
Pers yönetimi 449 yılında, “Tüm Ermeni ileri gelenlerine”
yönelik özel bir ferman yayınlar.Bu fermanla dinlerini değiştirerek, Perslerin
resmi dini olan Zerdüştlüğü kabul etmeleri talep edilmekteydi. Pers yönetimi,
asıl amacının Ermenistan’ı ve diğer komşu ülkeleri nihai bir şekilde kendisine
tabi kılmak olduğunu saklamamaktaydı... Pers sarayına yönelik cevabi mektupta, Hıristiyan
inancının doğruluğunu savunarak “Bu inançtan bizi hiç kimse çeviremez, ne melekler, ne
insanlar, ne kılıç ve ne de ateş, ne su ve ne de herhangi başka bir acı
darbe”,- diye yazmaktaydılar. Din değiştirme önerisi Ermeniler tarafından
böylelikle kesinlikle reddedilir.
Vardanants (Vardan ve askerleri) Savaşı 450-451
Din değiştirme önerisi. Artaşat konseyi
Pers yönetiminin uygulamış olduğu siyaset sonucunda
Ermeni marzpanlığı (vasallık) iç özerkliğini kaybederek, basit bir Pers
vilayetine dönüşmekteydi.
Bunun sonucunda Ermeni halkının tüm katmanlarında Pers
karşıtı yaklaşımlar güçlenmeye başlar.
Persler, Ermenilerin milli inançlarına dokunmayı
denediklerinde durum daha tehlikeli bir hal alır.
Pers yönetimi 449 yılında, “Tüm Ermeni ileri gelenlerine”
yönelik özel bir ferman yayınlar.Bu fermanla dinlerini değiştirerek, Perslerin
resmi dini olan Zerdüştlüğü kabul etmeleri talep edilmekteydi.Pers yönetimi,
asıl amacının Ermenistan’ı ve diğer komşu ülkeleri nihai bir şekilde kendisine
tabi kılmak olduğunu saklamamaktaydı.
Persler, Ermenilerin Zerdüştlüğü kabul etmesi durumunda
Gürcüler ve Ağvanların (Albanlar, günümüz Dağıstan bölgesinde var olan bir
krallık) da onları takip edeceğinden emindi. Ermeni ileri gelenleri ya
ayrıntılı bir şekilde cevap verecek, ya da Pers krallığının başkenti Tizbon’a
giderek krallık divanında açıklamada bulunacaklardı. Ermeniler, din değiştirme
önerisinin altında, daha derin amaçların yattığının bilincindeydi. İran bu
şekilde, Ermenileri ruhani-kültürel özelliklerinden soyutlayarak, Persler içinde
asimile olmalarını kolaylaştırma amacındaydı.
Ermenistan marzpanı, aralarında katolikos vekili Hovsep
Vayotsdzoretsi de olmak üzere Ermenistan’ın ruhani önderleri ve yöneticileri,
Artaşat’ta özel bir konsey toplarlar.
Katılımcılar arasında, zamanını teolojik ve felsefi
literatürüne vakıf olan, Mesrop Maştots ve Sahak Partev’in öğrencileri de
bulunmaktaydı.
Pers sarayına yönelik cevabi mektupta, Hıristiyan
inancının doğruluğunu savunarak
“Bu inançtan bizi hiç kimse çeviremez, ne melekler, ne
insanlar, ne kılıç ve ne de ateş, ne su ve ne de herhangi başka bir acı
darbe”,- diye yazmaktaydılar. Din değiştirme önerisi Ermeniler tarafından
böylelikle kesinlikle reddedilir.
Pers kralı Hazkert hiddetlenerek Ermeni, Gürcü ve Ağvan
ileri gelenlerini Tizbon’a çağırır.
Orada kendilerinden din değiştirerek, Zerdüştlüğü kabul
etmeleri talep edilir. Hazkert, aksi takdirde onları idam etmek, topraklarını
tahrip etmek ve yakınlarını sürgüne yollamakla tehdit eder.
Ermeni ileri gelenleri, idam cezasından kurtulmak ve
halkı idare edebilmek amacıyla, şeklen Zerdüştlüğü kabul etmeye mecbur olur.
Hazkert sevinerek, onları özel askeri birlik ve rahipler
eşliğinde ve bol mükâfatlarla Ermenistan’a gönderir. Ermeni ileri gelenlerine,
bir yıl kadar bir süre içinde Hıristiyanlığı ortadan kaldırarak, halkın dinini
değiştirmeleri talimatı verilmişti.
Kiliseler, Pers rahipleri tarafından, Persler için kutsal
olan ateşin sürekli yakıldığı azergâhlara (kutsal ateşin yandığı tapınak)
dönüştüreceklerdi.
Ermeni ileri gelenlerine güvenmeyen Hazkert, bir önlem
olarak Gugark bölgesi Bıdeşkh’i (yönetici) Aşuşa’yı ve Vasak Süni’nin iki
oğullarını rehin tutar.
İsyanın başlangıcı. Angığ ve Zarehavan’da halk infiali
Ermenistan’ın ileri gelenleri daha Ermenistan’a
ulaşmadan, din değiştirmiş oldukları haberi ulaşır. Bunun sonucunda, Ermeni din
adamlarının yönetiminde, ülkede büyük bir tepki dalgası oluşur. Bu halk
hareketi hızla tüm ülkeye yayılır.
Tüm halk, hatta kendi aileleri dahi, dinlerini inkâr
etmiş olan yöneticilere karşı hiddet doluydu.
Bagrevand bölgesinin Angığ kasabasında ateşli bir halk
ayaklanması oluşur.
Zerdüşt rahipleri, yerel kiliseyi azergâha dönüştürmeye
çalışır, fakat kendilerine gerekli cevap verilir. Halk, Ğevond Yerets’in
(rahip) önderliğinde, sopalarla rahipleri kovar, Zarehavan kasabasında ise,
yeni kurulan azergâhı tahrip eder ve rahipleri öldürür.
Ayaklanan halk, her yerde rahipleri ve Pers görevlilerini
kovar veya katleder.
Vatana dönen yöneticiler, aldatmaca yapmış olduklarını
halka açıklayarak, halk hareketinin başına geçer.
Halk harekâtı, yeni bir evreye girerek, organize bir
ayaklanmaya dönüşür.
Vardan Mamikonyan
Ülkenin tanınmış yöneticilerinden Vardan Mamikonyan,
yöneticilerin ve halkın arzusuna uyarak, ülkenin silahlı kuvvetlerinin başına
geçer.
Hareketin bu safhasında Vasak Süni, ayaklanmanın başlıca
liderlerindendi.
Pers yöneticilerini Ermenilere karşı kışkırtmamak ve
ülkeyi Perslerin yıkımından kurtarmak amacıyla, Pers başrahibini yatıştırmaya
çalışarak, aynı zamanda ayaklanma hazırlıklarına katılır.
Diğerleriyle birlikte “Kutsal İncil üzerinde gerçek yemin
eder”.
Ayaklanma ruhu, herkesi sarmış, Pers yöneticilerine karşı
genel nefret halkın tüm katmanlarını birleştirmişti.
İsyankârlar, genel davaya ihanet etmeme ve düşmana karşı
birlikte hareket etmeye yemin eder. Ayaklanmacılar, Pers muhafız birliklerinin
yerleşmiş olduğu tüm kaleler, kasabalar ve şehirlere saldırır.
Ülkenin eski başkentleri Artaşat, Van, Artagers vs. kısa
zamanda ellerine geçer.
Halk, tüm ülkede silahlanarak, vatanı savunmaya
hazırlanır.
Hareketin genişlemesi
İsyancıların sayısı günden güne artar, düşman birlikleri
ise, ülkeden kovulur.
Ülke fiili olarak bağımsızlaşır.
Vahan Amatuni, Khoren Khorkhoruni ve Hovsep
Vayotsdzoretsi, beylerbeyliği, başmuhafızlık ve büyük hâkimlik görevlerine
tekrar getirilir.
Ermeni ileri gelenleri, Ermeni bağımsız krallığını tekrar
tesis etmeye hazırlanır. Farklı yönetici grupları bu niyetle kendi adaylarını
öne sürer.
Öncelikle, ayaklanmanın asıl yöneticileri olan Vardan
Mamikonyan ve Vasak Süni, Ermenistan tahtına yerleşme imkânına sahipti.
Bu büyük amaç için, Perslere karşı mücadelede müttefikler
elde etmek, komşu kaderdaş halkları bu harekete dâhil etmek gerekmekteydi.
Ermeniler, ittifak yapmak ve yardım elde etmek amacıyla
Bizans’a başvurur.
Lakin imparator sadece Ermenileri reddetmekle kalmayarak,
Perslerle olan eski ittifakını tazeleyerek, Ermenilere yardım etmeme sözü
verir, üstelik, Ermenilerin ayaklanma planları hakkında Perslere haber verir,
ayrıca, Ermenistan’ın Bizans bölümünün Ermeni yöneticilerine, Perslere tabi olan
ırkdaşlarına yardım etmeyi yasaklar.
Lakin Bizans’ın düşmanca tutumu, isyancıların umudunu
kırmaz.
Öncelikle kendilerine güvenmeleri gerektiğinin
bilincindeydiler.
Ermeniler, Perslere karşı ayaklanmış olan kaderdaş
komşularına dahi yardım etmeye hazırdı.
Perslerin baskıları, Kur Nehri ile Kafkas dağ silsilesi
ve Hazar Denizi arasında bulunan komşu Ağvan’da da ayaklanma doğurur.
Ağvan, IV. yüzyılın 30’lu yıllarında Hıristiyanlığı kabul
etmiş, yüzyılın sonunda ise İran’ın egemenliği altına girmişti.
Ağvanlar, Perslere karşı mücadelede zorda kalarak, yardım
ricasıyla Ermenilere başvurur.
Ermenistan’a gelen Ağvan episkoposu ve beylerbeyi, Pers
ordusu ve rahiplerinin Ağvan’a saldırdığı ve şiddet vasıtasıyla Zerdüştlük
yaydığını bildirir.
Ermeniler, komşu halka yardım etmeye karar verir.
Ayaklanma liderleri Ermeni ordusunu üç kolorduya
ayırarak, birincisine Prens Nerşapuh Ardsruni’yi tayin ederek, ülkenin
Atırpatakan sınırlarını korumak amacıyla Her ve Zarevand bölgelerine gönderir.Vardan
Mamikonyan komutasındaki İkinci kolordu, Ağvanlara yardıma gider. Vasak Süni
komutasındaki üçüncü kolordu ise ülkede kalır.
Marzpanın görevi, ülkede dirlik düzeni sağlamak ve
gerekli olduğu hallerde diğer ordulara destek vermekti.
Eğişe’nin “Vardan ve Avarayr Savaşı Hakkında” adlı eseri
Vardan Mamikonyan kolordusuyla, Khağkhağ şehri (günümüz
Ğazakh şehri yakınları) yakınlarında düşmanla karşılaşır. Ermenilerin küçük
kolordusu, Perslerin Ağvan’a olası bir saldırısını önlemek amacıyla muharebe
etmeye karar verir. Rakip tarafı bozguna uğratıp, kaçırdıktan sonra Ermeni
kolordusu Kur Nehri’ni geçerek, Ağvan ordularıyla birlikte Ağvan’ı Pers
birliklerinden temizler.
Vardan Mamikonyan, Çora (Hunların) garnizonu
istihkâmlarına kadar ilerler ve Hunlarla antlaşma yapar. Hunlar, Perslere karşı
sürdürülecek olan mücadelede Ermenilere yardım etme sözü verir.
Ordu komutanının Ağvan’da bulunduğu sürede Ermenistan’da
durum gerginleşir. Ne Bizanslılardan ve ne de Hunlardan yardım gelmeyeceğini
anlayan Vasak Süni, Ermenistan yöneticilerinin bir kısmını kendi tarafına
çekerek, ülkeyi Pers yıkımından korumak amacıyla, İran kralıyla anlaşmaya karar
verir, sayıca üstün Pers kuvvetleriyle Ermeni güçlerinin çatışmasına engel
olmak ister. Pers kralının onayını alan Vasak, Hazkert’in din değiştirme
projesinden vazgeçmiş olup, asileri affetmeye hazır olduğunu duyurur.
Evlatlarının Tizbon’da rehin olup, onların ölüm cezasına
çarptırılma ihtimalinin var olması da kendisini bu adımı atmaya itmiş olma
ihtimali vardır.
Bunun haricinde, yardımın olmaması durumunda,
ayaklanmanın bastırılacağı ve kendisinin de marzpet görevi haricinde,
bırakıtsal Sünik bölgesi yöneticisi olma hakkını da kaybedeceğinden korkmaya
başlamıştı.
Vasak, tüm bunların sonucunda fiili olarak, ortaklaşa
mücadele etme yeminini bozarak ayaklanmadan çekilir.
Bu endişelendirici haberleri alan Vardan Mamikonyan
acilen Ermenistan’a döner, Vasak Süni ise, isyanları bastırarak Sünik bölgesine
çekilir. 450-451 kışı gelmiş, gıda stokları bitmişti. Bundan dolayı, ordu
komutanı, bahar sonunda tekrar toplamayı düşünerek, kolorduyu dağıtır.
Avarayr meydan muharebesi
451 yılı baharında Pers ordusu Ermenistan’ın üzerine
yürür. Ermeni ordusu, Vardan Mamikonyan’ın emriyle Ayrarat bölgesinde
toplanarak, hızla düşman üzerine yürür. Ordu komutanı, Ermenistan-İran
sınırında savaşa girip, ülkenin yıkıma uğramasını engellemek niyetindeydi.
Lakin Muşkan Nüsalavurt komutasındaki Pers ordusu Her ve Zarevand bölgelerini
aşmış, ülkenin içlerine doğru hareket etmekteydi.
Perslerin devasa ordusu, seçkin süvari birliği ve savaş
filleriyle güçlendirilmişti.
Persler kısa sürede Vaspurakan’ın (Van Eyaleti) Artaz
bölgesine girerek, Tığmut Nehri’nin sağ kıyısında bulunan Avarayr Ovası’nda
ordugâhlarını kurar. Kısa sürede Ermeni ordusu da bölgeye ulaşarak, nehrin sol
kıyısında mevzilenir.
Ermeni ordusunun komutanı, savaşın arifesinde 66 bin
kişilik ordusunu üçe bölerek, tecrübeli komutanlar olan Nerşapuh Ardsruni,
Khoren Khorkhoruni ve Tatul Vanandetsi’yi bunların başına tayin eder.
Ordu komutanı, yedek birlik ayırarak, kardeşi
Hamazaspyan’la birlikte bu birliğin komutasını üzerine alır.
Sayıca üç katı üstünlükte olan rakip taraf, asıl
kuvvetleri sağ kanatta toplanmış, yedek birlikleri ise muhafız birliğinden
oluşmaktaydı.
Savaş öncesinde Vardan Mamikonyan, Hovsep Vayotsdzoretsi
ve Ğevond Yerets Ermeni ordusunu, düşmana karşı cesaretle mücadele etmek için
cesaretlendirir. “Paganların sayılarından ve o an geldiğinde hayatımızı bu
savaşta kutsal ölümle nihayetlendirmekten çekinip, korkmayalım, ölümü mutlu
yürekle kabul edelim ve erkeklik ile cesarete korkaklık bulaştırmayalım”,-
sözleriyle ordu komutanı ordusuna seslenir.
26 Mayıs 451 sabahında Avarayr Meydan Savaşı başlar.
Ermeni seçkin kuvvetleri Tığmut’u geçerek, düşman saflarına saldırır.
Grigor Khancıyan’ın “Vardan ve Askerleri” gobleninden bir
parça
Pers ordusunun bazı birlikleri, Ermenilerin baskısına
dayanamayarak ricat eder. Vardan Mamikonyan, rakibin etrafından dolanarak Pers
ordusunun yedek güçlerine saldırır. Persler arasında panik baş gösterir ve
Ermeniler galibiyeti elde edecek gibi olurlar, fakat meydan muharebesinin bu
anında, Pers ordusunun sayı üstünlüğü kendisini hissettirir. Muşkan
Nüsalavurt’un emriyle Persler kuvvetlerini yeniden düzenler ve muhafız birliği
yardıma yetişir. Vardan Mamikonyan’ın küçük birliği kuşatılır ve çember
adım-adım daraltılır.
Azgın bir ölüm kalım savaşı başlar.
Ermeni komutanlar ve askerler, rakip tarafa ağır zayiat
verip, çarpışarak düşer.
“Bilinçsiz ölüm,
ölümdür, bilinçli ölüm ise ölümsüzlüktür”,- deyimi onların sloganıydı. Lakin
safları gitgide seyrekleşiyordu. Vardan Mamikonyan ve çok sayıda ünlü komutan
eşit şartlarda olmayan bu çarpışmada hayatını kaybeder.
Akşama çarpışmaya ara verilir ve Ermeni ordusu
mevzilerine çekilir. Ordu komutanı şehit düşmüş ve Ermeniler önemli ölçüde
kayıplar vermişti. Ermenilerin kayıpları 1036 kişiydi, çatışmada dokuz komutan
hayatını kaybetmişti. Persler daha da ağır kayıplar vermiş, 3544 kişi
kaybetmişler, üstelik düşman asıl niyetine de ulaşamamıştı. Ermeniler
yenilmemiş, savaş ruhunu korumuş ve mücadeleyi sürdürmek konusunda kararlıydı.
Savaşın tanığı olan Yeğişe Patmiç (Anlatıcı, tarihçi) tüm bunları görerek şöyle
yazmaktadır “Ne bir taraf yendi, ne de diğeri yenildi. Yiğitler, yiğitlerle karşılaştı
ve iki taraf da yenildi”.
Avarayr Savaşı sonrasında Ermenilerin isyan hareketi
sönmedi. Ermeniler erişilmez yerlerde mevzilenip, saldırılar düzenleyerek
düşmanı yıpratmaya başladılar. Artsakh (Karabağ), Tayk ve Tmorik’te partizan
mücadelesi yayıldı.
O zamana kadar ayaklanmaya katılmamış olan bölgelerin
sakinleri dahi bu çarpışmalara katılmaya başladı.
Hunlar da Perslere ağır darbeler indirdiler.
Nihayet, zor durumda kalan Pers kralı, vergileri
hafifletmeye, Ermenistan’ın geniş çaplı özerkliğini tanımaya, zorla din
değiştirme projesinden feragat etmeye mecbur olur. Lakin esir alınan dini
önderler ve komutanlar, Tizbon’da yargılanır.
Din adamları ölüme mahkûm edilir, komutanlar ise Orta
Asya’ya sürgüne gönderilir, fakat bir süre sonra vatana dönerek, mülklerine
sahip çıkma izni verilir.
Vasak Süni, Pers krallığı tarafından, ayaklanmanın
önderlerinden biri olarak hapse atılır ve ağır şartlar altında hayatını
kaybeder. Ermenistan’ın özel muhafız birliği de vatana döner. Pers krallığı,
belli bir süre, Ermenilerin teveccühünü elde etme siyaseti uygular.
Vartanants Savaşı, Ermeni tarihinin kahramanlık
sayfalarından biridir. Avarayr’da şehit düşen askerler, Ermeni Kilisesi
tarafından azizlik mertebesine yükseltilmiş ve “Vatan şehitleri” olarak kabul
edilmişlerdir. “Vartanants yortusu, günümüze kadar, tüm Ermeniler tarafından
törenle kutlanmaktadır.
Türkçeye çeviren: Diran Lokmagözyan
http://www.findarmenia.com/arm/
http://akunq.net/tr/?p=21238




1 yorum:
Herzaman için dikkatimi çekmiştir fi tarihinde yapılan harplerde asker sayılarında bir anormallik var Ermeni tarafı 66bin karşı taraf yani Persler 66bin*3=198bin. Savaşın neticesinde ölenler Ermenilerden yanlızca 1036 Perslerden ise 3344 yani çeyrek milyon asker birbirine saldırıyor ve netıcede toplam 4380 asker ölüyor! Yine de okuduğum en gerçekçi Avarayr savaşı versiyonu, neden mi? Bugüne kadar Ermenilerin bu savaşta yenildiği fakat dini ve kitabı kurtardığı söylenirdi. Bu sefer Persler de yeniliyor. Vartan Mamigonyan bir kahraman Vasak Süni ise hainlikle damgalanırdı bu yanlışlıklar bertaraf edilmiş ve herkesin yiğit olduğu anlaşılmıştır(Persler de dahil).
Gerçekler ve tarih değiştirilemez yukarda verilen bilgiler için teşekkürler.
Hagop
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.