Enis Tayman- enis.tayman@radikal.com.tr /
24 Nisan 2011'de, Ermeni Soykırımı Anma Günü ve Paskalya
bayramına denk gelen günde Batman Kozluk'taki kışlada devre arkadaşı tarafından
vurulan Sevag Balıkçı'nın ölümüyle ilgili davanın 13. duruşması dün
Diyarbakır'da yapıldı. Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavut
soruşturmanın genişletilmesi talep etti. Ancak mahkeme heyeti bu talebi
reddetti. Savcı ise esas hakkında mütalaasında bilinçli taksirle adam
öldürme suçlamasıyla ceza istedi. Duruşma 26 Mart’a ertelendi.
‘Sonucu Etkilemeyecek’
Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavurt, Radikal’e
yaptığı açıklamada, mahkeme heyetinin soruşturmanın genişletilmesi talebini
“sonucu etkilemeyeceği” gerekçesiyle reddettiğini söyledi. Halavurt, şöyle
konuştu: “Biz başından berie, tanıkların gerçeği anlatmadığını baskı ve etki
altında ifade verdiklerini savunduk. Bu nedenle tanıkların yeniden dinlenmesini
istedik. Mahkeme talebimizi kabul etmedi. Bunun dışında, Sevag’ın dövülme ve
para çalınma olayı ile ilgili yapılmış idari soruşturma dosyalarını da istedik.
Bu da reddedildi. Sevag’ın ölümü sonrasında keşife tanıkların katılmasını
engelleme yönünde sanıkla ilgili telefon dökümlerini de istedik. bu da
reddedildi.”
Avukat Alavurt: kasten adam öldürmekten hüküm verilmesini
istiyoruz.
Savcının mütalaasında bilinçli taksirle adam öldürme
yönünde suçlamada bulunduğunu da belirten Halavurt, “biz kasten adam
öldürmekten hüküm verilmesini istiyorduk. 26 Mart’taki celsede bununla ilgili
savunmalarımızı yapacağız” dedi.
Halavart, davanın başından bu yana tanık delillerinin çok
önemli olduğunu ancak tanıkla ilgili beyanların gerçeği ortaya koyan şekilde
elde edilemediğini belirtti. Halavurt, “Gerek karakolda komutan baskısı gerekse
ailenin tanıklar üzerindeki baskısı gerekse de yetkili makamların bunun taksir
olduğu yönündeki önyargısı dava sırasında gerçeğin açıklığa çıkarılması
konusunda sınırlayıcı oldu” diye konuştu. Halavurt, bunun da Balıkçı ailesi
nezdinde davanın tam aydınlatılmadan kapanıp gideceği korkusu yarattığını
söyledi. Halavurt, yine de mütalaanın savcı tarfından verildiği için 26
Mart’ta mahkemenin vereceği kararı bekleyeceklerini sözlerine ekledi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1123340&CategoryID=77
1 yorum:
Heyhat ki ne zulum ve heyhat,,
Vatandasi bulundugumuz bu devletten ve isletilemeyen kanunlari ve Hukuk duzeninden medet ummaya devam mi edecegiz yoksa direk olarak herkes solugu insan haklari mahkemesinde mi almali artik bu konuda dogrudan dusunup karar versek daha hayirli olacak cunku Tum bu gibi yargilardan dolayi sonucda ucu gidip dolasip derin Devlete Dokundugundan kimsenin davacilara hesap verme durumuna dusecegi yok ve bunu da Turkiyede yasayan Hristiyan /gayrimuslum Azinlik toplumu olarak yapinca da Havalar gerginlesiyor adimiz Sikayet ettilere cikiyor,,,Iyi de peki baska secenek birakiliyor mu ,Devlet olarak bildigimiz ve vatandasi oldugumuz kurum ve mercilere basvurularimiz neticesiz veya tarafli olarak haksiz sonuclandirilinca buna alternatif aramakdan baska bir yol mu var?
Resmen mahkemelerdeki suren davalarimiz(Hrantin davasi,Malatya yayinevi katliami,Trabzon katolik Rahibin takipsiz birakilmis cinayeti,Henuz hicbir zanlisi bulunamadigi icin davasi bile acilamayan Samatya saldirilari,Ermeni bayanin Takside darp edilip atilmasindan sonra plaka numarasi tesbiti yapilmis ve ortadaki goz taniklarinin bizzat ifadeleri olmasina ragmen ne soforun bulunmus olmasi nede herhangi bir takibat yapildigina dair bir islem,Mor Gabriel Manastiri meselesinde Suryani dini liderin Merkele sikayetci durumuna gosterilen tepkiler,,vs vs Saymakla bitmiyor ve Devletimiz de biz vatandaslarindan daima anlayisli olarak davranip gosterilen haksizliklara sessiz kalmamizi bekleyip ustune ustluk bir de daima sadik vatandaslar ve toplum olarak Tessekur bekliyor.
Sadakat ve tesekkur verilen hizmet ve gosterilen Adil icraatla kazanilir.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.