Geçtiğimiz günlerde bildiğiniz gibi Almanya Başbakanı
Angela Merkel Türkiye’de idi, Merkel Başbakanımız Tayyip Erdoğan ile birlikte
Başbakanlık’ta dini cemaat temsilcilerle birlikte bir toplantı yaptı. Ancak
Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı, bu toplantıya Protestan Kiliseler Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şahin de davet edildi... Samuel Aktaş Mor Gabriel
manastırının arsalarına hazine tarafından el konulmasına tepki gösterip bunun
bir hukuksuzluk olduğunu ifade etmiştir. Ancak bunun haberleştirilmesi
gerekirken, gerçek olmayan bir söylentiden yola çıkarak Samuel Aktaş’ın
yarattığı gerginliğe dem vurularak, öbür cemaat önderlerinin Samuel Aktaş’a
tepki gösterdiği basına yansıdı. Ancak ne Aktaş, ne de öbür cemaat önderleri bu
haberi doğruladı. Aslında basına bu şekilde sızdırılan haberle Süryani
cemaatinin haklı davası itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Zira Mor Gabriel’in
elinden alınan arazilerle ilgili dava gerçekten de ciddi bir sorun yaratabilir.
***
Geçtiğimiz günlerde bildiğiniz gibi Almanya Başbakanı
Angela Merkel Türkiye’de idi, Merkel Başbakanımız Tayyip Erdoğan ile birlikte
Başbakanlık’ta dini cemaat temsilcilerle birlikte bir toplantı yaptı. Ancak
Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı, bu toplantıya Protestan Kiliseler Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şahin de davet edildi. Umut Şahin 5-6 kişinin
katıldığı toplantıda doğrudan Merkel ve Başbakan Erdoğan’a Türkiyeli
Protestanların yaşadığı sorunları yüz yüze ifade etme fırsatı buldu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Başbakan Erdoğan’ın ev
sahipliği yaptığı toplantıya Ermeni
Patrik Vekili Aram Ateşyan, Hahambaşı İshak Haleva, Rum Ortodoks Patriği
Bartholomeos, Süryani Mor Gabriel Manastırı Metropoliti Samuel Aktaş, Süryani
Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Ankara Müftüsü Hakkı Özer ve Türkiye Protestan
Kiliseler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Umut Şahin katıldı.
Lakin toplantı basına kapalı yapılmasına karşın Samuel
Aktaş, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Angela Merkel’in Mor Gabriel konusundaki
tartışmalarıyla ilgili haberler yapıldı. Toplantı sırasında bu üçlü arasındaki
tartışma yarım saate yakın devam etti. Samuel Aktaş Mor Gabriel manastırının
arsalarına hazine tarafından el konulmasına tepki gösterip bunun bir
hukuksuzluk olduğunu ifade etmiştir. Ancak bunun haberleştirilmesi gerekirken,
gerçek olmayan bir söylentiden yola çıkarak Samuel Aktaş’ın yarattığı
gerginliğe dem vurularak, öbür cemaat önderlerinin Samuel Aktaş’a tepki
gösterdiği basına yansıdı. Ancak ne Aktaş, ne de öbür cemaat önderleri bu
haberi doğruladı. Aslında basına bu şekilde sızdırılan haberle Süryani
cemaatinin haklı davası itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Zira Mor Gabriel’in
elinden alınan arazilerle ilgili dava gerçekten de ciddi bir sorun yaratabilir.
1936’da bayannamede söz konusu arsaların hazineye
bildirilmiştir, Mor Gabriel Manastırı 1937 yılından itibaren bugüne dek arsalar
için vergilerin ödendiğini, ancak mahkemenin araziyi 2010 yılında orman
arazileriyle ilgili 2B yasası çıktıktan sonra 3 köy muhtarının Mor Gabriel
manastırının o toprakları işgal ettiğini düşünerek dava açtığını, davanın Mor
Gabriel aleyhinde sonuçlandığı, bunda belgelerin ibraz edilmediğinin dayanak
gösterildiğini, ancak mahkemeye söz konusu belgelerin sunulmasına karşın
kaybedildiğini, sonradan yine o belgeler sunulmasına karşın bu sonucun çıktığı
ve bunun işgalden başka bir şey olmadığını, 1600 yıldır Süryani Kadim
Kilisesinin malı olan 276 dönüm arazinin Süryanilerin elinden alınıp hazineye
geçtiğini, bunun Süryaniler arasında çok acı bir etki bıraktığını elinden
geldiğince anlatması üzerine, diğer cemaat temsilcilerinin tepki gösterdiği
yönünde haberler çıkması üzerine kendisiyle görüştüğümüz Gabriel Aktaş hiç bir
cemaat temsilcisinin tepki göstermediğini ve suçlamaların doğru olmadığını
kesin bir şekilde ifade etti.
Mor Gabriel davası Türkiye’yi epey zor durumda
bırakabilecektir. Durumun farkında olan taraflar bir şekilde sıyrılmak için bir
dezenformasyon yöntemiyle Mor Gabriel davasını sulandırmak ve bir şekilde
itibarsızlaştırmak için harekete geçmiş olabilir, ancak gerçek olan canı yanmış
bir cemaatin metropoliti olan Gabriel Aktaş fırsat bulmuşken uzun uzun dert
yanmıştır. Hiç bir cemaat temsilcisi de tepki göstermemiştir, tersine arka
çıkmıştır. Ki Samuel Aktaş’a, ne Havela, ne Umut Şahin, ne Bartolemeos, ne de
Yusuf Dağ tepki göstermiştir. Bununla ilgili hiç bir gerçek bilgi yoktur,
güvenilir bir kaynak yoktur. Gerçek dışılığı ortadadır.
Bu haber uydurmadır, gönül ister ki memleketimiz
yargısıyla, bürokrasisiyle ve devletin her bir kademesiyle birlikte aynı
fikirde olsun, aynı şeyleri söylesin ve farklı düşünen herkese, farklı inanan
her bir bireye, farklı konuşan, farklı görünen herkese tahammülü borç bilsin.
Zira Protestan Kiliseler Derneği için bu davete
temsilcimiz olarka Umut Şahin’in katılımının sağlanması bir ilktir. İlk kez
devlet görevlileri en üst düzeyde bizimle iletişim kurmuş ve bizi dinlemiştir,
bu hassasiyetin devamı gelsin ve ülkemiz bu yolla daha demokratik bir düzeye
erişsin diye dua etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktur.
www.twitter.com/sonertufan
http://haber.sat7turk.com/cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.