İttihat ve Terakki'den devraldıkları yöntem, kadro ve
usullerle bir ulus-devlet inşa etmeye çalışan Kemalistler, projelerinin önünde
engel olarak gördükleri "Türk-olmayan" unsurları asimile etmek için
çeşitli teknik ve taktikler geliştirdiler. Bunların en önemli ve ağırlarından
biri, "Soyadı Kanunu" adı verilen uygulamaydı. Kürtler ve Anadolu'nun
katliamlardan kurtulabilen Hıristiyan halkları bu şekilde zorla
Türkleştirilmeye çalışıldı.
İttihat ve Terakki'yle birlikte başlayan ulus-devlet
kurma projesi, Mustafa Kemal liderliğindeki Kemalistler tarafından kararlılıkla
sürdürüldü. İttihatçı kadrolardan oluşan Kemalistler, dünya savaşı esnasında
uyguladıkları politikaları uygulamaya devam ederek, cumhuriyetin içinde
"ulusal birliğe" zarar vereceklerini düşündükleri bütün unsurları
çeşitli şekillerde tasfiye ettiler. Fiziksel olarak ortadan kaldırmadıklarını
ise asimile etmek için ellerinden geleni yaptılar. Soyadı Kanunu, bu çabaların
en etkileyicilerinden biridir.
1934 yılında çıkarılan kanun ile herkese zorla bir soyadı
verildi. Türk adı dışındaki etnik çağrışım yaptıracak bütün isimlerin soyadı
olarak kullanılması yasaklandı. "Medenileşmenin" bir nişanesi olarak
gündeme getirilen kanun, Bakanlar Kurulunca hazırlanan "soyadı
nizamnamesiyle" uygulamaya sokuldu. Buna göre Kürtoğlu, Arnavutoğlu vb
gibi milliyete vurgu yapan isimler soyadı olarak alınamayacak; "yan, of,
viç, pulos, zade, mahdumu" gibi takılar kullanılamayacak, soyadları
mutlaka Türkçe olacaktı. Bireyin kendi tarihi ve kimliğiyle bağlantısını
koparmayı hedefleyen bu uygulamaya, benzer politikaların uygulandığı birçok
yerde rastlamak mümkündü.
Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde seçkinlerin
istedikleri soyadını almalarına izin verilirken, özellikle Kürtlerin yaşadığı
bölgelerde nüfus memurluklarına isim listeleri gönderildi. Nüfus memurları,
fikirlerini sormaya bile gerek görmeden Kürt ailelere uygun buldukları
"Türkçe" isimleri verdiler. Bunlar Kürtlerin ulusal kimliğiyle,
kültürüyle, yaşam tarzıyla, geçmişiyle ve gelenekleriyle en küçük bir ilgisi
olmayan isimlerdi. Pek çok Kürt, "Türk" gibi abes soyadlarını
kullanmak zorunda kaldılar. Birçok aileye aynı soyadı verildiği için,
kayıtlarda ciddi karışıklılar yaşandı.
Kemalistler bu şekilde Kürtleri Türkleştirdiklerini
sandılar, ancak bunun böyle olmadığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Kürtler
tüm baskılara, işkencelere, katliamlara rağmen ayağa kalkarak direndiler,
direnmeye devam ediyorlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.