
Elif Akgül
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim
Çalışmaları Birimi’nin düzenlediği SEÇBİR Konuşmalarında Nurcan Kaya azınlık
okullarının sorunları ve taleplerini anlattı... Kaya konuşmasında Osmanlı
Devleti döneminde 2596 olan azınlık okul sayısının günümüzde 22 olduğunu ifade
etti ve okulların sorunlarını ve taleplerini aktardı. Kaya Tarih Vakfı’yla
azınlık okullarına dair bir çalışma yürüttüklerini bir ay içerisinde çalışmaya
ilişkin raporu yayınlayacaklarını söyledi. “Türkiye’de 16 Ermeni, beş Rum ve
bir Musevi okulu bulunuyor. Azınlık okulları her ne kadar özel okul ya da
yabancılara ait okul olmamalarına rağmen kendi özel statülerine ilişkin bir
mevzuatları bulunmuyor ve bu okullarla anılıyorlar.”
***
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim
Çalışmaları Birimi’nin düzenlediği SEÇBİR Konuşmalarında Nurcan Kaya azınlık
okullarının sorunları ve taleplerini anlattı.
Elif AKGÜL elif@bianet.org
İstanbul - BİA Haber Merkezi 21 Mart 2013, Perşembe
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim
Çalışmaları Birimi’nin düzenlediği SEÇBİR Konuşmalarının 27. başlığı
“Türkiye’de Azınlık Okulları ve Azınlıkların Eğitim Hakkı: Eşitsizlik ve Yok
Olmaya Karşı Yüzyıllık Bir Mücadele” oldu.
santralistanbul’da Çarşamba (20 Mart) akşamı
gerçekleştirilen söyleşiye Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) Türkiye
Koordinatörü Nurcan Kaya konuşmacı olarak katıldı.
2596 azınlık okulundan sadece 22'si ayakta
Kaya konuşmasında Osmanlı Devleti döneminde 2596 olan
azınlık okul sayısının günümüzde 22 olduğunu ifade etti ve okulların
sorunlarını ve taleplerini aktardı. Kaya Tarih Vakfı’yla azınlık okullarına
dair bir çalışma yürüttüklerini bir ay içerisinde çalışmaya ilişkin raporu
yayınlayacaklarını söyledi.
“Türkiye’de 16 Ermeni, beş Rum ve bir Musevi okulu
bulunuyor. Azınlık okulları her ne kadar özel okul ya da yabancılara ait okul
olmamalarına rağmen kendi özel statülerine ilişkin bir mevzuatları bulunmuyor
ve bu okullarla anılıyorlar.”
Sadece Musevi okulunun kolej statüsünde olduğunu söyleyen
Kaya, azınlık okullarının tarih boyunca iç ve dış siyasetteki dalgalanmalardan
fazlasıyla etkilendiğini aktardı. Kaya, azınlıkların Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olmalarına rağmen kendi ülkelerinde “rehin” gibi tutulduğunu söyledi.
Bu durumun “Türk Müdür Baş Yardımcısı”, Türkçe grubu
öğretmenlerin seçimi, okulların öğretmenlerin seçimlerinde söz sahibi olmaması
gibi sorununu oluşturduğunu ifade etti.
Sorunlar: Statü, müfredat, ayrımcılık
Kaya Türkiye’deki azınlık okullarının yaşadığı sorunları
şöyle özetledi:
* Türk Müdür Baş Yardımcısı uygulaması başlı başına bir
sorun. Bu uygulama sanki bu okullarda bir takım gizli işler çevriliyormuş gibi
bir algıyla yürütülüyor.
* Türkçe grubu derslerinin Türk öğretmenler tarafından
verilmesi uygulamasında öğretmen seçiminde okulun hiçbir insiyatifi bulunmuyor.
Okul hoşnut olmadığı öğretmenin gitmesine ya da sevdiği bir öğretmenin
kalmasına karar veremiyor. Bu öğretmenlerin okulla değil direkt olarak
bakanlıkla ilişkili olmaları öğretmenler arasında eşitsizlik ve güvensizlik
ortamı yaratıyor.
* Mütekabiliyet uygulaması ciddi bir sorun. Bu uygulama
bir ülkenin vatandaşı olan azınlıklara değil, o ülkede bulunan yabancılara
uygulanabilir. Uygulamada bu dikkate alınmıyor. Ve misal Batı Trakya’daki
Türklerin durumlarına göre Türkiye’deki Rumlara yönelik politikalar
şekilleniyor. Bu yüzden azınlıklar dış politikadan en fazla etkilenen kesimler
oluyor.
* Osmanlı döneminde sadece Ermeni, Rum ve Musevi değil
her etnik ve dini grubun okulu vardı. Azınlık okulları ilk önce bu üç gruba
düşürüldü. Ardından yabancıların bu okullarda okuyamayacağı daha sonra da
sadece o azınlığa mensup olduğunu kanıtlayan kişilerin o azınlık grubuna kayıt
yaptırabileceği şartı kondu. Bu özellikle öğrenci sıkıntısı yaşayan Rum
okullarını zor duruma düşürüyor. Çünkü okulların açık kalabilmesi için her yıl
belli sayıda öğrenci kaydetmesi gerekiyor.
* Azınlık okullarında akademik kadro ve ders materyali
temini ciddi bir sorun. Rum okullarında Rumca ve Rum edebiyatı üzerine ders
veren öğretmenler, Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ya da Rumca bilen
öğretmenlik hakkı kazanmış kişiler tarafından yapılıyor. Ancak Ermeni dili ya
da İbranice ders verecek öğretmen bulmak ciddi bir sorun. Ders materyali konusu
ise azınlık diline çevrilmesi ve basılması bakımından ciddi maliyetli.
Bakanlığın bastırdığı kitaplarda hem bu azınlıkların kültür ve tarihlerine dair
bilgiler bulunmuyor, hem de özellikle Ermeni ve Rumlara yönelik ırkçı, ayrımcı
ifadeler yer alıyor.
Talepler: Mevzuat, müfredat, öğretmen, kitap
Kaya azınlık okullarının koşullarının düzeltilmesine dair
talepleri de şöyle özetledi:
* Azınlık okullarının statülerine uygun bir mevzuat
belirlenmeli.
* Türk Müdür Baş Yardımcısı uygulaması kaldırılmalı.
Azınlık okulları hangi öğretmenlerle çalışacaklarına karar verebilmeli.
* Azınlık okulları, öğrenci kayıtları konusunda söz
sahibi olmalı. Okullar istedikleri takdirde kendi azınlıklarına mensup olmayan
öğrencileri de kaydedebilmeli.
* Talim Terbiye Kurulu gibi azınlık okullarında
okutulacak azınlık dilinde kitapları hazırlayacak bir kurul oluşturulmalı.
Müfredat okulların katılımıyla azınlıkların kültür ve tarihini içerecek şekilde
düzenlenmeli.
* İstanbul’daki üniversitelerde azınlık okullarında
çalışabilecek öğretmen yetiştiren eğitim fakülteleri açılmalı. (EA)
http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/145285-azinlik-okullari-sorunlar-ve-talepler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.