Tuncay Tezel
Hristiyanlık Avrupa’da adeta öldü. Kiliseler bomboş ve
sürekli kapanan kilise haberleri yer alıyor basında. Danimarka’da “inançlı
rahip aranıyor” ilanları dahi çıkıyor. (4) Yeni nesil Hristiyanlıkla ilgili
anlatımları birer efsane diye yorumluyor ve kendilerini ateist olarak
tanımlıyorlar. Kiliseler geleneksel olarak sadece ölüm, vaftiz ve nikah
törenleri için kullanılan mekanlar haline gelmiş... Araştırmada Türk
insanının %91 ile “din hayatımda önemli bir yere sahip” dediği ve “çok dindar
ülkeler” sınıfında yer aldığı görülüyor... Avrupa Birliği dini bir karşı
çıkıştan çok Türkiye’ye kültürel bir doku uyuşmazlığı nedeniyle karşı çıkıyor.
***
Avrupa gerçekten bir “Hristiyan Klübü” mü? Avrupalı
kendini dindar olarak tanımlıyor mu? Almanya’daki işbaşındaki Merkel hükümeti,
Hristiyan Demokrat Parti gerçekten dini hükümleri gözeten ve insanları
Hristiyan inancına göre yöneten bir parti mi?
Avrupa’nın İnanç Haritasını Çıkarmak İçin Yapılan Kamuoyu
Araştırmaları
Avrupa Birliği’nin en önemli kamuoyu araştırma
kurumlarından birisi olan ‘Eurobarometer’in 2005 yılında gerçekleştirdiği bir
araştırmaya göre: İsveç’in %77′si, Danimarka’nın %69′u, Norveç’in %68′i, Fransa
ve Hollanda’nın %66′sı, Britanya’nın %62′si, Finlandiya’nın %59′u, Belçika’nın
% 57′si, Almanya’nın %53′ü, İsviçre’nin %52′si, Avusturya’nın %46′sı,
İspanya’nın %41′i, İtalya’nın %26′sı Tanrı’nın varlığına inanmadığı gerçeği
ortaya çıkmıştı.
‘Gallup Pool’ 2007-2008 yılları arasında Avrupa’da
yaptığı araştırmada ise ankete katılanlar içinde ”Din hayatımda önemli bir yere
sahip değil” diyenlerin oranını araştırdı.
Bu araştırma sonuçlarına göz atıldığında Avrupa
Birliği’nin en önemli ülkelerinin en az dindar ülkeler sınıfında yer aldığı
görülmekte. Gallup Pool %100 ile %64 arasını ‘en az dindar ülkeler’ olarak
yorumluyor.
Bu ülkeler içinde
İsveç %83,
Danimarka%80,
Norveç’te %78,
Fransa %73,
Birleşik Krallık %71,
Finlandiya %69,
Hollanda %66
ile dinin en az yaşandığı Avrupa ülkeleri olarak göze
çarpıyor.
%63′le %31 arasının da ‘orta seviyede dindar ülkeler’
olarak yorumlanan ankette Avrupa’nın önemli diğer ülkeleri ise;
İspanya%59,
Almanya %57,
İsviçre %56
ile neredeyse ‘en az dindar ülkeler’ sınıfına çok
yakınlar.
Araştırmada ise Türk insanının %91 ile “din hayatımda
önemli bir yere sahip” dediği ve “çok dindar ülkeler” sınıfında yer aldığı
görülüyor.
Bu sonuçları bir başka tablo üzerinden incelemek
gerekirse;
Almanya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa’nın en büyük
ülkelerinde her 2 kişiden 1′ne bile denk gelmeyen bir “günlük yaşamda inancı
önemsememe” oranı dikkati çekiyor.
İskandinav ülkeleri, Çek Cumhuriyeti, Estonya gibi
ülkeler dine karşı mesafeli ülkeler sınıfındalar.
Diğer bir ilginç bir durumda haritaya dikkatlice
bakıldığında güney kesimlerinde inancın yüksek olmasına rağmen kuzeye gittikçe
birkaç ülke hariç inancın düştüğünün gözlenebilmesi.
Avrupa Birliği bir “Hristiyan Klübü” mü?
Eski Dünya Ticaret Merkezi ve İtalya Brescia Dünya
Ticaret Merkezi Danışmanı Prof. Dr. Angelo Santagostino, Avrupa Birliği’nin bir
“Hristiyan Kulübü” olmadığını, Türkiye’nin, önündeki problemleri çözdüğü
takdirde Avrupa Birliğine gireceğini söylemişti. (1)
Bununla birlikte 28 Ocak 2011′de Davos’ta konuşma yapan
Devlet Bakanı Ali Babacan’ın, AB’nin Hristiyan Kulübü olduğu iddiasına yönelik
olarak söz alan İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt AB’nin Hristiyan Kulübü
olmadığını belirtirken,
“Birkaç on yıl önce İsveç’te devlet kilisesini kaldırdık.
Hepimizin aynı dinden olduğu düşüncesi içinde değiliz. İsveç’te 400 bin
Müslüman yaşıyor. Bence AB dini bir oluşum değil, dünyanın tüm dinlerine açık
bir değerler bütünü. Reform sürecini tamamlamış bir Türkiye’nin AB’ye girmesini
destekliyoruz.” diye cevap vermişti. (2)
Reinfeldt gerçekleri dile getiriyor. İskandinav ülkeleri
başta olmak üzere Avrupa’nın Hristiyanlık diye bir konusu neredeyse kalmamış.
Birçok ülke, insanların çoğu bazı devlet sözcülerinin aksine kendilerini
Hristiyan olarak tanımlamıyor. Almanya, İngiltere ve Fransa için de durum
böyle.
İngiltere’de geçen yıl yapılan bir kamuoyu araştırmasına
göre nüfusun yüzde 72’si kendini Hıristiyan olarak tanımlıyor, ancak
İngilizlerin küçük bir kesimi düzenli olarak kiliseye gidiyor. Dini konular
seçim kampanyalarında hemen hiç gündeme gelmiyor. Ancak Ağustos’ta Londra’da
çıkan ayaklanmanın ardından
Başbakan Cameron, ülkenin daha fazla dini inanca sahip
nesillere ihtiyaç duyduğunu ileri sürmüştü.
İngiltere’de Muhafazakâr Parti’nin Müslüman üyesi Barones
Sayede Warsi de Tony Blair dönemini kastederek “İngiltere’de bir dönem
Hıristiyanlık ihmal edildi, altı oyuldu, hatta saldırıldı.” demişti. (3)
Hristiyanlık Avrupa’da adeta öldü. Kiliseler bomboş ve
sürekli kapanan kilise haberleri yer alıyor basında. Danimarka’da “inançlı
rahip aranıyor” ilanları dahi çıkıyor. (4) Yeni nesil Hristiyanlıkla ilgili
anlatımları birer efsane diye yorumluyor ve kendilerini ateist olarak
tanımlıyorlar. Kiliseler geleneksel olarak sadece ölüm, vaftiz ve nikah
törenleri için kullanılan mekanlar haline gelmiş.
Sonuç
Avrupa Birliği dini bir karşı çıkıştan çok Türkiye’ye
kültürel bir doku uyuşmazlığı nedeniyle karşı çıkıyor. Cordoba’da İslam’ın
nasıl bir üstün medeniyet kurduğuna Avrupa zaten şahit oldu. Ancak bu yapının
şu an sürmediğini düşünüyor ve Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkıyorlar. Bunu
gözardı etmemek gerekiyor.
Fransa’nın Türkiye vetosu ise tamamen kendine has ve
şiddetle korumaya çalıştığı Fransız aristokrat kültürüne uyumluluk görmemesiyle
alakalı. Çünkü aynı Fransa Bosna Hersek, Kosova, Makedonya’da da Müslümanlar
olmasına rağmen bu ülkelere Türkiye kadar karşı çıkmıyor. Diğer yandan Fransa,
Belçika, Almanya ve Hollanda’da zaten çok miktarda Türk ve Müslüman da yaşıyor.
Aslında fiili olarak Avrupa Birliği’nde Türkler yer almış durumda.
http://tuncaytezel.com/avrupa-birligi-bir-hristiyan-kulubu-degil/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.