Beyoğlu Belediyesi'nin her yıl düzenlediği
"Geleneksel Beyoğlu İftarı" tarihi Okçular Tekkesi'nde yapıldı. İftar
yemeğine İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos,
Süryani Katolik Kilisesi Patrik Vekili Yusuf Sağ, Hahambaşı İsak Haleva ve
Süryani Ortodoks Kilisesi Metropoliti Yusuf Çetin, Ermeni Patrikhanesi
Dinlerarası İlişkiler Sorumlusu Sahak Meşalyan ve çok sayıda davetli katıldı.
***
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan Semavi
dinlerin temsilcilerinin katıldığı Geleneksel Beyoğlu İftarı’nda konuştu
Semavi dinlerin temsilcilerinin katıldığı Geleneksel
Beyoğlu İftarı'nda konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan,
"Huzur bütün gürültülerden güçlüdür" dedi. Semavi dinlerin
temsilcilerinin katıldığı Geleneksel Beyoğlu İftarı'nda konuşan Beyoğlu
Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Huzur bütün gürültülerden
güçlüdür" dedi.
Beyoğlu Belediyesi'nin her yıl düzenlediği
"Geleneksel Beyoğlu İftarı" tarihi Okçular Tekkesi'nde yapıldı. İftar
yemeğine İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos,
Süryani Katolik Kilisesi Patrik Vekili Yusuf Sağ, Hahambaşı İsak Haleva ve
Süryani Ortodoks Kilisesi Metropoliti Yusuf Çetin, Ermeni Patrikhanesi Dinlerarası
İlişkiler Sorumlusu Sahak Meşalyan ve çok sayıda davetli katıldı.
Gecede konuklarına seslenen Beyoğlu Belediye Başkanı
Ahmet Misbah Demircan, restore edilerek yeniden kullanıma açılan Okçular
Tekkesi’nin edep, ibadet ve talim merkezi olduğunu belirterek, yüz yıllık
sessizlikten sonra Okmeydanı’nın tekkesine kavuştuğunu, burada yakılan ışığın
Okmeydanı’na sirayet edeceğini ve yepyeni bir Okmeydanı kurulacağını söyledi.
"BİRLİKTE YAŞAMA KİTABININ VARİSİ BİZİZ"
Beyoğlu’nun, İstanbul’un en önemli sahnesi olduğunu
belirten Demircan, “Binlerce yıldır doğunun irfanı ve batının aklı, İstanbul'da
mezcoldu, Beyoğlu'nda sahnelendi. Doğuda ve batıda bütün medeniyetlerin, bütün
dinlerin, bütün ırkların evsahibiyiz. İnsanların yaşadığı bütün problemlerin ve
bütün çözüm yollarının tanığı biziz. Birlikte yaşama, farklılıklarla bir millet
olma dersinin en ideal hocası bizleriz, birlikte yaşama kitabının varisi biziz.
Azınlık vakıflarının iadesi, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılma
çalışmaları, Ülkemizin doğusunda 30 yıldır süren kanlı terörün bir çözüm
sürecine bağlanması, Alevi vatandaşlarımızın sorunları ve bunların çözümüyle
ilgili yapılan çalışmalar, Roman vatandaşlarımızı öteki olmaktan kurtaracak
hummalı gayretler. Heyecanımızı kat kat artırıyor. Mabedde, tekkede, sofrada
buluşanlar, Türkiye'nin huzurunun yanında saf tutanlardır. İnanıyorum ki huzur,
bütün gürültülerden güçlüdür” diye konuştu.
“Suriye'de insanlık tarihindeki en büyük katliamlardan
biri yaşanıyor” diyen Demircan şöyle konuştu;
“Demokrasi, insan hakları, refah sadece belli
coğrafyaların malı gibi değerlendiriliyor. Değerlerin pörsümesi nedeniyle
yaşadığımız dramların, kadim olanla tamir edileceğine inanıyorum. Birlikte diz
kırdığımız sofralarımızda, cem olduğumuz mabedlerde bu sorunun çözümü için daha
çok çalışmak gerektiği kanaatindeyim. Beyoğlu'nda kucaklaşan farklı insanlar,
Dünyaya kucaklaşma mesajını pekala verebilir. Yer yüzü sofrasının hepimize
yeteceğini gösteren mütevazi soframızı Bütün insanlığa önerebiliriz”
"BİZ BARIŞI YAYMALIYIZ"
Gezi Parkı olaylarını da değerlendiren Demircan, yeniden
büyük bir ülke olma adımları atan Türkiye’de yaşananlardan gereken okumaların
yapılacağını ve geleceğe önemli katkılar çıkarılacağını belirtti. Beyoğlu'nun
çoğulcu barış havzası imajına zarar veren hadiselerin yaşandığını da anlatan
Demircan,
“Esnafımız başta olmak üzere Beyoğlu'nda yaşayanlar
mağdur oldu. Sadece sokaklarımız değil, değerlerimiz örselendi. Yüzeysel de
olsa bir tahrip olduğunu kimse yadsıyamaz. Şunu özellikle ifade etmek isterim
ki, şiddeti kışkırtan, kuralları ve oluşturduğumuz birlikte yaşama kültürünü
tahribe yönelik çabalara itirazımız var. Biz, barışı ve barış fotoğrafını,
huzuru ve huzur fotoğrafını çoğaltmalı, yaymalıyız” dedi.
İSTANBUL MÜFTÜSÜ: ORUÇ İNSANI BİR NOKTAYA GÖTÜRMELİ
Bütün semavi dinlerin aynı kaynaktan geldiğini belirten
İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran ise nefis terbiyes için orucun önemine değinerek,
"Hepsinde ibadet var, iman var, oruç var. Ancak şekil ve zamanları
farklıdır. Oruç insanı bir noktaya götürmeli, ahlaka, güzelliği götürmeli"
dedi.
ERMENİ PATRİK VEKİLİ: ORUCUNUZA SAHİP ÇIKIN
İftar yemeğinde davetlilere hitap eden Ermeni
Patrikhanesi Dinlerarası İlişkiler Sorumlusu Sahak Maşalyan, yaz mevsiminde 33
derece sıcaklık altında 16 saat boyunca aç susuz oruç tutmanın, ruhun maddeye
galip gelmesi olduğunu belirtti. Buna bütün bir insanlığın ihtiyacı olduğunu
belirten Maşalyan "Orucunuza sahip çıkın, onu sadece kendiniz için değil, bütün
bir insanlık için tutun" diye konuştu.
SÜRYANİ PATRİK VEKİLİ SAĞ: BENİM VATANIM TÜRKİYE'DİR,
SENDE DOĞDUM, SENDE ÖLECEĞİM
Gecede konuşan Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ
ise insanların oruç ve dua ile kötülüklerden uzak olabileceğini belirtti.
Din önderlerinin, devlet büyüklerinin iyiliklerini de
yanlışlarını da söylemesi gerektiğini de ifade eden Sağ, "Türkiye'nin son
yıllarda aldığı mesafeyi görüyorum. Bunu vicdan sahibi her insan görüyor.
Sürdürülen barış sürecini destekliyorum. Anneler ağlamasın, babalar yas
tutmasın, gençler dul kalmasın istiyoruz. Beni ziyaret eden Almanya Şansölyesi
Merkel'e 'Başbakan bu süreç için vücudunu taşın altına koyuyor, sen de elini
koy' dedim. Çünkü terörün dini imanı yoktur" şeklinde konuştu.
Yeni anayasa yapılmasının da çok önemli olduğunu aktaran
Sağ, Anayasa'da Türk, Kürt, Ermeni, Süryani gibi ayrımların yapılmaması
gerektiğini belirterek, "Ben azınlık kelimesini kabul etmiyorum. Benim
vatanım Türkiye'dir, sende doğdum, sende öleceğim. Bizler de Çanakkale'de şehitler
verdik. Şimdi, bize hakkımızı teslim edecek bir Anayasa istiyoruz" diye
konuştu.
BARTOLOMEO: HEYBELİADA RUHBAN OKULU HALA AÇILMADI
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen bir arada yaşamayı
öğrendiklerini söyleyen Rum Ortodoks Partiği Bartolomeo, ise son zamanlarda
olumlu adımlar atılmış olmasına rağmen Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmamış
olduğunu söyledi.
Okulun açılmamasından dolayı üzüntülü olduklarını ifade
eden Bartolomeo, "Güneydoğu meselesi, anayasa oluşumu, demokratikleşme
konularında adım atan Türkiye'nin 42 yıllık kapalı olan okulu açmamasını
anlamıyoruz" diye konuştu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.