Ahmet Kurucan / a.kurucan@zaman.com.tr
Yine o konferansların birinde “Azınlık olarak kendinizi
nasıl hissediyorsunuz, Türkiye’de rahat mısınız?” diye bir soru soruldu
birisine. Verdiği cevap enfesti. “Öncelikle” dedi; “Bana bu soruyu bir Yahudi,
bir Hıristiyan olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz diye sorsaydınız daha
rahat cevap verirdim ama azınlık dediğiniz anda ben tıkanıyorum. Çünkü 500
yıldan beri ben o topraklarda yaşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.
Askerliğimi yaptım, vergimi veriyorum, anadilim Türkçe, sadece farklı bir dine
mensubum. Hepsi bu. Mazide yaşanan haksızlıkları da, zulümleri de unuttum ve
Türkiye benim özgür irademle yaşamayı tercih ettiğim bir yer. Bu noktada bana
hâlâ azınlık denilmesini inanın anlayamıyorum.” Sonra durdu, dinleyicilerine
“Türkiye’de doğduğu halde burada yaşayan ve bu ülke vatandaşı olan kaç kişi
var, parmak kaldırır mısınız?” dedi ve döndü o soruyu bize sordu; “Size bu
ülkede azınlık diyorlar mı? Siz, kendinizi azınlık olarak hissedecek şeylerle
karşılaşıyor musunuz bu ülkede?” diye sordu. Çoklarımızın yüzü yere eğildi.
Haklıydı; zira çoğulculuk üzerine kurulu bu ülkede biz –istisnalar hariç-
kendimizi azınlık olarak hissedecek siyasi, hukuki, kültürel engellerle
karşılaşmıyoruz. Son sözleri şöyleydi o zatın: “Herkes kendi evinin içini
temizlesin.”
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/ahmet-kurucan/anadolu-kulturleri-festivali-turkiyede-de-yapilmali_2095298.html (!!! HYETERT)
1 yorum:
Sosyolojik olarak azınlık olan, ana dilde eğitimini, dinini kültürünü hukuki azınlık haklarından yararlanarak sürdüren ancak azınlık olmayı kabul etmeyen dünyada başka bir azınlık var mı acaba?
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.