YA ŞİMDİ ANADİLİMİZLE KONUŞACAĞIZ, YA DA ASİMİLE OLUP SONSUZA
KADAR SUSACAĞIZ! TÜM DOSTLARA VE HALKLARA ÇAĞRIMIZDIR!
Yeryüzündeki bütün diller ve kültürler insanlık tarihinin
ortak değerleridir.
Diller insanlığın kültür mirasının ve belleğinin
korunmasını ve kültürler arasında köprüler kurulmasını sağlayan en güçlü
araçlardır. Herhangi bir dilin yok olması insanlığın kültürel mirasının bir
kısmının da ölmesi, yok olması anlamına gelir.
Eğer bizler kendi anadillerimize sahip çıkmazsak belki de
bu topraklarda kendi anadilinde konuşabilen son kuşaklardan olacağız.
1999 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür
Örgütü UNESCO tarafından 21 Şubat günü Dünya Ana Dil Günü olarak ilan
edilmiştir. UNESCO’nun verilerine göre; Dünyada halen 6 bin dil
konuşulmaktadır. Bu dillerin sadece 300 kadarı ‘resmi dil’ statüsündedir ve
devletlerin doğrudan koruması altındadır. Tarihsel, sosyal, ekonomik ve siyasal
nedenlerle tarihte sayısız dil ve kültür yok oldu, günümüzde de yüzlerce dil ve
kültür yok olma tehdidi ile karşı karşıyadır.
Bu topraklarda ‘resmi dil’ Türkçe dışında 34 dil
konuşulmaktadır. Bu dillerin 18’i yakın gelecekte yok olma tehlikesi
altındadır. Son çeyrek yüzyılda ise Ubıhça ve Kapadokya Rumcası yok olmuştur.
Ulus devletler asimilasyon politikalarıyla resmi dil dışındaki ana dillerin yok
olmasına neden olmaktadır.
30’lu, 40’lı yıllarda devlet teşvikli ve destekli
“Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyalarının yürütüldüğü, kurucu Anayasa’sında
Türkçe konuşup yazmayanların milletvekili adayı olamayacağının yazıldığı bu
topraklarda halen de süren tek dil- tek kültür dayatması yüzünden
anadillerimizde konuşamadık. Her türlü baskıcı asimilasyon politikaları ile
kendi kültürümüzü yaşayamadık.
Bu topraklarda yaşayan bizler; Laz, Gürcü, Hemşin,
Pontos, Kürt, Arap, Rum, Ermeni, Boşnak, Tatar, Arap Alevi, Türkmen, Azeri, Zaza
, Yahudi, Pomak, Roman, Çerkes, Süryani, Alevi, Ezidi, ve tüm halklar,
sınırsız, yasaksız, özgürce anadilimizde konuşmak istiyoruz. Kültürümüzü,
kimliğimizi, inancımızı özgürce yaşamak istiyoruz.
Ya anadilimizde özgürce konuşacağız, ya da asimile olup sonsuza
dek susacağız!
kendi dilimizde gülebildiğimiz, kendi dilimizde ağıt
yaktığımız,
kendi dilimizde sevgi sözcükleri söylediğimiz,
kendi dilimizde masallar okuduğumuz, ninniler
dinlediğimiz, kendi dilimizde oyunlar oynadığımız
bir dünyayı çocuklarımıza bırakmak istiyoruz.
Unutturulan, kaybolan, yok olan diller, kaybolan
hayatlarımızdır, tarihimizdir, geleceğimizdir.
Evet; anadilini bilmeyen yarım insandır.
Evet; anadil yüreğin kapısıdır.
Bu yüzden diyoruz ki:
Sonsuza dek susup yok olmayacağız! Kendi Anadillerimizde
Konuşacağız!
Sesini kaybetmeyip duyurmak için,
tarihini betonları çatlatarak çıkartmak için,
Anadilini yok olmaktan kurtarıp özgürce konuşabilmek
için,
kültürünü yarınlara taşıyıp yaşatmak için,
Bu asimilasyona karşı, sözüyle, kalemiyle, sanatıyla,
yüreğiyle karşı duranlar,
özgür bir yaşama bir adım daha yaklaşmak için bir araya
geliyoruz.
Anadillerimize Özgürlük talebimiz için Taksim’den
Galatasaray’a yürüyoruz.
Toplanma yeri: Taksim Meydanı (Galatasaray meydanına
yürüyüş ve meydanda etkinlik)
Tarih: 21 Şubat Perşembe 19:00
İHD Irkçılık ve
ayrımcılığa karşı komisyon
& HALKLARIN ANAYSASI

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.