NTV'nin haberine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın
tebliğnamesinde şu ifadelere yer verildi:
"Son eylemin sıradan bir insan öldürme eylemi olmadığı,
dosyadaki eylemlerin, devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak, otoriteyi zaafa
uğratmak, kamu düzenini bozup ülkede kaos, kargaşa ve güvensizlik ortamı
oluşturmak, huzursuzluk ortamına zemin hazırlamak, ülkemizi uluslararası
arenada sıkıntıya sokmak şeklinde amaçlarının olduğu açıktır."
"Sanıkların kişisel özellikleri, geçmişleri, hedef
gözetilen kişilerin etnik ve dini özellikleri ve ülkemizde yaşayan insan
profili göz önüne alındığında, olayın henüz ilk aşamasındaki etkin soruşturma
eksikliği sebebiyle sanıkların birliği bozmayı hedeflemelerindeki amaçlarının
tespiti mümkün olamamış ise de böyle bir amacın varlığını ilk başta tespit
edememek, TCK'nın 302/1. maddesindeki kasıtla hareket ettiklerinin tespit ve
değerlendirmesine ve hukuki nitelendirme yapmaya engel değildir."
"Durduk yere, amaçsız bir şekilde sırf 'örgüt kurdu'
desinler diye hiç kimse bir araya gelmez. Sanıkların mensubu bulundukları
silahlı terör örgütünün yöneldiği ve gerçekleştirmek istediği amaç açısından
elverişli fiili gerçekleştirdikleri tarih itibarıyla ülke genelindeki toplumsal
etkinliğinin olup olmadığını aramaya gerek yoktur. Zira devletin birliğini
bozma suçu bir tehlike suçudur ve gerçekleştirilen eylemlerin sonuncusu ile de
bu tehlike gerçekleşmiştir."
"Örgüt var ama bulamadık"
19 Ocak 2007'de öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni Hrant Dink ile ilgili dava beş yılın ardından, 17 Ocak 2012'de, 25.
duruşmada karara bağlandı.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23 Şubat 2012'de
açıkladığı gerekçeli kararda da şu ifadeler yer alıyordu:
"Delil olmadan sadece bir kısım mantıksal yorumla terör
örgütü suçundan mahkumiyet kurulması ceza hukukunda mümkün değildir. Örgüt var
ise nerede, ne zaman, hangi amaç ile kurulduğu tespit edilememiştir."
"Örgütü kuranların karşılıklı iradelerinin hangi
prensip ve suçlar etrafında oluştuğu tespit edilememiştir. Devamlılık gösteren
bir yapı var ise 19 Ocak 2007 tarihinden sonra ne tür eylemler içerisinde
olduğu bilgisi elde edilememiştir."
Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, bianet'te yayınlanan
"Hrant Dink Cinayeti, Kovuşturma ve Yargılama" başlıklı yazısında
şöyle diyordu:
"Cinayetin ertesi gününden itibaren basın organlarının
hemen hepsinde yayınlanan ve Hrant Dink'in öldürülmeden bir hafta önce kaleme
aldığı iki yazı, Dink ailesinin anlattıklarını doğruladığı gibi, katilin nerede
aranması gerektiğini gösteriyordu. Bu iki yazısında Hrant Dink aynı isimlere
işaret ediyordu. Savcılar, bu yazıları da görmezden geldiler." (AS)
http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/143453-yargitay-bassavciligi-orgut-var
1 yorum:
Turkiyede Ermeni toplumumuza yonelik bu tip hasmane cinayet ve olaylar ne ilkdir ne de son.
Devlet Hakimiyle ,savcisiyla ,avukatlariyla bir olup Adaletin yerine getirilmesini saglayacakken bolunmus iki ittifak halinde(laikler ve dinciler)Tiyatro oynamaktadirlar,,evet buna Resmen Tiyatro denir cunku her iki kesim de islerine nasil geliyorsa oyle davraniyor.
Dinciler Laikleri zor duruma sokup sindirmek icin Dersim olaylarini taniyip hatirlatti,ardindan sirf gecmisde efendim bakin bu Laik takim Ermenilere soyle ve boyle yapmis,zainlik vakif mallarini ellerinden almisken bizler bu mulklerin geriye verilmesi icin adimlar attik deyip hanelerine arti,laiklerinkisineyse eksi koydurtmayi hedeflemisdirler…Evet bu meyanda eger dincilerin de soyledikleri dogruysa kendilerinden olmayan diger cephedekilerse bu kez devletin ve hukumetin zor durumda kalmasi icin Biz Ermenilere yonelik hasimkar adimlari atip belki de denildigi sekilde orgut olarak planli bir sekilde cinayetler islemeye devam ediyorlar arada kalan nasilsa biz Ermeniler,,yani her iki cephenin de Ermeni toplumunu zor durumda birakip kullanmak islerine geliyor,,,Bunun adina da hala Resmen Adalet deniliyor,,,Kimseler zaten de sasirmiyor artik cunku bu turlu bir anlayis tarzi ancak Turkiyeye yakisiyor,,,nerede gorulmus adami oldurtmeden evvel kendi kanunlarinla (301)mahkeme mahkeme surum surum surundureceksin olmadi adami infaz ettireceksin,,askere aldigin GM askerlere yaptigin muamelelere artik deginmeye gerek yok,,Iste 24 Nisanda canina kiyilan Rahmetli
Sevagin durumu ortada,,olduren resmen ortalarda serbestce dolastirilip koruma altina alinmis durumda,,Malatya Yayinevinde koyun gibi baglanip acimasiz bir sekilde kesilen Hristiyan kardeslerimize de artik ne diyelim bilemiyoruz,,orgutlu degilmisler,,kime anlatiyorlarsa ,,,ardindan Kutulusda taksi soforunun Resmen Ermeni oldugu icin darb edip yola attigi olay var ki sahitler ve deliller mevcutken bugun olmus hala adam adalet onune cikarilmamis durumda,,enson olaylar ise Yilbasi oncesi ve sonrasi Samatyada 80lik Ermeni kadinlarimiza karsi olan olaylar ki artik denilecek ,sarfedilecek tek bir laf bulmak mumkun degil,,,Olaylarin ustune gitmekdense resmen suskunluk surdurulup Bu Devirde Artik Turkiye disinda yasayan milyonlarca Turke Ragmen,toplumumuza korku
salinmakdadir,,,Akli Selimin bu islere bir cozum bulmasini temenni ediyoruz yoksa isler cigirindan cikabilir gibimize geliyor…Umarim cinayet ve diger olaylarin ardindaki gizli perdeler aydinliga cikarilir ve Bu ulke hakettigi huzura kavusur.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.