Değerli Okurlar, bu yazı, madağların bittiğini düşününce geç kalmış,
gelecek yılın madağları için ise erken yazılmış bir yazı. Sevgili Dostlarım, Madağ (Sevgi yemeği) davetiyelerinin
bir bölümü doğru ve güncel ancak bazıları gerçekten epeyce eski ve bazılarında önemli
yanlışlar var.
Yöneticilerimizin alınmamaları ve kırılmamaları için
belli davetiyeleri örnek olarak göstermedim ve yazıyı madağların çoğunun
yapıldığı dönemde yazıyorum. Amacım mümkün
olduğu kadar -bazen küçük düşürücü olan- yanlışları engellemek.
Nedense bazı yöneticilerimiz Osmanlıca kelimeleri
kullanmayı çok seviyor. Bu da bazen ciddi yanlışlara neden oluyor, işin garibi çoğu
zaman gençlerimiz kelimenin anlamını el yordamıyla bulmaya çalışıyor.
Davetiyelerde en çok yapılan hatalardan biri teşrif sözünün
kullanılması ile ilgili. Teşrif, onur anlamına gelen şeref sözünden gelir ve şereflendirme, onurlandırma
demektir. Yemeğimize, salonumuza teşrif ciddi bir yanlıştır. Bu yüzden
salonumuza teşrif değil, salonumuzu teşrif etmeniz şeklinde kullanılması
gerekir. Elbette en iyisi bu çoğunluğun anlamını bile bilmediği eski teşrif
sözcüğünün yerine ONURLANDIRMA sözünü kullanmaktır.
Neredeyse her davetiyede görülen riyaset de bir başka
sorun. Riyasetin kelime anlamını kaç gencimiz bilir bilmem ama cümlenin
gidişinden çıkarabilir. Nedense, Srpazanın riyasetinde diye başlıyor. Neden
BAŞKANLIĞINDA ya da önderliğinde diyemiyoruz anlamak zor.
Bir başka çok karşılaştığımız Osmanlıca kelime akabinde
müteakip, müteakiben ya da takiben Pek
çok gencimizin bu kelimelerin anlamını da bildiğini sanmam. Kaldı ki bilmeleri
de gerekmez. Çoktan günlük kullanımdan düşmüş sözcükler. Akabinde, arka, art
anlamına gelen akab sözünden geliyor. Akabinde arkası sıra, sonradan gelen,
hemen sonra anlamına geliyor. Müteakip ve müteakiben de aynı kökten
geliyor:birbirini izleyen, ardından gelen, sonra, ardı sıra demek. Sonuç olarak
dini tören ve akabinde, dini törene müteakip, dini tören ve takiben, dini tören
ve müteakiben sözlerinin yerine kısaca SONRA demek yeterli.
Yine bazı davetiyelerde Osmanlıca icra sözcüğü
kullanılıyor. İcra kelimesinin pek çok anlamı var ama burada yapma, yerine
getirme, uygulama anlamında kullanılıyor.İcra olunacaktır yerine YAPILACAKTIR
demek yeterli.
Çok kullanılan sözcüklerden biri de ayin sözü. Ayin tören
anlamına geldiği gibi eski ve daha doğru kullanımı bir inanç yolunda yapılan,
yapılması gereken işler anlamında. Her ne kadar tören anlamına geliyorsa da
ayin sonuçta dini törenler için kullanılır. Günlük kullanımda herhangi bir
törene ayin diyemeyiz. Ayin-i ruhani ya
da Ruhani ayin ise daha da eski ve kullanılmayan sözcükler. Bütün bunların
yerine DİNİ TÖREN dersek sorun biter.
Son olarak bazı davetiyelerde dikkatsizlikten kaynaklanan
yanlışlar var. Dini ayine ve akabinde sevgi soframıza varlığınızla onur
vermenizi deniyor. Yani davet edilen kişi dini ayini ve sevgi sofrasını
birlikte onurlandırıyor.
Biliyorum bir çokları ölüm ilanları için de yazdın, şu insanın içini bayan, bayan sözü için yazdın ne değişti, kim dinledi seni, diyecekler. Vallahi ne
diyeyim yüzde yüz haklılar, haklı olmasına da ben de hak bildiği yolda yalnız
yürüyenlerdenim. Nedense hala Kadın sporcularımıza Kadın takımı diyemiyoruz.
Kadın mı erkek mi sorusuna cevap verirken evli bekar düşünmüyoruz ama Kadın
Voleybol takımı demekten kaçınıyoruz. Hem de bir çok kurum yavaş yavaş bu
insanın içini bayan, bayan sözünden kaçmaya çalışırken.
Geçenlerde bir dostla patriklik ve kilise konusunda
sohbet ederken, "Yahu arkadaş sen neden söz ediyorsun dedi, bu toplum
artık Surp Agop'u düğün salonunda kutluyor, onlar nerde, sen nerdesin?" Biliyorum, haber bile yapmıştım Hyetert'e bir grup üyesi göndermişti. Doğrusu cevap
veremedim. Seçilmiş bir patrik olmadığı için, sadece seçilmiş olmama nedeniyle
güç ve etkinlik kaybeden patriklik, eminim eş patrik seçimine karşı çıkanların
hepsinin değil ama pek çoğunun amacını da aşmıştır.
Topluma hakim zihniyet Pozitivist, laikçi ve jakoben,
üstüne üstlük bir de popülist olunca, daha neler göreceğimizi kestirmek zor. Vay Kez Kağak...
Yararlanılan Kaynaklar:
- Temel Türkçe Sözlük-Kamus-i Türki- Ş. Sami- Tercüman
Yayınları 1985
- Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugat- Ferit Develioğlu
-Aydın Kitabevi 2000
- Sözlerin Soyağacı- Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü-
Sevan Nışanyan-Adam
Yayınları 2007
Sevgiler.
Murat Bebiroğlu
Şubat 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.