Kürt gerçeğini savunan İsmail Beşikçi adına bir vakıf
kurulur. Bu vakfın tanıtımı için kurucular Mersin’e geldi. Tanıtım sonrası
İsmail Beşikçi bir konferans verdi.İsmail Beşikçi Anadolu tarihi hakkında bazı özet
bilgileri dinleyicilere açıkladı. İttihat ve Terakki Cemiyetinin önemli kararlarını
anlattı. Kararlara göre, Anadolu’dan: I-Rumlar kovulacak;II-Ermeniler, Süryaniler-Nesturiler
yok edilecektir. Bu kararlar 1916’a kadar tamamlanır.Bu acımasız kararlar sonucu olarak: A-Rum ve Ermeni malları ile zengin Türkler yaratılır.B-Kürt aşiret liderleri, Kürt kimliklerini inkâr etmeleri
koşuluyla Ermeni-Süryani mülklerini sahiplenirler.
III-Kürtler Türkleştirilecek;
IV-Aleviler Suni Müslüman yapılacaktır. Bu iki karar
Türkiye Cumhuriyeti döneminde sürdürülür.
***
İsmail Beşikçi gerçekleri savunan bir bilim adamıdır.
Düşüncelerinden ötürü yıllarca hapis yattı ama gerçekleri savunmaktan
vazgeçmedi.
Gizlenen gerçekler çevresini tahrip ederek açığa çıkar.
Kürt gerçeğini savunan İsmail Beşikçi adına bir vakıf
kurulur. Bu vakfın tanıtımı için kurucular Mersin’e geldi. Tanıtım sonrası
İsmail Beşikçi bir konferans verdi.
İsmail Beşikçi Anadolu tarihi hakkında bazı özet
bilgileri dinleyicilere açıkladı.
1-Yıllardır gizlenen ve artık gizlenmesine gerek kalmayan
Kürt gerçeği üzerinde durdu.
İttihat ve Terakki Cemiyetinin önemli kararlarını
anlattı. Kararlara göre, Anadolu’dan:
I_Rumlar kovulacak;
II_Ermeniler, Süryaniler-Nesturiler yok edilecektir. Bu
kararlar 1916’a kadar tamamlanır.
Bu acımasız kararlar sonucu olarak:
A-Rum ve Ermeni malları ile zengin Türkler yaratılır.
B-Kürt aşiret liderleri, Kürt kimliklerini inkâr etmeleri
koşuluyla Ermeni-Süryani mülklerini sahiplenirler.
III_Kürtler Türkleştirilecek;
IV_Aleviler Suni Müslüman yapılacaktır. Bu iki karar
Türkiye Cumhuriyeti döneminde sürdürülür.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Cumhuriyeti, laik bir devlet değil, Suni Müslüman
devlettir.
+Türkiye Cumhuriyeti, Alevi, Nusayri, Hıristiyan, Yahudi…
Dinlerine karşı laiktir.
_Suni din adamlarını kim yetiştiriyor?
_Suni din adamları kimden maaş alıyor?
_Suni dinini çocuklara kimler öğretiyor?
_Batılı ülkelerden ithal edilen yasalarla oluşturulan
Suni din adamları kurumunun (Diyanet İşleri Başkanlığının) devletle bağı
nasıldır?
_Suni dini adına hangi yetkililer konuşmuyor?
Esasında, Müslümanlık kuralları olan bir din değildir. Bu
nedenle, devlet denetimine girmesi, kocaman Suni Müslüman âlimleri gücendirmez.
Hatta Alevi dedeleri devlet denetimine girmek, bedava maaş almak için çırpınıp
dururlar. Tanrıları kendilerine yardımcı olsun!
Doğanın Birinci Yasası gereği, canlılar yok olmak
istemezler. İnsanlar, diğer canlılardan farklı olarak ölümden sonra var olmak
isterler. Bu nedenle, din, yaşamın kopmaz arkadaşıdır.
1-Özgür bireyler kendi dini inanışlarına sahip olurlar.
Böyleleri:
+Yasaların üstünlüğü,
+Suçun ve günahın ferdiliği ilkelerini benimser.
+Sevgiyi birleştirici bağ kabul ederler.
+Doğadan doğaüstüne, doğaüstünden doğaya müdahale
beklentisi içinde olmaz; doğaüstü güçlere teşekkür ederler. Örneğin kendim:
+Evreni sevk ve idare eden Evrenin Ruhuna;
+Güneş’e;
+Su ve atmosferi ile Toprak Anaya yaşamımı borçluyum.
Ara sıra, “Doğa yasalarının (Evrenin Ruhunun) kaynağı
nerededir?” diye, sorgularım.
(Siz böylesi soruları kendinize sorar mısınız?)
Güneş ile Toprak Anaya teşekkürlerimi sunarım.
Özgür bireyler, laik toplumları-yönetimleri oluşturur.
2-Kul-kuyruklar başkasının dinini şapka gibi taşırlar.
_Baskı, tehdit ve toplum baskısı ile dinlerini korurlar.
_Korku ve sopayı temel alırlar.
_Farklı dini inanışlardan nefret ederler.
_Doğaüstünden iyilik ve kötülük beklerler. Sadece
kendileri için değil, bütün dindaşları için iyilik-felaket beklerler. Entrika,
kurnazlık, yalan… İle dinlerine yararlı olmaya çalışırlar. Örneğin, hakiki,
gerçek, özbeöz bir Müslüman kiliseye girdiğinde, Allah kendisi ile beraber
bütün Müslümanları cezalandırır. Bu nedenle, her hakiki Müslüman, diğer Müslümanları
kuşkuyla izler.
Kul-kuyruk Kürtlerin gerçek, hakiki, özbeöz dini
Zerdüştlüktür. Hakiki bir Kürt doğmadan 81890 yıl önce kaşları arasına,
“Zerdüşt” diye yazılır. Kürt, ne yaparsa yapsın; isterse kaşları arasına
Kâbe’nin kumlarını yerleştirsin, Müslüman olamaz. Âmin! Öyle olsun! Enter!
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2-Kürt zorbaların, asırlardır, egemen güçlerin
hizmetinde, Kürtler dâhil azınlıklara saldırı aracı olarak kullanıldığını
anlattı. Bununla ilgili 1843-1896-1909 tarihlerindeki bazı acı gerçekleri
hatırlattı.
3-Anadolu’daki Aleviliğin Şiilikten ayrı bir inanış
olduğunu belirtti ve Ali ile 12 İmam figürlerinin Alevilik ile sonradan
ilişkilendirildiğini vurguladı.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İsmail Beşikçi, bazı halk ozanlarının, özellikle yedi
tanesinin bu figürleri güçlendirdiğini söyledi ama işin kuramsal yanı boşlukta
kaldı. Hangi âlimler, hangi tarihlerde figürleri yerleştirdi?
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4-Dersim ile ilgili bazı bilgileri aktardı. Bu arada
1500’lü yıllarda Safevilerin Dersim bölgesinden bazı aşiretleri Horasan’a
götürdüğünü söyledi. Beşikçi, “Bir süre sonra bunlardan bazıları geri döner.
Böylece, Dersim bölgesinde, “Horasanlı kabileler” oluşumu ortaya çıkar. Bunlar
gerçekte Alevi Kürt kabilelerdir.” Açıklamasını yaptı.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Timur, Ankara Savaşından sonra yaklaşık 40.000 kişiyi
peşine takarak bugünkü Türkmenistan’a götürür. Günümüzde azıcık tarihe ilgi
duyanlar, Aşkabat’a gittiğinde Anadolu’dan getirilen göçebelerin yerleştiği
yerleri gezebilir. Ancak, bunların ne olduğu konusunda bilgi bulunmaz.
Ortaçağ’da, güçlü liderlerin yaptıkları önemli
gösterişlerden biri zafer kazandığı bölgelerden kalabalık bir kümeyi kuyruğuna
ekleyip peşi sıra sürüklemekti.
Kahraman, yiğit, korkmaz ve yatağında Azrail’e teslim
olmaz liderler:
-Kendi din ve mezhebine uygun olanları;
-“Kâfir” dediği kalabalıkları sürüklerdi.
Kalabalığın din, mezhep ve etnik kökeni ne olursa olsun;
lider, büyüklüğünü, yenilmezliğini çevresine kanıtlardı. Örneğin, İstanbul’daki
pek çok semt sürüklenen insanlarla yaratılmıştır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
5-Günümüz Ortadoğu politikaları ile ilgili acı gerçeklere
dokundu. Örneğin, 300.000 nüfuslu Katar’dan sürekli söz edildiğini, buna karşın
45-55 milyonluk Kürt varlığını uluslar arası kuruluşların görmezlikten
geldiğini söyledi.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kulların kaderini sahipleri, özgür bireylerin
geleceklerini kendileri tayın eder. Kullar, toplumları; özgür bireyler,
ülkeleri oluşturur.
Ortadoğu’da, sınırları cetvelle çizilmiş toplumlar
vardır. Nasıl kulların sahipleri varsa,
toplumların güçlü efendileri olur. İngiltere, ABD Ortadoğulu toplumların
koruyucu efendileridir. Bunlar, toplumların, hangi konularda konuşmaları
gerektiğini liderlerin kulaklarına gizlice fısıldar. Onlar da kendileri
politika yapıyormuş gibi kocaman laflar ederler. Sonra kocaman iletişim
araçları kukla liderin politikalarını dünyaya anlatırlar.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
6-İsmail Beşikçi devlet olma ihtiyacından söz etti.
Afrika’da pek çok devletin ortaya çıktığını ama Kürtlerin devlet olamadığını
vurguladı.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İletişim zorunlu ihtiyaçtır.
İnsanlar kavramlarla görür, işitir, koklar, tadar,
düşünür… Yargıya varır. Sözcükler kavramların önemli bir parçasıdır. İletişim,
kavramların önemli parçası olan sözcükler ve işaretlerle sağlanır. Düşünmenin
gelişmesi, özgür bireylerin yetişmesi için kavramların genişlemesi, sözcüklerde
birlik sağlanması zorunludur.
Avrupa’da Dante, Luther, Racin, Shakspeare… Modern
İtalyanca, Almanca, Fransızca… Dillerinin yaratıcılarıdır. Bu dâhilerden sonra,
değişik Avrupa ülkelerinde özgür bireyler çoğalmaya başlar.
Avrupa’da gelişen üretim etkinliği sonucu ortak iletişimi
temin eden dillere ihtiyaç, iletişimi temin edemeyen yabancı dillere tepki
oluşur.
Ortadoğu’da üretim etkinliği gelişmediğinden ortak
iletişimi temin eden dillere ihtiyaç olmaz. Örneğin, Türkçe, Cumhuriyetten
sonra gelişir ve ortak iletişim aracı olur.
Kürtçeyi iletişim aracı yapacak bilgelere ihtiyaç vardır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
7-Konferans sırasında, “1960 sonrası Kürt gerçeğini bilim
adamları sahiplenseydi kanlı olaylar önlenebilir miydi?” sorusu gündeme geldi.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bütün oluşumlar ihtiyaç ve tepki sonucu ortaya çıkar.
Türkiye’deki bilgi, beceri, araç-gereç birikimi ve
çalışıp üretmenin yaygınlaşması, dış etkilerin getirdiği zorunluluk sonucu; Kürt
gerçeği, 2000’li yıllardan sonra kabullenilir.
Daha önemlisi, devlet denetimindeki âlimlerden ve boyun
eğen kullardan:
_Evrensel düşünür;
_Evrensel komutan;
_Evrensel yargıç;
_Evrensel yönetici yetişmez.
Sonuçta:
Gerçeklere ulaşmak;
Onur ve erdem ile yaşam sürmek;
Toplumun ve insanlığın mutluluğunu arttırmak;
Evrensel yaratıcılık ve üretici olmak amaç edinilmez.
Müslüman toplumlarda her başarısızlığa zarif bir kılıf,
renkli-desenli mazeret (Yalan) yaratılır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Başta İsmail Beşikçi olmak üzere konferansı
tertipleyenlere ve İsmail Beşikçi Vakfı kurucularına teşekkür ederim.
degirmencinurettin@gmail.com
Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.