Aşırı güç kullanımıyla ilgili gerekenin yapılacağını
söyleyen Erdoğan, "polis sokaklardan çekilsin" taleplerine olumsuz
yanıt verdi, "Polisi çekin'. Ne olacak? Burası yol geçen hanı değil! Bu
ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir ve kamu kurumlarına varıncaya kadar, kamu
araç gereçlerine varıncaya kadar, sivil vatandaşlarımızın araçlarına varıncaya
kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır" dedi. Erdoğan,
'faiz lobisi'ni suçladı, "Bu faiz lobisi borsada spekülasyonlarla bizi
tehdit edeceklerini zannediyorlar. Şunu iyi bilmek lazım. Bu milletin alın
terini onlara yedirmeyeceğiz" diye konuştu.
***
Kuzey Afrika gezisinden yurda dönen Başbakan Erdoğan,
kendisini karşılamaya gelen kalabalığa hitaben bir konuşma yaptı.
Başbakan Erdoğan, 3 Haziran'da çıktığı Fas, Cezayir ve
Tunus gezisinden yurda döndü. Erdoğan'ı karşılamak için çok sayıda vatandaş,
bakan ve milletvekili Atatürk Havalimanı'na geldi.
Basın toplantısı yapmayacağı açıklanan Erdoğan,
havalimanına getirilen seçim otobüsünden kendisini karşılamaya gelen
vatandaşlara seslendi.
Erdoğan'ın saat 02.40'ta başladığı konuşması yoğun
katılım nedeniyle miting havasında geçti.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının gündeminde Gezi Parkı
protestoları vardı.
Aşırı güç kullanımıyla ilgili gerekenin yapılacağını
söyleyen Erdoğan, "polis sokaklardan çekilsin" taleplerine olumsuz
yanıt verdi, "Polisi çekin'. Ne olacak? Burası yol geçen hanı değil! Bu
ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir ve kamu kurumlarına varıncaya kadar, kamu
araç gereçlerine varıncaya kadar, sivil vatandaşlarımızın araçlarına varıncaya
kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır" dedi.
Erdoğan, 'faiz lobisi'ni suçladı, "Bu faiz lobisi
borsada spekülasyonlarla bizi tehdit edeceklerini zannediyorlar. Şunu iyi
bilmek lazım. Bu milletin alın terini onlara yedirmeyeceğiz" diye konuştu.
Erdoğan'ın hedefinde tencere-tava protestosu yapanlar da
vardı. 'Ağırbaşlılık ve aklıselimden taviz vermeyeceklerini' söyleyen Erdoğan,
"Siz sokaklarda tencere-tavayla dolaşanlardan değilsiniz. Bu gençlik
elinde bilgisayarla dolaşanlardan olacak" ifadelerini kullandı.
Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
"Sevgili İstanbullular, çok değerli yol
arkadaşlarım, ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarım, hepinizi
hasretle ve muhabbetle selamlıyorum.
Bu güzel İstanbul gecesinde muhteşem bir coşkuyu,
sarsılmaz kararlığı ve heyecanı bizlere yaşattığınız için sizlere teşekkür
ediyorum.
Bu gece sadece sizleri değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin her
köyünde, her şehrinde nefes alıp veren canları, can kardeşlerimi selamlıyorum.
Diz çökmüş, rabbimin huzurunda dua eden annelerimizi,
ninelerimi, bacılarımı selamlıyorum. Alın terini ekmeğine katık etmiş çiftçi,
köylü, tüm işçi, tüm emekçi kardeşlerimi selamlıyorum. Türkiye kadar büyük,
Türkiye kadar vakur, Türkiye kadar ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum.
Şu anda İstanbul'dan, İstanbul'un kardeşi Saraybosna'yı,
Bakü'yü, Beyrut'u, Kahire'yi, Üsküp'ü, Bağdat'ı, Şam'ı, Gazze'yi, Ramallah'ı,
Mekke ve Medine'yi selamlıyorum. Elbette İstanbul'u tekrar tekrar selamlıyorum,
her semti ile her mahallesi ile her sokağı ile İstanbul'u yürekten
selamlıyorum.
Bugün sizlere uzaktan selamlar getirdim. Uzak
diyarlardaki kardeşlerimden selamlar getirdim.
Sizlere Fas'taki kardeşlerimin selamlarını getirdim,
sizlere Cezayir'deki kardeşlerimin selamlarını getirdim, sizlere Tunus'taki
kardeşlerimin selamlarını getirdim. Değerli kardeşlerim, Allah kardeşliğimizi
daim etsin inşallah.
Rabbim birliğimizi, dayanışmamızı, muhabbetimizi daim
etsin inşallah. Oradaki kardeşlerimiz, oradaki yöneticilerimiz hep şunu
söylediler; 'Bunların hepsi geçer' dediler. 'Çünkü biz size inanıyoruz'
dediler.
'VANDALLIKLA İŞİMİZ OLMAZ'
Biz hiçbir zaman gönüller yıkmanın, gönüller kırmanın
tarafında değil, gönüller yapmanın tarafında olduk. Ama dik durduk,
dikleşmedik. Bizim kavga ile çatışma ile işimiz olmaz, bizim vandallıkla, vurup
kırmayla, yakıp yıkmakla, kırıp dökmekle işimiz olmaz.
'FAİZ LOBİSİ BİZİ TEHDİT EDEMEZ'
Kardeşlerim, biz yapmayı biliriz ve bugüne kadar da
yaparak, üreterek, inşa ederek, Türkiye’yi büyüterek bugünlere geldik. Şimdi
altını çiziyorum; faiz lobisine rağmen buralara geldik. Bu faiz lobisi şu anda
borsada spekülasyonlara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor.
Şunu bir defa çok iyi bilmeleri lazım; bu milletin alın
terini onlara yedirtmeyeceğiz. Bu vandalizmi organize edenlerin yanında
olduğunu söylüyorsa bunlar karşısında bizi bulacaklardır. Bizim karşımıza
geldikleri zaman 'Sizin zamanınızda 5 kat daha zengin olduk' diyenler, işte
bugünlerde bizle uğraşmaya başladılar. Biz buralara insanımızı yücelterek
geldik. Artık dünya Türkiye'yi, Türk insanını konuşuyor.
Böyle bir dönemde nereden çıktı bu işler Biz bugünlere
'ya sabır' diyerek, 'sabreden zafere ulaşır' diyerek geldik. Herkes şunu
bilsin, biz Türkiye’yi kardeşlik üzerine inşa ederek, kardeşlikle büyüterek,
kardeşliği yücelterek bugünlere geldik.
76 milyonun hiçbir ferdini ayırt etmedik. Birileri diyor
ki, 'Başbakan yüzde 50’nin başbakanı olduğunu söylüyor'. Elinize, dilinize
dursun. Biz bugüne kadar 76 milyonun hizmetkarı olduğumuzu söyledik.
Türkiye’nin en batısından en doğusuna kadar ayırt etmeden hizmet götürdük.
10 yıl önce Hakkari'de havaalanı açılacak dense kim
inanırdı, Şırnak'ta havaalanı açılacak dense kim inanırdı? Geldik 26 ilde
havaalanı vardı, şimdi 50'ye ulaştı.
Bizim karşımıza dikilenler, bu hizmetler için değil, bu
hizmeti kimler yapıyor, onun için dikildiler.
Kim yapıyor 'AK Parti yapıyor. AK Parti iktidarı yapıyor.
Öyleyse biz bir yerden bir şeyler yapıp, sandıkta başaramadığımızı sandık dışı
yollarla yapacağız' dediler. Kimsenin etnik kökeni, kimsenin inancı, kimsenin
mezhebi, ideolojisi, düşüncesi bizim nezdimizde ötelenmiş değildir.
Çünkü biz, bu milletin -dikkat edin 50 milyonun demiyorum
veya yüzde 50'nin demiyorum, 76 milyonun efendisi değil, hizmetkarıyız. Biz
birlikte Türkiye'yiz. Biz biriz, beraberiz, kardeşiz. Türkiye'de yaşanan
hadiseleri, bütün tarafsızlığımızla - bizim anlayışımız bu- okuruz, analiz
ederiz, değerlendiririz, ondan sonra da adımımızı atarız.
AK Parti iktidarının başarısı gerginlik, çatışma
kutuplaşma asla değildir.
Biz nasıl demokrasiye, seçime, milli iradeye saygılıysak,
herkesten ama herkesten çok haklı olarak bize de saygılı olmalarını istiyoruz.
Biz, yola çıkarken bir şey söyledik, 'Hedef, ileri demokrasi' dedik. Bunu
başaracağız.
'SANDIK DIŞINDA KİMSE EL UZATAMAZ'
Kardeşlerim; emaneti veren millettir. Emaneti alacak olan
da sadece millettir. Millet dışında hiç kimse bu emanete el uzatamaz. Sandık
dışında hiç kimse bu emanete kast edemez. 10.5 yıl geçti. 10.5 yıl boyunca bu
emaneti kutsal bildik, canımız gibi koruduk bundan sonra da canımız gibi
korumaya devam edeceğiz.
'VANDALLIĞA İZİN VERMEYİZ'
Hiç kimsenin, ama hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk
yapmasına, demokrasiye kast etmesine, vandallıkla yakıp yıkmasına, şehirlere,
kamu mallarına, insanımıza zarar vermesine göz yumamayız.
'15 AĞAÇ İÇİN 3 KİŞİ ÖLDÜ'
Şimdi, Gezi Parkı'nda sayısı 15'e bile varmayan ağaç için
yapıldığı söylenen gösteriler bugün arkasında 3 kayıp bıraktı. 2 gencimiz
hayatını kaybetti, bir başkomiserimiz şehit oldu. Şimdi ben buradan bir şey
söyüyorum. Kardeşlerim; bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyse benim polisimin
ölümü, şehadeti de en az onlar kadar önemlidir. Bu polis kimin polisi, neyin
görevini yapıyor Bu ülkede can güvenliğimizi sağlamak için görev yapıyor.
'POLİS GÖREVİNİ YAPTI'
Yeri geliyor teröristin karşısına dikiliyor, yeri geliyor
anarşistin, vandalizmin karşısına dikiliyor. Birilerinin işine tabii ki bu
gelmeyecek. Ne diyorlar; 'Polisi çekin'. Ne olacak Burası yol geçen hanı değil,
bu ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Kamu kurumlarına, kamu araçlarına,
sivil vatandaşlarımızın araçlarına varıncaya kadar, insana varıncaya kadar
herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır.
'AŞIRI GÜÇ İÇİN TALİMAT'
Yeri gelmiş, aşırı güç kullanmış olabilir. Onlarla ilgili
talimatımızı verdiğimizi söylemiştim. Başbakan vekilim de bunu söyledi. Konuyla
ilgili İçişleri Bakanım gereğini yapıyor. Takipçisidir. Fakat kimsenin bunlar
üzerinden bize saldırmaya da hakkı yoktur. Kardeşlerim, başkomiserimizin daha
doğmamış bebeği anne karnında yetim bırakıldı. Çoğu polis, bine yakın
vatandaşımız yaralandı. Şehirler yağmalandı, dükkanlar yağmalandı, esnafa zarar
verildi. Bunlar Türk bayrağını yakacak kadar azgınlaştılar ve utanmadan,
sıkılmadan Türk bayrağını gezdirenler bunlara ne yazık ki oyuncak oldu.
'EYLEMLER VANDALLIĞA DÖNÜŞTÜ'
Sokaklarda kağıt toplayarak hayatını idame ettirmeye
çalışan gencimiz, ona da kast ettiler. Kardeşlerim; gazeteciyim diyerek,
sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek son derece sorumsuz bir şekilde
nefretin, ayrımcılığın, hukuksuzluğun, kışkırtmanın alasını yaptılar.
Demokratik gösteri hüviyetini kaybeden, artık vandallığa, artık tam anlamıyla
hukuksuzluğa dönüşen bu eylemler derhal son bulmalıdır. Samimi hissiyatlarla
çıkıp, terör örgütlerinin aracı olan vatandaşlarımız, asıl oyunu görüp bu
hukuksuzluktan uzak durmalıdır. Benim masum vatandaşlarım bu kirli oyundan, bu
siyaset mühendisliğinden, demokrasiye yönelik bu hukuksuz gösterilerden
kendilerini ayırmalıdır. Her ne yapacaksak demokrasi içinde yapacağız, her ne
yaparsak hukukla yapacağız. Bunun dışındaki her yolu, 76 milyon hep birlikte
gayri meşru görecek, 76 milyon hep birlikte bunun karşısına dikileceğiz.
İTİDAL ÇAĞRISI
Türkiye'nin yükselişini Allah'tan başka hiçbir güç
engelleyemez. Sevgili kardeşlerim, siz 10 gün boyunca, vakardan,
ağırbaşlılıktan, aklıselimden taviz vermediniz. Şimdi buradan evlerimize
dağılacağız; vakardan, ağırbaşlılıktan, aklıselim ve sağduyudan asla taviz
vermeyeceğiz. Sizin elinizde tencere tava yok değil mi İşte bu çok önemli.
'TENCERE-TAVAYLA DOLAŞANLARDAN DEĞİLSİNİZ'
Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değil, bu
gençlik, elinde bilgisayarıyla dolaşanlardan bir gençlik olacak. Büyük
Türkiye'nin büyük gençleri olarak, büyük Türkiye ülkesi için mücadeleyi
kararlılıkla sürdüreceğiz. Gençler, kardeşlerim, siz, mazlumların umudusunuz.
Siz, Ortadoğu'nun, Balkanların, Afrika'nın örnek gençlerisiniz. Siz büyük
düşüneceksiniz. Siz büyük adımlar atacak, büyük hedeflere koşacaksınız. Siz
oyuna gelmeyecek, aldanmayacak, aldatmayacaksınız.
Gençler, her birinize teşekkür ediyorum. Sizlerin
şahsında Türkiye'nin bütün gençliğini kucaklıyorum. Anadolu'daki, Trakya'daki
Türk kardeşlerimi, yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerimi gönülden selamlıyorum.
Sevgili İstanbullular, emin olun Türkiye'nin yükselişini Allah'tan başka hiçbir
güç engelleyemez. Şehit başkomiserimizi, hayatını kaybeden 2 gencimizi rahmetle
yad ediyor, yakınlarına başsağlığı diliyorum."
Başabakan Erdoğan konuşmasının ardından Üsküdar
Kısıklı'daki evine geçti. Burada da kalablık bir grup tarafından karşılanan
Erdoğan, bir kez daha konuştu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.