Değerli Sara’yla (Ben Sakine Cansız’ı bu ismiyle tanıdım)
ilk kez Paris’te Silopi’nin Ermeni Varto aşiretinden sınıf arkadaşıma ait
işyerinde, zamanında onun iltica başvurusunun kabul edilmesi için yardımını
esirgemeyen Dersimli Ermeni arkadaşım vasıtasıyla tanışmıştım. Onunla neredeyse
bütün bir gün Ermeni davası, Doğu ve Batı Ermenistan sorunları, Dağlık Karabağ
özgürlük mücadelesi, kendi doğup-büyüdüğü Dersim’in yüzlerce Ermeni köyleriyle
hısımlık ilişkileri olduğunu bildiği aşiretlerdeki Ermeni insanlar, yaşamış
olduğu Kharbert (Elazığ) ve tutuklu bulunduğu Tigranakert (Diyarbakır) mahpushanesinden
yakından bildiği ortak dostumuz, çocukluk ve okul arkadaşım Liceli Garbis
hakkında uzun uzun konuşup durduk.
***
1990’lı yılların sonuydu. Paris’te yaşayan Dersimli bir
Ermeni dostum Kürt özgürlük hareketi için değerli hizmetleri olan hemşehrisi
Sakine Cansız’ın Fransa’ya politik iltica talebinin olumlu yanıtlanması
ricasıyla başvurunun yapıldığı devlet kurumu OFPRA’nın üst derecedeki
yetkililerinden olan üniversiteden yakın bir arkadaşıma başvurmuş ve onun hem
1...915, hem de 1938 soykırım mağduru bir ailenin evladı olmakla beraber,
politik tutuklu olarak bulunduğu uzun mahpusane yıllarında çok ağır işkencelere
maruz kalmış olduğunu da anlatmıştı.
Değerli SARA’yla (Ben Sakine Cansız’ı bu ismiyle tanıdım)
ilk kez Paris’te Silopi’nin Ermeni Varto aşiretinden sınıf arkadaşıma ait
işyerinde, zamanında onun iltica başvurusunun kabul edilmesi için yardımını
esirgemeyen Dersimli Ermeni arkadaşım vasıtasıyla tanışmıştım. Onunla neredeyse
bütün bir gün Ermeni davası, Doğu ve Batı Ermenistan sorunları, Dağlık Karabağ
özgürlük mücadelesi, kendi doğup-büyüdüğü Dersim’in yüzlerce Ermeni köyleriyle
hısımlık ilişkileri olduğunu bildiği aşiretlerdeki Ermeni insanlar, yaşamış
olduğu Kharbert (Elazığ) ve tutuklu bulunduğu Tigranakert (Diyarbakır)
mahpusanesinden yakınen bildiği ortak dostumuz, çocukluk ve okul arkadaşım
Liceli Garbis hakkında uzun uzun konuşup durduk. Kürt özgürlük hareketinin
benim de yakınen bildiğim 1980’li yıllarının ilk dönemleriyle ilgili olarak
yaptığımız sohbette, kanımca değişik siyasal güç merkezlerinin ‘yönlendirme ve
güdümünde’ bulunduğunu belirttiğim üyesi olduğu hareketin savunduğu çizgisiyle,
hemfikir ol(a)madığımız politikaları hakkında konuşurken bile, benim pek sert
eleştirilerime çok olgunca bir davranış sergileyen duruşuyla, ‘tüm hataları ve
sevaplarıyla birlikte’ içinde yoğrulduğu mücadelenin ne denli sadık bir yandaşı
olduğunu gözlemleme imkanım olmuştu.
İkinci karşılaşmamız Almanya’da ve bu kez büyük bir
tesadüf eseri anamla-babamın ikamet ettiği iltica yurdunda, bizimkilerin hemen
kapı komşusu, Diyarbakır zindanındaki işkencehanelerden geçirilmiş eski PKK
üyesi bir Kürt bayanın tek odalı dairesinde olmuştu. Gerçek ismi olmadığını
işte o gün öğrendiğim SARA adını Ermeni kimliğini hiç yaşayamamış nenesinin
hissetmiş olduğuna emin olduğu tarif edilemez acılara duyduğu saygıdan dolayı,
onun anısını canlı tutmak için gururla taşıdığı hakkında bilgilendirilmemle
Sakine’ye çok derin bir saygı duydum. Rahmetli babamın da katıldığı bu sohbet
esnasında ona «ASLINIZA SAHİP ÇIKIN KIZIM, ASLINIZ HAKKINDA OTURUP ARAŞTIRIN,
BİLGİLENİN, ÖZÜNÜZÜ, SOYUNUZU ÖĞRENİN VE KİMLİĞİNİZE SAHİP ÇIKIN, BEN MEMLEKETİ
ADIM ADIM GEZMİŞ BİRİYİM, KIZILBAŞLARIN BİZİM ÖZBEÖZ KARDEŞLERİMİZ OLDUĞUNU İYİ
BİLİRİM... BİZ BİR ELMANIN İKİ YARISI GİBİYİZ» deyişini de, babama “BU
TOPRAKLARDA ÖZGÜRLÜK RÜZGARI ESTİĞİNDE, ÖZÜ ERMENİ OLAN İNSANLARIN ARTIK BAŞKA
KİMLİKLER ARDINA SAKLANMADAN KENDİ ETNİK AİDİYETLERİNİ KORKMADAN, LAYIKIYLA
YAŞAYACAKLARI GÜNLER DE GELECEK, BİZ BUNUN İÇİN DE KAVGA VERECEĞİZ” diyen
Sakine’nin ifade ettiği güven verici sözlerindeki samimiyeti de hiç unutmadım.
O’nu Doğu
Ermenistan’a davet ederek, SARA nenesinin soydaşlarının yaşadığı devleti
ziyaret etmesini can-ı gönülden arzulamış olduğum halde, memlekete değerli Sara
yerine, ne acıdır ki onun Paris’te haince katledildiği haberi geldi.
Hayatımda pek kısa da olsa tanıma şerefine nail olduğum,
belleğim ve yüreğimde derin bir iz bırakan değerli insanlardan birisi olarak
hep anacağım unutulmaz SARA Sakine Cansız’ın ölümsüz anısı önünde saygıyla
eğiliyor, Dersim’in bu asi kızının omuzladığı acı ve kavga dolu yaşamının ACIYI
BAL EYLEYEN herkese örnek olmasını diliyorum.
Sarkis HATSPANIAN
Yerevan, 12.ocak.2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.