Ramazan Yavuz
Mardin'in Nusaybin
İlçesi'ne bağlı Eskihisar (Marin) Köyü'nde bulunan ve 30 yıl atıl kaldıktan
sonra restore edilerek 2008 yılında yeniden ibadete açılan Mor Avgin
Manastırı'na ait olduğu iddia edilen ancak tapuları BDP'li bazı yönetici ve
ailelerin üzerinde olan arazileri alabilmek için Süryaniler harekete geçti.
İsveç'te bulunan Mor Avgin Derneği yöneticilerinin BDP Genel Başkanı Selahattin
Demirtaş, Mardin Milletvekili DTK Genel Başkanı Ahmet Türk'e arazilerin iadesi
için başvurduğu, sorunun uzlaşıyla çözülmesi için komisyonlar kurulduğu çözüm
bulunamadığı için hukuki yola başvurulduğu belirtildi. Süryaniler, sorunun
arazileri ellerinde bulunduran BDP'li yönetici ve ailelerin tutumu nedeniyle
uzlaşma ile çözülemediğini öne sürerken, BDP Genel Başkanı Demirtaş ise, bu
ailelerden BDP'li olanlar olsa bile gayrimüslimlerin hak ve hukukunun yanında
olacaklarını söyledi.
'İkinci Mesih' olarak da anılan, Hıristiyanlığın
yayılmasında en ön sırada yer alan Mor Avgin, M.S. 300'lü yıllarda
Mezopotamya'ya gelip Nusaybin ilçesi yakınlarındaki Bagok Dağı eteğinde kurduğu
manastırla misyoner, rahip ve din adamı yetiştirerek Hıristiyanlığın Anadolu'ya
yayılmasını sağladı. 1970'li yılların sonuna kadar aktif olan Mor Avgin
Manastırı, Süryaniler'in büyük bölümü çeşitli nedenlerden dolayı Avrupa
ülkelerine göç etmek zorunda kalınca, terk edildi. 2008 yılında restore edilen
manastırın tekrar ibadete açılması üzerine Avrupa'da bulunan Süryani cemaati,
manastıra ait olduğu ve köylülerin 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları
sırasında gerçek dışı beyanlarla üzerlerine tapuladığını iddia ettikleri
arazileri tekrar alabilmek için 2009 yılında harekete geçti. Manastıra ait
olduğunu iddia ettikleri arazilerin şu andaki sahiplerinin büyük oranda BDP'li
olduğunu öne süren İsveç Mor Avgin Derneği yetkilileri, dava açmadan önce arazi
sorunun uzlaşı yolu ile çözülebilmesi için ilk olarak BDP yetkilileri nezdinde
girişimlere başladı.
BDP KOMİSYONLARI İŞE YARAMADI
Mor Avgin İsveç Derneği, arazileri alabilmek için 2010
yılında BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü. Demirtaş'ın
girişimiyle Almanya ve İsveç'ten gelen Süryaniler, BDP'li yetkililer ve
bölgenin ileri gelenleri Nusaybin'in Beyazsu (Ava Spi) bölgesinde bir araya
gelerek sorunu ele aldı. Görüşmeler sonunda konunun takip edilmesi ve çözüm
yollarının bulunmasında görev yapmak üzere aralarında BDP'li ve Süryani dernek
yöneticilerinde bulunduğu 6 kişilik komisyon kuruldu. Komisyonun 7 ay geçmesine
rağmen somut bir çalışma yapmaması üzerine Süryanilerin temsilcileri, BDP Genel
merkezindeki yetkililere 7 Mart 2011 tarihinde bu konuyla ilgili yazı yazdıktan
sonra bu kez 9 Nisan 2012 tarihinde Ankara'da BDP Genel merkezinde Demokratik
Toplum Kongresi Genel Başkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve BDP
milletvekilleri ile görüştü. Burada alınan kararla eski komisyon feshedildi,
yerine yine Süryani ve BDP'li yetkililerin bulunduğu ikinci komisyon kuruldu.
"HALKLARIMIZIN KARDEŞLİĞİ İÇİN YARDIM EDİN"
Bu komisyondaki isimlerin de manastır arazilerinin iade
edilmesi yönünde çalışma yapmaması üzerine İsveç Mor Avgin Derneği
yöneticileri, 1 Ekim 2012 tarihinde BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a
yazı gönderdi. Yazıda, bölgedeki halkların kardeşliğinin pekişmesi için
arazilerin iade edilmesi gerektiği belirtilerek şöyle denildi:
"Mor Avgin Manastırımızın mülk ve mağaralarının
tekrar manastırımıza iade edilmesi için şimdiye kadar nezdinizde ve BDP
yetkilisi bazı arkadaşlar nezdinde girişimlerde bulunduk. İsveç'e yaptığınız
ziyaret esnasında sizinle yaptığımız görüşmede de bu konu ile ilgili talep ve
beklentilerimizi dile getirmiştik. Süryaniler'in bölgeden Avrupa ve batı
ülkelerine toplu göç etmek zorunda kalması ardından, son 30 yıl içerisinde
eskiden beri manastırımıza ait olan bazı tarihi mülk ve mağaralar, civardaki
bazı köylülerin eline geçmiş ve bugüne kadar kendileri tarafından işlenerek
hasılatları kendilerince toplanmaktadır. Mor Avgin Derneği olarak artık eski
çağlardan beri manastırımıza ait olan bu toprakların bir an önce tekrar esas
sahibi olan manastırımızın yetkililerince işletilmek ve tapulanmak üzere iade
edilmesini istiyoruz. BDP olarak bu gibi konulardaki hassasiyet ve geçmiş çalışmalarınızı
da göz önünde bulundurarak, ayrıca çok kültürlü ve tarihi eserleriyle dünyaca
tanınmış bölgemize tarihten miras kalan bu eserlerimize de hep birlikte sahip
çıkmak, halklarımızın kardeşliğini pekiştirmek ve bölgedeki kültür mirasımıza
birlikte sahip çıkmak için bu konuda gerekli yardım ve desteğinizi
esirgemeyeceğinizi biliyoruz."
1 AİLE 200 DÖNÜMÜ İADE ETTİ
Yazıda, manastıra ait arazileri ellerinde bulunduran Hacı
Bahri ailesinin 200 dönümlük araziyi tekrar manastıra iade ettiği
belirtilirken, "Bunun söz konusu manastırımıza ait diğer toprak, arazi,
mağara ve mülkleri ellerinde bulunan komşu ve hemşerilerimize de örnek teşkil
etmesini umuyoruz" denildi.
"BDP'Lİ AİLELER ÇÖZÜMÜ ENGELLİYOR"
Yazıda, sorunun uzlaşı yoluyla çözülmemesine arazileri ellerinde
bulunduran BDP'li bazı ailelerin neden olduğu, oluşturulan komisyonların somut
sonuç elde edemeyince 9 Nisan 2012 tarihinde İsveç Mor Avgin Derneği yönetim
kurulu üyelerinin Ahmet Türk ve beraberindeki heyetle Ankara'da dava ile
görüştüğü hatırlatıldı. Yazıda, şöyle devam edildi:
"Bu görüşmede alınan karara göre Haziran 2012'de
derneğimiz tarafından Nusaybin'e iki arkadaş gönderildi. Bölgedeki BDP
yetkilileri ile merkezden alınan karara göre soruna çözüm yolları aranacak ve
bir neticeye varılacaktı. Ama görüşmelerimizde alınan kararlar doğrultusunda
tekrar bir komisyon oluşturuldu. Şu ana kadar olumlu bir çözümün olmamasının
başlıca sebebi; manastırımız Mor Avgin'e ait toprakları bugün işletenlerin
bölgede yaşayan bazı BDP üyesi ve yetkilisi olan şahısların ve akrabalarının
ellerinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum davanın çözümünü daha da
zor bir hale getirmektedir."
"HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATIYORUZ"
Mor Avgin Manastırı Derneği olarak, hukuk yollarına
başvurması ve davanın hukuksal takibini yapması için Diyarbakır'dan Avukat
Serhat Karaşin'in görevlendirildiği anlatılan yazıda şöyle denildi:
"Uygun bir tarihte ve yerde, hem davamızın
haklılığını daha detaylı bir şekilde sizlere aktarabilmek, hemde bundan sonra
bu konuda atacağımız adımlar konusunda görüş ve tavsiyelerinizi dinlemek üzere
Mor Avgin Derneği temsilcileri ve avukatımız ile bir görüşmeye değerli
zamanınızın bir kısmını ayırabilirseniz seviniriz."
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a gönderilen
yazıdan sonra Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Manastırı ve Kiliseleri Vakfı
adına İliye Kırılmaz Mor Avgin Kilisesi'ne ait arazilerin şu anda kimin adına
tapulu olduğunun tespit edilmesi için avukat Serhat Karaşin aracılığıyla
Nusaybin Sulh Hukuk Mahkemesine 6 ay önce dilekçeyle başvuruda bulundu.
Kırılmaz dilekçesinde sıkıntılı dönemler geçiren Süryani toplumunun bir süre
manastırı terk etmek zorunda kaldığı, kalanların, toprak ve Manastıra sahip
çıkamadığı, kendileri için kutsallık taşıyan arazilerin gerçeğe aykırı
beyanlarla köylüler tarafından adlarına tescil edildiği, açılaçak zilyetlik ve
tescil işlemlerine ilişkin davalara delil teşkil etmesi için şu anki
maliklerinin ve zilyetlik durumlarının kayıtlarının çıkarılması istendi.
"BDP, KÖYLÜLERİ İKNA ETMELİ"
İsveç Mor Avgin Derneği'nin avukatı Serhat Karaşin, köy
halkının da bu arazilerin manastıra ait olduğunu bildiğini, 1970 yılındaki
idari ve mülki amirlerin beyanı ve çeşitli belgelerde de bu arazilerin
manastıra ait olduğunun mevcut olduğunu, sorunun uzlaşıyla çözülmesi şu ana
kadar köylülerle yaptıkları görüşmelerden somut bir sonuca ulaşamadıklarını
söyledi. Karaşin, arazi sorununu gidermek için irade ortaya koyma yönünde tavır
gösteren BDP'nin köylüleri ikna etmesi gerektiğini dile getirdi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gayrimüslimlerin
Türkiye genelinde ve bölgede mal varlıklarıyla ilgili çok ciddi haksızlıklar
bulunduğunu söyledi. Demirtaş şunları söyledi:
"Kadastro işlemleri yapılırken, o insanlar burada
olmadığı, zorunlu olarak sürgüne, göçe tabii tutuldukları için kadastro
esnasında oradaki ahali çoğu yerde söz konusu araziyi kendi üstlerine
yazdırmışlar. Hukuk gereği o dönemde itiraz olmayınca, itiraz süresi de geçince
haksız bir şekilde gayrimüslimlerin malları bölgedeki bazı ailelerin eline
geçmiş. Bazı yerlerde korucu aileleri fiilen el koymuş bu arazilere.
Gayrimüslim yurttaşlar kilise arazileriyle ilgili davalar açıyor. Mahkemeler bu
konuda doğrusu tarihi gerçekleri esas almak yerine bu kadastro yapılırken,
yapılmış hileli tutanakları esas alıyor. Haksız yere el konulmuş, şu veya bu
gerekçeyle haksızlığa uğramış bütün gayrimüslim yurttaşların, kiliseye ait
araziler konusunda hakkının iade edilmesini istiyoruz. Her halükarda orada söz
konusu aile BDP'li de olsa gayrimüslim ailelerin hak ve hukuku neyse biz onun
yerine getirilmesi için hep yanlarında olduk. Bunun için mahkeme kararı
gerekiyor. Mahkeme maalesef aleyhe kararlar veriyor. Karar Yargıtay'a gitse
oradan dönüyor."
MANASTIR'IN HALEN SUYU YOK
1700 Yıllık Mor Avgin Manastırı, restore edilerek yol
yapılıp tekrar faaliyete sokulurken suyunun olmaması, manastırdaki papaz ve
görevlileri zor durumda bırakıyor. Manastır sakinleri su ihtiyaçlarını ise çevredeki
komşu köylerden sağlıyor.
Mor Avgin Manastır'ına ait olduğu söylenen arazilerin
tekrar geri alınabilmesi için 10 yıldır mücadele eden Mardin Kırklar Kilisesi
Papazı Gabriel Akyüz, Manastır'ın Trabzon'daki Sümela Manastırı'nın benzeri
olduğunu söyledi. Akyüz, "Manastır 1980'den sonra adeta terk edildi. 2 yıl
öncesine kadar da bu böyleydi. 2 yıl önce biz manastıra rahip atadık. Devlet
manastırın yolunu yaptı. Ancak, henüz su verilmiş değil. Manastıra bir an önce
su da verilmesini bekliyoruz" dedi. Manastırın mülkiyetinin Mardin Süryani
Kadım Deyrülzafaran Manastırı ve Kiliseleri vakfına ait olduğunu belirten
Gabriel Akyüz, şöyle dedi:
"Manastırın tapusu vakıftadır. Bu tapu 1951'de
Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla alınmıştır. Tapuda manastır sınırları '3 dağ
silsilesi ile çevrilidir" diye geçiyor. Güney cephesi ise dere kadar
olarak belirlenmiş. Biz dereyi ele alıyoruz. Dere ise ovaya kadar uzanıyor.
Manastır 1970 ile 2-3 yıl önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 kez
mağdur oldu. Manastır ve arazilerinin tapuları olmasına rağmen kadastro
arazileri çok küçültmüştür. Kadastro çalışmalarında manastırın arazisi 37
dönümle sınırlandırılmıştır. Köylüler aralarında orayı zapt etti. Köylüler iki
partili olduğu için kendi aralarında anlaşmayıp onlar birbirine düşerken biz de
arazileri almaya müdahil olduk. 1970 yılında yerel mahkeme yani kaymakamlığın
oluşturduğu komisyon bu arazilerin manastıra ait olduğunu kabul etti ve
arazileri manastıra verdi. Arazilerin Manastıra ait olduğuna dair elimizde iki
karar var. Bu kararlarla birlikte dava açtık şimdi sonucunu bekliyoruz."
KÖYLÜLER: MANASTIRA AİT ARAZİ YOK
Mor Avgin Manastırı yakınlarında bulunan Eskihisar köyü
sakinlerinden Haşo Dinç ise, Manastır'ın da daha önce kendilerine ait olduğunu
Süryaniler'in talep etmesi üzerine onlara verdiklerini belirterek,
"Papazları geldi bizden kiliseyi istedi. Biz de kiliseyi onlara devrettik.
Biz vermesek herkes bizi haksız ederdi. Kilise; Müslümanlar'ın değil
Hıristiyanlar'ındır diye. Kiliseye ait araziler falan yok. Bir kaç dönüm var
onuda Girmeli beldesinde birileri sürüyor" dedi.
http://www.dha.com.tr/suryaniler-manastir-arazilerini-bdpli-ailelerden-geri-istiyor-son-dakika-haberi_489394.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.