***
Soykırımın tanınmasında ülkelerin yasama organlarının
büyük rolü var ve var olan kanıtların hukuki platforma getirilmesinin
zamanıdır. Açıklama 15 Nisan’da düzenlenen basın toplantısında Anayasa
Mahkemesi danışmanı, «Anayasal Haklar Merkezi» Kurul Bşk. Gevorg Danielyan’dan
geldi. Danielyan uluslararası hukukta hukuki aktin sahip olduğu değere hiçbir
şeyin sahip olmadığını ifade ederek ″Görüldüğü kadarıyla bizim eksikliğimiz,
siyasetteki hassas noktamız hukuki akitleri tartışma gündemine getirememiş
olmamızdan kaynaklanmaktadır. İnsanlığa yönelik bu tip mahkemelerde vakalar
ulusal mahkeme ve uluslararası mahkeme mercileri olmak üzere iki şekilde
incelenmektedir. Nüremberg yargılamalarını paralel örnek olarak verebilirim″
dedi.
Danielyan, Ermeni Soykırımını tanıyan ülkelerden
kararlarını revizme etme yönünde Türkiye’nin çabasının rastlantı olmadığını
ifade etti.
Danielyan insani imhaların sadece siyasi değil, etnik
temelde gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Sürgünlere ilişkin olarak uzman,
yarım milyon insanın sürgün edildiğinin söylendiğini, ancak örneğin Talât
Paşa’nın anılarında bunun iki katlının yazılı olduğuna dikkat çekti. Anayasa
Mahkemesi danışmanı, Türkiye yönetiminin yargılamalar (1919-1921 yıllarında
Osmanlı Divan’i Harb’i Örfi’de görülen Tehcir ve Taktil Davaları-‘Akunq’ web
sayfası yöneticileri) ve mahkeme kararlarının uluslararası toplumun baskısıyla
gerçekleştiğini ifade ettiği bilgisini de verdi.
Danielyan, bu mahkeme kararlarının inceleme konusu
olmaması yönünde Türkiye’nin herşeyi yaptığını da işaret etti.
http://news.am/tur/news/148892.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.