***
Eskiden sadece 23 Nisan’ı bilir ertesi gün bizim için bir
anlam ifade etmezdi. Bugün ise 24 Nisan, Ermeni meselesini hatırlama günü
olarak hayatımızda yerini aldı. Ermeni lobisinin tehcirin 100. yılı olan 2015’e
hazırlandığı ve bu sembolik yılda Türkiye’ye karşı yoğun bir uluslararası
kampanya yürüteceği biliniyor.
Yumurta kapıya dayanmadan neler yapılması gerektiğini
Ermeni meselesinde farklı görüşlere sahip Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve Prof.
Dr. Taner Akçam ile konuştuk. Akçam, Ermeni meselesi yerine Türk meselesinden
bahsetmek gerektiğini söylerken; Halaçoğlu, “Gizli Ermeniler yavaş yavaş ortaya
çıkıyor, Türkiye’nin bu konuda çok dikkatli olması lazım.” diyor.
1915’te Osmanlı coğrafyasında kaç Ermeni tehcir edildi?
Tehcir kararı, 1915 Mayıs ayının 25-26’sında alındı. 16
Haziran’dan sonra da Anadolu’nun çeşitli yelerine sevkiyat başladı. Van ve Kars
hariç; çünkü oralar işgal altındaydı, tehcir sırasında. Bu sebepten, Doğu
bölgesinde tehcir yapılmadı. İsteyenler Rusya tarafına geçti. Onun dışında
kalan bölgelerden Suriye bölgesine 5.000.000 Ermeni nakledildi. Bazıları da
bulundukları yerlerden komşu vilayetlere geçti. Yani yaklaşık 6 yüz bin
civarında Ermeni tehcir edildi.
Tehcir sırasında kaç kişi hayatını kaybetti?
Bir kafile, 5 yüz kişi ile 2 bin kişi arasında değişiyor.
Bazı Kürt ve Arap aşiretlerin kafilelere saldırması sonucunda, -en yükseğini
ele alırsak- 8.000, 8.500 kayıp olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu yüzde yüz doğru
olan bir rakam değil.
Bu ölümler nasıl gerçekleşti?
Kafilelere saldırı ile oluyor genellikle. Bunun üzerinde
devlet, kafilelere koruma görevlileri gönderiyor ve jandarmaların eşliğinde
gidiyor. Dolayısıyla ölümler fazla sayılara ulaşmıyor.
1915’in bir soykırım olduğuna inanıyor musunuz? Neden?
1915’in soykırım olması için devletin kasıtlı olarak; o
gruptan kişileri öldürmesi gerekir. Tam aksine 1915 güzünden itibaren bizzat
Talat Paşa’nın imzasıyla suçlu olarak görülen, saldırıları yapan, Ermenilerin
mallarını çalanlardan 1673 kişi Divan-ı Harbe verilmiştir. Ve bunlar
yargılanmışlardır. 1916’nın Şubat ve Mayıs ayında sonuçlanmış bu mahkemeye
çıkaranlardan 67 kişi idama mahkûm edilmiş, 68 kişi kürek cezasına
çarptırtılmış, 524 kişi de 2, 3, 5 sene arasında hapis cezasına
çarptırılmıştır. Yani suçlular, devlet tarafından mahkemeye çıkarılıp cezalandırılmış.
Dolayısıyla buna soykırım denmesi zaten mümkün değil. İddia edildiği gibi Türk
tarafının Ermenilere kastî bir müdahalesi yoktur. Öte taraftan Alman arşiv
belgelerinde aynen şunu söylüyor: “Eğer Türk ordusu olmasaydı Ermeniler Kürtler
tarafından öldürülürdü.” Bu da Türk ordusunun yani devletin Ermenileri
koruduğunu gösteriyor zaten. Ermenilerin iddia ettiği gibi 1,5 milyon insan
öldürüldü mü gerçekten? Birleşmiş Milletler belgelerine baktığımız zaman o
zamanki adıyla Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) Kasım 1922 itibariyle,
Türkiye’de 288.000 Ermeni’nin yaşadığı kayıtlı. 100.000 civarında Ermeni
Müslüman kimliğini benimsemiş. Bir de diğer ülkelere göç etmiş Ermeni sayısı 17
bin 873. Dolayısıyla 1 milyon 2 bin Ermeni’nin fiilen hayatta olduğu
belgeleniyor. Birinci Dünya Savaşı’ndaki Ermeni nüfusu ile kıyaslayacak
olursanız kayıtlar yaklaşık 250-300 bin civarında. Bu kayıtlarında, 190.000
Türkiye sınırları dışında, Rusya’da. Eçmiazin’de 160.000, Ahılkelek’te 30.000
Ermeni de koleradan hayatını kaybetmiş. Dolayısıyla söylendiği gibi katliam
yok. Hastalıktan ve açlıktan ölenler bu söylediğim rakamlar. Türkiye’de
birtakım gruplar tarafından öldürülen Ermenilerin sayısı 8.000 civarında.
Ermenilerin büyük bir soykırıma uğradıkları gibi safsatalar da yalana zaten.
Ermenilerin Türkleri öldürmesi konusundaki fikirleriniz
nelerdir?
Bu konu, çok daha yoğun bir şekilde kayıtlar altında.
Şimdi, tehcir kararı alınmadan önce yani 1915’in sonlarından önce son bir sene
içerisinde Ermeniler tarafından öldürülen Türk ve Müslümanların sayısı 128.000.
Van, Rusların öncülüğünde Ermenilerce işgal edildi. Ve şehir 17 Mayıs’ta düştü.
Tehcir öncesinde Van vilayetinde 80.000 insan katledildi. İşte Ermeniler de
tehcir sonrası Türklere kinlendikleri için onları öldürdüler ifadesini
kullanmak, bu bilgi çerçevesinden yanlış. Dolayısıyla tehcirden sonra Ermeni
çetelerinin öldürdükleri insanlara baktığımız takdirde 518.000’in üzerinde
rakam çıkıyor karşımıza, Birinci Dünya Savaşı devam ederken.
Ermeni meselesi nasıl çözülür?
Bu mesele, bilimsel alanda çözülmeyecek bu anlaşılıyor.
Çünkü Ermeniler, hiçbir şekilde bir tartışmaya yanaşmıyor. Türkiye’nin
tarihçiler heyeti kurulması teklifini Ermeniler de parlamentolarında soykırımı
kabul etmiş Avrupalı ülkeler de kabul etmiyor. Mesele, siyasallaşmış, öyleyse
çözümü de siyasî olacaktır. Şuna iyi vurgu yapmak gerek: İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi’nin 11. maddesinde, her kişiye savunma hakkı gerektiği, savunma
olmadan kimsenin yargılanıp; mahkûm edilemeyeceği hükmü var. Şimdi Avrupa’daki
parlamentolar bu kararı alırken Türkiye’ye ne savunma hakkı tanımışlardır. Ne
de mahkemeye çıkarmışlardır. Parlamentolar, yargı organı değildir. Kendilerinin
çıkardıkları beyannameye aykırı hareket ettikleri kesin. Yapılacak iş, Avrupalı
parlamenterleri Türkiye’ye davet edip; durumu doğru dürüst anlatmaktır. Türkiye
soykırımı kabul etmiş ülkelere şu çağrıda bulunabilir: Gelin, bizi ikna edin.
Biz de kabul edelim. Aksi takdirde bize düşmanca tavır içinde olduğunuzu
düşüneceğiz ve ona göre ilişkilerimizi belirleyeceğiz diye açık ve net tavır
koymalıdır.
Tehcirin 100. yılı olan 2015’te neler bekliyorsunuz?
Gizli Ermeniler, yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Türkiye’nin
bu konuda çok dikkatli olması lazım… Mesela emlak meselesi gündeme gelecektir.
Burada devleti yönetenlerin uyanık olması gerek. Resmî ağızlarından
yurtdışındaki Ermenilerin Türkiye’ye dönmesi konusu konuşuldu. Çünkü Lozan
Antlaşmasında Ermenilerin geri dönemeyeceklerine dair karar alındı. İnsanî gibi
görünen böyle çağrılar devletlerde olmaz. İyi niyetle devlet yönetilmez.
Karşınızdaki insanların takındıkları tavırları iyi tahkik etmek lazım.
SAMET ALTINTAŞ - ZAMAN
1 yorum:
Bir insan gerekirse vatanı için her türlü müdafa mekanizmalarını kullanabilir,ama allaha ve kitaba inanan bir insan hiçbir zaman katledilmiş yüzbinlerce insanın arkasından alay etmez,böyle bir insan Türk dil tarih kurumunun başında yıllarca görevlendirilirse,sen gel bu toplumun tarih bilgisinden hayır bekle.Bizler ölümden sonraki yaşamda böyle kötü ruhlarla aynı yaşamı paylaşmayacağımız için çok şanslıyız.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.