
Sevda Aydın
Galata Perform’un yeni oyunu ‘İz’ bir evin içinde farklı
zamanlarda geçen hikayelerin izlerini anlatıyor. İstanbul’un eski semtlerinde
gezerken, hele de o eski Rum ve Ermeni evlerini gördüğünüzde geçmişte o evlerde
yaşayanları canlandırmaya çalışırsınız aklınızda. Bir de eski bir ezgi gelir
yükselir hemen arka fonda... Kimi ‘50’lere gider, kimi ise ‘80’lere…
Ama her
seferinde bir kargaşa, bir ses gürültüsü gelir ve toz bulutuna çevirir
canlandırdığınız siyah beyaz hikayeyi. Kafanızı tekrar kaldırdığınızda ya harap
halde bulursunuz hikayeden kalan binayı, ya da AVM inşaatının enkazıdır o
artık.
Tam da bu karenin içinde yaşıyoruz aslında. Herkesin
içini kanırtan bir duygu var bu hikayede. Tiyatro Yazarı Ahmet Sami Özbudak da
böyle bir hikayenin resmini görenlerden. Beyolu’da eski bir ev hayal etmiş.
‘50’ler, ‘80’leri ve günümüzü bu evin içinden geçmiş hikayelerle yazmış. Rum
bir ailenin küçücük yaşamı, aşkları, acıları akıp giden sıradan günler… Ta ki
bir eylül gününe kadar. Aradan onca zaman geçiyor. Yıl 1980. Sokaktan
kaçarcasına evine dalan bir devrimci, bu evin salonunda alıyor soluğu. Ev
sahibi ise kovulan Rumların evlerine konan Karadeniz’li bir aile. Ve durmuyor
zaman tabii, geçiyor. Kent bu değişen zaman içinde evlerini de, yüzlerini de
değiştiriyor. Bir tiyatro tekstindeki bu evde , artık bir trans olan
Sevengül’le Kürt sevgilisi kalıyor.
Rum kız kardeşler Markiz ve Eleni, Sevengül ve uyuşturucu
satıcılığı yapan Kürt sevgili Rizgar, Devrimci Ahmet ve ev sahibi Turgut
Usta’nın öykülerini Gülan’ın tasarladığı bu evin içinden izliyoruz. Sahneden Markiz ve Eleni’nin
annelerini nasıl bırakmak zorunda kaldığını izlediğimiz esnada yukarıdaki iki
ekrandan Devrimci Ahmet’in ailesinin fotoğrafına sarılışını ya da Sevengül’ü
deliye çevrenin sevgilisinin hoyratlığını eş zamanlı olarak izliyoruz.
İzleyicideki sahne algısını ekranla bölen oyunda geçişler bu rejiyle birbirine
değmeden akıyor.
Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı hikayeyi Yeşim Özsoy Gülan
yönetiyor. Okan Urun, Burak Safa Çalış, Batur Belirdi, Bertan Dirikolu, Yeşim
Özsoy Gülan, Ceren Demirel ve Koray Kadirağa’nın yer aldığı bu hikayenin
Sinematografik Dramaturjisini ise Ceren Ercan üstlenmiş.
Oyun, Galataperform’un Galata Kulesinin dip sokaklarından
birindeki bir apartmanda oynanıyor. Haliyle evin eski görüntüsü, içinde belki
de benzer yaşanmışlıkların olma ihtimali hikayeyi daha yakınlaştırıyor. Üç ayrı
dönemde geçen bu insanların öyküsü geride bırakmakta olduğumuz zamanın da
öyküsü aynı zamanda. (İstanbul/EVRENSEL)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.