Lozan'da Kürtler konusu "Azınlıklar meselesi"
tartışılırken gündeme gelir. İtilaf devletleri, gayrimüslim azınlıklar yanında
Kürtler'in de azınlık sayılmasında ısrar ederler.Türk Temsilci heyeti ise,
Kürtler'in azınlık olmadığını, Türkler'in ve Kürtler'in bin yıl içinde
"Adeta tek millet" haline geldiklerini ifade ederler. Uzun
tartışmalar olur, sonunda Türk tezi kabul edilir.Burada Türk tezi, etnik
anlamda bir "Tek millet"i değil, "Bin yıl içinde birbiriyle
aynileşmiş bir tek millet"i ifade etmektedir. Burada Türk tezinin, tamamen
"ümmet" bağlamında bir "millet" tarifi içerdiğinde kuşku
yoktur. Burada "Kürtler'in Türklüğü" tezi de yoktur. Ama Lozan'dan
dönülüp sistem yapılanmasına geçildiğinde, muhtemelen gayrı Türk Müslüman
kavimlerin Osmanlı'dan kopuşunu da dikkate alarak, "Kürtler'in
Türkleştirilmesi" projesi devreye sokulur.
***
Kürt sorununun oluşmasında bir ana sapma, Türkiye'nin
yeni sistem yapılanmasında Lozan çizgisini dikkate almamasıdır.
Nasıl?
Lozan'da Kürtler konusu "Azınlıklar meselesi"
tartışılırken gündeme gelir. İtilaf devletleri, gayrimüslim azınlıklar yanında
Kürtler'in de azınlık sayılmasında ısrar ederler.
Türk Temsilci heyeti ise, Kürtler'in azınlık olmadığını,
Türkler'in ve Kürtler'in bin yıl içinde "Adeta tek millet" haline
geldiklerini ifade ederler. Uzun tartışmalar olur, sonunda Türk tezi kabul
edilir.
Burada Türk tezi, etnik anlamda bir "Tek
millet"i değil, "Bin yıl içinde birbiriyle aynileşmiş bir tek
millet"i ifade etmektedir. Burada Türk tezinin, tamamen "ümmet"
bağlamında bir "millet" tarifi içerdiğinde kuşku yoktur. Burada
"Kürtler'in Türklüğü" tezi de yoktur.
Lozan'dan döndükten sonra
Ama Lozan'dan dönülüp sistem yapılanmasına geçildiğinde, muhtemelen
gayrı Türk Müslüman kavimlerin Osmanlı'dan kopuşunu da dikkate alarak,
"Kürtler'in Türkleştirilmesi" projesi devreye sokulur.
Üstelik bu, tek başına yürütülen bir etnik asimilasyon
hamlesi değildir, buna Lozan'ın ana tezi olan "Bin yıl içinde Türkler'le
Kürtler'i adeta tek millet haline getirmiş bulunan ortak değer"in
azaltılması, yani "İslam'ı azaltma projesi" eşlik eder. Hatta bu bir
noktada "İslam'ın bile Türkleştirilmesi" haline gelir.
Şeyh Said İsyanı denilen hadise, en temelde, bu
"İslam'ın azaltılması operasyonu"na karşı çıkıştır. Şeyh Said
mahkemede, "Şayet Ankara hilafeti kaldırmasa idi, bizim isyan gibi bir
şeye teşebbüs etmemiz söz konusu olmazdı" diyecektir.
İslam'ın azaltılması projesinde sembolik bir hadise,
"Hilafetin kaldırılması" olayıdır.
İngilizler, Musul meselesinin görüşüldüğü ve Kürtler'e
"Oyunuz Türkiye'den yana mı Irak'tan yana mı" sorusunun oylatılacağı
günlerde hilafetin kaldırılmasını hayretle karşılarlar.
Hilafetin kaldırılması, yeni Ankara'nın, hilafet
eksenindeki protestolar sebebiyle sömürgelerinde çok rahatsız olan İngiltere'ye
bir cemilesi olarak yorumlanır ve içerik olarak "Sizinle kavga etmek
istemiyoruz" mesajı taşıdığı belirtilir.
Ankara'nın yeni politikası, bir yandan İslam ortak
paydasını aşındırırken, diğer yandan karşıtını doğurması kaçınılmaz olan etnik
vurguyu artırmak şeklinde oluşunca, zaman içinde karşıt etnik bilincin doğması,
buna karşılık ortak payda zafiyetinin ortaya çıkması kesindi.
Kemalizm'e ve PKK'ya rağmen
Bana göre Türkler ve Kürtler ya da bu ülkede yaşayan tüm
Müslüman kavimler, Ankara'nın "azaltma" iradesine rağmen İslami
aidiyeti korumakta ısrar ettiler.
Şu söylenebilir ki, Kürtler büyük çoğunluk olarak ve PKK
hareketine kadar "Ümmet bilinci"nden vazgeçmediler. Türkler'in de
Kürtler'le ilişkide, İslam ortak paydasını son derece önemsediği, duygu
zemininde de olsa "Muhammed ümmeti" duygudaşlığını paylaştığı
söylenebilir.
PKK hareketi, İslamsız bir hareket olarak doğdu ve
Kemalist rejimin "İslamsızlık operasyonu"ndan etkilenen, genç
kitleler üzerinde etkili oldu. Kemalist rejim ile PKK hareketi hem karşıt
Kürtlük bilinci üretmek hem de İslamsızlık operasyonunda paralel hareket
ettiler.
Gelinen noktada, bir farklılaşma zehri, bazı toplum kesimlerini
etkiledi ve Lozan'da İtilaf Devletleri'nin savunduğu bir iklim oluşturuldu.
Bana göre toplum, on yıllardır bu yanlışı düzeltmeye
çalışıyor. AK Parti iktidarı da toplumun böyle bir hamlesidir. Yazık oldu on
binlerce cana. Keşke şu süreç, yakın tarihi düzeltebilse...
http://www.habervakti.com/?page=articles&id=9670
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.