmeni. Çok saf, çok
temiz insanlar.
Göçmenler bilindiği gibi Osmanlı'nın seçerek Balkanlar'a
gönderdiği ailelerin çocukları. Osmanlı fethettiği ülkelerde kalıcı olabilmek
için oralara seçkin aileleri gönderirdi. II.Abdülhamit'in tahttan
indirilmesiyle Balkanlar sahipsiz kaldı ve talihsiz bir şekilde elimizden
çıktı. Balkanlar'da sahipsiz kalan halk baskı ve zulümlere dayanamayarak
Anavatan Türkiye'ye göç etmek zorunda kaldı.
Atatürk'ün konakladığı ev...
*
Şirince sakinleri Balkan göçmenlerinden oluşuyor.
Şirince sokaklarında karşılaştığımız mavi gözlü Emine
Nine ile kısa sohbet ettik. Emine Nine'ye “ne yiyip ne içiyorsunuz, geçiminizi
neyle sağlıyorsunuz” diye sordum. Emine Nine ve oğullarının geçimi
zeytindenmiş. Siz de şarap yok mu Emine Nine dediğimde, “haram oğlum,
Şirince'yi şarapçı olarak tanıtıyorlar biz şarap yapmayız, şarabı Alman
fabrikası yapıyor” dedi.
Şirince, halkı ve esnafıyla birlikte tam bir Osmanlı köyü
izlenimi veriyor.
Bize Şirince'yi gezdiren Zeytin Sarayı'nın sahibi Erhan
Yaran tam bir Şirince aşığı. Bize Atatürk'ün iki saat konakladığı evi gösterdi.
Ev sahipsiz, Kültür Bakanlığı'nın bu olaydan haberi var mı bilmiyoruz. Ancak
Kültür Bakanlığı Şirince'de iki tane kilisenin restoransyonuna başlamış. Biri
bitmiş, diğeri de bitmek üzere. Her iki kilise de Şirince'ye hakim bir tepeye
kurulmuş. Şirinceliler kilisenin çok yakın zamanda hizmete açılacağını
düşünüyor. Şirince Halkı kiliselerin görevlilerin hazırmış olduğunu,
maaşlarının ödendiğini söylüyor.
Şirincelilerin bir de önemli sorunu ve şikayetleri var. O
da kendisine alternatif Şirince kurmaya çalıştığı iddia edilen Ermeni asıllı
Sevan Nişanyan.
Şirince sakinleri Sevan Nişanyan'ın arkasında Ermeni
Diasporası'nın olduğuna inanıyor. Sevan Nişanyan'ın Şirince'ye turist rehberi
olarak geldiğini ve gizli gizli evler satın aldığını, alternatif Şirince kurmak
için de farkedilmemek için dağın arka tarafını tercih ettiği iddia ediliyor.
Sevan Nişanyan'ın evlerini uzaktan gördük. Tarihi Şirince
evlerinden farklı.
Ayrıca 2863 sayılı yasaya muhalefet etmesi gerekçesiyle
hapis cezası ve yıkım kararları var. Ancak uygulanmıyor. Şirince sakinleri,
“Sevan Nişanyan'a devletin gücü yetmiyor” diyor. “Biz evimizin çatısında
kiremiti değiştirmek için izin alırız, o izin almadan ev yapar, restore eder
ama kimse ona bir şey yapamaz” diyorlar.
Sevan Nişanyan Agos ve Taraf gazetelerinde köşe yazarlığı
da yapmış.
Bir dönem İzmir Valisi ile de tartıştığı ileri sürülen
Sevan Nişanyan hakkında köylüler hiç de iyi konuşmuyor. Bu konuda Aziz Nesin'in
oğlu Ahmet Nesin'e suç buluyorlar.
“Şirince Halkı Aziz Nesin'in oğlu Ahmet Nesin ile Sevan
Nişanyan arasında bir bağ kurmuş. Sevan Nişanyan'ı Şirince'nin başına Aziz
Nesin'in oğlu Ahmet Nesin'in musallat ettiğine inanıyor.”
Kaçak olduğu iddia edilen evlerin yıkılmaması için Ahmet
Nesin'in Matematik Köyü'ndeki vakfa devredildiği iddia ediliyor.
Sevan Nişanyan'ın kaçak evlerini yıkmak için gelen
ekiplerin her seferinde başarısız olduğunu anlatan köylüler, “bir dafasında
dozerin önüne atladı, yaygara çıkardı, ekipler yıkamadan gitti” diyorlar.
Sevan Nişanyan'ın Şirince'de yaşayan Müjde Tönbekici ile
evlenerek, Şirince'de kalıcı olmak istediği, iddia ediliyor.
Sevan Nişanyan'ın Müjde Tönbekici'nin üzerine bir kavanoz
dıştı attığı ve bu nedenle de Agos gazetesindeki görevinin tartışma konusu olduğu
iddia ediliyor.
Sevan Nişanyan'ın eski eşi Müjde Tönbekici'den üç, toplam
beş çocuğu var. Sevan, bu performansla Başbakan Erdoğan'ın aradığı beş çocuklu
aile kategorisine de uyuyor!
Sevan Nişanyan olayını daha farklı zamanlarda daha
detaylı olarak ele alacağız. Şimdilik Şirince'ye geri dönelim.
Şirince'nin önceki adının Çirkince olduğu köye atanan bir
öğretmen tarafından adının değiştirilerek Şirince yapıldığı söyleniyor.
Halk işinde gücünde, esnaf eski günlerden bir farkı yok,
hiç satış olmadı, herkes gazeteci diyor.
Şirince bir dönem efeler tarafından da zaptiyeden kaçmak,
gizlenmek için kullanılmış. Çakırcalı Mehmet Efe'nin kaldığı evi de gördük
şimdilerde restoran olarak hizmet veriyor.
Şirince'den akşam saatlerinde ayrıldık. Cuma selası
Şirince semalarından yükselip tüm ovaya yayılıyordu. Cuma selası okunurken bir
esnaf "şaraplarımızdan tatmak istermisiniz" diye bizi içeri davet
etti. Biz de sela okunuyor, yarında cuma deyince, mahcup oldu, biraz üzüldü ve
boynunu büktü ve “eyvallah” dedi...
Şirince gezip görülmeli, Kültür Bakanlığı tarafından daha
yakından ilgilenilmeli özellikle "Ermeni Köyü" haline getirilmesine
izin verilmemelidir. Şirince sakinlerinin en fazla tedirgin oldukları konu bu.
“Kiliseler açılsın, isterlerse ayin de yapsınlar ama biz
burada ikinci sınıf vatandaş haline gelmeyelim, Şirince'yi Ermeni Köyü olarak
görmeyelim” diyorlar.
Şirince'de yiyecek içecek pahalı değil. İzmir gibi...Çok
güzel havası var.
Bu arada Semra Özal da Şirince'de. Kaldığı evi gördük.
Hoş güzel bir mekan.
Şirince'de dört jandarma personeli görev yaparken şimdi
50 kişi takviye gelmiş. Her sokakta, her köşe başında jandarma var. Güvenlik
konusunda titiz bir çalışma var. Halk maya takvimine ve kıyamet senaryolarına
inanmıyor. Kime sorsak gülüp geçti.
Selçuk'ta da halkla görüştük. Herkes “ne büyük abartı ama
turist gelsin, halk para kazansın ellemeyin” dedi...
Kültür ve Turizm Bakanlığı nereye yetişecek bilmiyoruz
ama Selçuk bölgesi tam bir cevher. Türkiye'nin turizm polikası yeniden masaya
yatırılmalı ve daha geniş çaplı projeler hazırlanmalı. Turizm konusunda halkın
kafası karışık. Bölgeye yerleşen Ermeni'lerden halk tedirgin oluyor. Özellikle
Sevan Nişanyan'ın kanun tanımaz tavrı halkı fazlasıyla tedirgin etmiş.
Şirince izlenimlerimiz devam edecek...
Hiçbir yerde yok...
http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusuf_inan/5096/sirince_ermeni_koyu_haline_mi_geliyor.html




3 yorum:
kanitla o zaman kimmis bu ermenilerden tedirgin olanal rbakalim..seni uydurman olmasin sakin?N.Uygun
HER ZAMAN ÖKÜZ ALTINDA BUZAĞI ARAMAK HASTALIĞI VARDIR TÜRKİYEDE.
Yazar bey,makalenizi okuyaninin Sirince hakkinda biraz bilgisi varsa bir tasla iki kus vurmak istediginizi anlamistir.1.Kus, Sirinceyi tanitirken eskiden burada rumlarin yasadigina deginmemeniz.2.Kus ise Sirinceyi ermeni köyü yapmaniz,yazinizi
okuyan kiliselerin ermenilere ait oldugunu sanacak.Sirincelilerin Nisanyana karsi bu kadar nankör olacagini sanmiyorum. Türkiyede bir cok kisi "Türkiyeyi rumlardan temizledik,ermenileri ise temizlemekteyiz"diyorlar.Bu kisilerden olup olmadiginizi makalenizi okuyanlarin takdirine birakiyorum.
Türkiyede sayisi yüzbini bile bulmiyan bu insanlara her firsatta "Aba altindan sopa göstermek"baski degil de nedir?
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.