
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın 11 Mart’ta,
Rusya gezisinden birkaç gün önce Abhazya’nın Başkanı Aleksandr Ankvab’ın da
Rusya’ya gezi düzenlemesinin bir rastlantı olmadığına ilişkin çeşitli görüşler
dile getiriliyor. Bu takdirde, Gürcistan’ın meseleye nasıl yaklaştığı oldukça
önemlidir. Gürcistan, toprak bütünlüğünün sağlanmasından sonra Abhazya
demiryolunun açılmasının mümkün olduğunu bildirse de, toprak bütünlüğünün
sağlanması mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın Rusya ile sadece ekonomik
ilişkilerin kurulmasına karşılık, Abhazya demiryolunun açılmasına izin vermesi
İvanişvili hükümetinin çöküşü ile sonuçlanabilir.
***
1 Ekim 2012 tarihinde yapılan genel seçimlerde “Gürcü
Arzusu” koalisyonu kazandıktan ve hükümeti kurduktan sonra, Gürcistan’ın iç ve
dış politikasında önemli değişimler yaşandı. Hükümet, Devlet Başkanı Mihail
Saakaşvili’nin iktidarı dönemine özgü olan politikadan uzaklaşarak, politik
çizgiye yeni tınılar getirmeye çalışıyor. Bu değişiklik girişimleri ulusal,
bölgesel ve uluslararası yayın organlarında çeşitli açılardan tartışılıyor.
Başbakan B. İvanişvili ve Devlet Başkanı M. Saakaşvili arasında kişisel
ilişkiler zemininde yaşanan anlaşmazlıkların Gürcistan siyasetine de yansıması,
ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
17 Ocak 2013 tarihinde İvanişvili Ermenistan gezisi
sırasında, Abhazya üzerinden Ermenistan ve Rusya’yı birleştiren demiryolu
hattının açılmasının mümkün olduğunu bildirmiştir. Bu, bölgede güvenlik ve dış
politikanın değişmesi yönünde İvanişvili tarafından yapılan ciddi bir
açıklamaydı ve bu konu bölgedeki kitle iletişim araçlarında halen tartışılıyor.
Bazı kaynaklar, İvanişvili’nin Ermenistan’da bu tür bir açıklama yapmasını bu
ülke ile ilişkilerini düzene oturtma girişimi olarak değerlendirse de,
İvanişvili hükümetinin, dış politika çizgisinin köşe taşlarını değiştirmeye
kalkışması, Abhazya demiryolunun açılması meselesinin basit bir konu olmadığını
gösteriyor. İvanişvili’nin ardından 7 Mart’ta Ermenistan’a gezi düzenleyen
Gürcistan Savunma Bakanı İrakli Alasaniya da benzer bir açıklamada bulunmuştur.
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın 11 Mart’ta,
Rusya gezisinden birkaç gün önce Abhazya’nın Başkanı Aleksandr Ankvab’ın da
Rusya’ya gezi düzenlemesinin bir rastlantı olmadığına ilişkin çeşitli görüşler
dile getiriliyor. Bu takdirde, Gürcistan’ın meseleye nasıl yaklaştığı oldukça
önemlidir. Gürcistan, toprak bütünlüğünün sağlanmasından sonra Abhazya
demiryolunun açılmasının mümkün olduğunu bildirse de, toprak bütünlüğünün
sağlanması mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın Rusya ile sadece ekonomik
ilişkilerin kurulmasına karşılık, Abhazya demiryolunun açılmasına izin vermesi
İvanişvili hükümetinin çöküşü ile sonuçlanabilir.
İş adamı anlayışıyla hükümeti yönetmeye çalışan
İvanişvili böyle bir hata yapabilir mi? Devleti yönetmek için iş adamı anlayışı
yeterli değildir; politikayı, bölgesel ve uluslararası dengeleri bilmeden
iktidarda kalmanın olanaksızlığını herhalde İvanişvili acı bir şekile
öğrenecek.
İvanişvili hükümetinin Rusya ile ilişkilerini
düzenlemesiyle ilgili çeşitli görüşler dile getirilse de, birkaç gün önce
Gürcistan Meclisi’nin yeni bir dış politika belgesi kabul etmesi bu görüşlerle
çelişiyor. Zira bu belgede, “toprakların işgalden kurtarılması ve ülkenin
uluslararası alanda tanınan sınırlarına dönülmesi…, Gürcistan Abhazya ve Güney
Osetya’nın bağımsızlığını tanıyan ülkelerle diplomatik ilişki kuramaz”
ifadelerinin yer alması, hükümetin Rusya ile ilişkileri düzene sokmasına olanak
tanımıyor. Ancak İvanişvili’nin bu belgeden kaynaklanan hükümleri çiğnemeden,
diğer yollarla Rusya ile ilişkileri düzene sokma girişiminde bulunma olasılığı
da göz ardı edilmemelidir.
Rusya’nın Abhazya demiryolunun açılması yönünde
çalışmaları anlaşılabilir. Rusya böylece Ermenistan ile ekonomik, siyasi ve
askeri iş birliğini genişletmeye ve Ermenistan’da bulunan 102 sayılı askeri
üssünü güçlendirmeye çalışıyor. Rusya’nın bu amacını Gürcistan hükümeti de
biliyor. Mesele şu ki; Abhazya ve Güney Osetya sorunları Gürcistan’ın toprak
bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmediği sürece, Gürcistan’ın Abhazya demiryolunun
açılmasına izin vermesi Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını de facto
tanıması demektir. Rusya’nın bölgede güçlenmesi hali hazırda Gürcistan’ın
stratejik çıkarlarına hizmet etmiyor.
Rusya son zamanlarda Ermenistan’ın Avrasya Birliği ve
Gümrük Birliği’ne üye olması için baskılarını artırıyor. Ermenistan şimdilik bu
konuda somut yanıt vermese de, Rusya’nın baskılarına nereye kadar boyun eğmeyeceği
bilinmemektedir. Rusya’nın Ermenistan’a baskılarını artırdığı bir dönemde,
İngiltere Dışişleri Bakan Yardımcısı Simon Freyzer, Cumhurbaşkanı Serj
Sarkisyan’ın Rusya’ya düzenlediği gezi sırasında 11 Mart’ta yaptığı açıklamada,
Ermenistan’ın Avrupa ile bütünleşmesi ve Rusya ile gelişen ilişkilerinin
birbiriyle tezat oluşturmadığını, ancak Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne üye
olmasının, Avrupa Birliği ile serbest ticaret bölgesine ilişkin iş birliğinde
ciddi sorunlara neden olacağını vurgulamıştır. Elbette, bu açıklamanın
Sarkisyan’ın Rusya’ya gezi düzenlediği gün yapılması rastlantısal değildir.
Sarkisyan Moskova’da iken, Avrasya Birliği ve Gümrük
Birliği’ne üye olacaklarına ilişkin somut bir açıklamada bulunmaktan çekinse
de, Rusya gezisinden sonra, 14 Mart’ta Avrupa Halk Partisi Zirvesi’nde yer
aldığı sırada, Avrupa ile bütünleşmenin Ermenistan’ın dış politikasının
öncelikli meselesi olduğunu bildirmiştir. Elbette, Abhazya demiryolunun
açılması ile Ermenistan, Rusya ile ulaşım koridoruna kavuşabilir. Bu Ermenistan
ekonomisinin güçlenmesine paralel olarak, Rusya’nın bu ülkede kurduğu 102
sayılı askeri üssün de güçlenmesi demektir. Bu durumda, Ermenistan’ın Rusya’ya
olan bağımlılığı daha da artacaktır. Ermenistan hükümeti tek taraflı
bağımlılıktan rahatsızdır, fakat bu bağımlılığı azaltarak Avrupa Birliği ile
bütünleşmeyi genişletmek için ekonomik ve politik kaynaklara sahip değildir.
Bu yüzden Ermenistan, bir yol ayrımında kalmıştır. Bir
yandan, Rusya’nın Avrasya Birliği ve Gümrük Birliği’ne üye olması için
baskılarını artırması, diğer yandan ise daha ilerici ve gelecek vaat eden
Avrupa Birliği ile iş birliği olanakları, Ermenistan’ın geleceğini hangi kurum
çerçevesinde göreceğine karar vermesinde sıkıntı yaratıyor. Kesin olarak,
Sarkisyan’ın Rusya’nın taleplerine karşı çıkmaya siyasi gücü ve cesareti
yetmiyor. Ermenistan, Avrupa Birliği ve Rusya arasında dengeyi korumaya çalışsa
da, her geçen gün bu dengeyi korumak biraz daha zorlaşıyor.
Dr. Hatem CABBARLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.