Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler arası İttifak, Büyük
Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı... Hepsi Haçı geni taşıyan projeler. Hepsinin
de hedefinde İslam coğrafyası var. İlk olarak Diyalog sonra da eş zamanlı
olarak Medeniyetlerarası İttifak ortaya atıldı. Bu kavramlarla İslam coğrafyası
BOP’a hazırlandı. Papazlar ve hahamlar iftar sofralarında boy göstermesi ve
hatta iftar dualarını yapmaları bu projelerin ortaya atılmasıyla başladı. Bu
süreçte İslam haram dediği halde Müslüman kadınlar Hıristiyan erkeklerle
evlendirildi ve bu cinayet, “bir devrim” diye gazete manşetlerine taşındı. (Ne
diyelim Allah akıl fikir versin. HYETERT)
Bir taraftan gayrimüslimler baş tacı edilirken öte yandan
İslam ve değerleri aşağılanıyordu.
Bu dönemde başörtüsüne teferruat dediler.
Kelime-i Tevhit’ten “Muhammedur Resulullah” ibaresini
çıkardılar.
Hıristiyan ve Yahudilerin bile cennete gireceğini iddia
ettiler.
Besmele çekerek kilise açılışları yaptılar.
“Dört hak din vardır” dediler.
Mesaj verilmişti.
Hıristiyan, Yahudi ve sözde Müslümanlar aynı ortamlarda
buluşup, “aynıyız” mesajları Müslümanlara verilmişti.
Kelime-i Tevhit’ten âlemlere Rahmet Hz. Muhammed’i (SAV)
kabul etmeyenlerin istediği tenzilat da yapılmıştı.
Burada saymakla bitiremeyeceğimiz diyalog icraatlarıyla
Müslümanların gayrimüslimlere karşı olan refleksleri iyice törpülendiğine
kanaat getirdiklerinde sinsi sinsi devam eden BOP’a gelmişti.
Türk milleti artık BOP’a hazırdı.
Ve AKP sahneye çıkıyor…
BOP’un öngördüğü icraatları Türkiye’de hayata geçirmek
için tam da BOP’a göre bir hükümet, çok önceden pişirilip hazırlanmıştı.
Gecikmeden servis edildi ve BOP’un figüranı AKP kuruldu.
Yahudi lobileriyle sıkı fıkı ilişkilerin oluşturduğu
Atlantik ötesinden esen rüzgârla kısa zamanda ipi göğüsleyen AKP, iktidar
koltuğuna hızlıca oturtuluverdi.
Türk milleti AKP’nin arkasına stepne yapılınca iş
başındaki AKP, var gücüyle BOP’a hizmete başladı.
Irk işgalinde ABD’ye cesaret verildi.
Afganistan işgaline ortak olundu.
Libya’da da aynı cürüm işlendi.
İsrail’i koruyan Füze kalkanına Türkiye ev sahibi
yapıldı. İlk denemesi İsrail’le birlikte yapıldı.
Ve Suriye...
Suriye’de vahşiliklerini Suriye askerinin söktükleri
kalbini yiyerek dünyaya haykıran terörist isyancılar, Türkiye’nin desteğiyle
bugüne kadar dayanabildiler.
Peki, Türkiye’nin
hükümet olarak uğruna her şeyi göze aldığı BOP nasıl bir projeydi?
BOP, Fas’tan Moritanya’ya Ortaasya’dan Moğolistan’a,
Kafkasya ve Türkiye’den Somali’ye kadar uzanan İslam coğrafyasında yer alan
ülkeleri hedef alan bir parçalanma programıdır.
BOP’un asıl hedefi ise bugün o projede maalesef taşeron
olan Türkiye’dir.
BOP ile bazı İslam ülkelerini parçalayan ve kan gölüne
çeviren batılılar, askeri işgallerin pahalı olmasından ötürü strateji
değiştirdiler.
BOP’un makyaj tazelemiş hali olan bu yeni stratejinin kod
adı Arap Baharı’ydı.
11 Aralık 2004’te Fas’ta yapılan bir toplantıda dönemin
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, “BOP’un hedefindeki ülkelerde değişimin
yaşanacağını ama dışarıdan empoze ederek değil, halk eliyle içeriden
yapılacağını” ilan etti.
Bugün Arap Baharı adıyla körüklenen olayların altında bu
kararlar vardır.
Türkiye BOP’ta olduğu gibi Arap Baharı’nda da eş
başkandır, yani piyondur.
Üstelik bu piyon kendini şah sanacak, kadar acınası bir
durumdadır.
Afrika ve Ortadoğu İslam ülkelerini sınırlarını cetvelle
çizen batılılar, dün kendi belirledikleri sınırları şimdi Arap Baharı’yla
yeniden çizmek istiyorlar.
Dün belirledikleri sınırları bugün kabul etmeyen
Batılılar, Türk milletinin binlerce şehidiyle çizdiği sınırlarına razı olabilirler
mi?
Bu sorunun cevabı hayırdır.
Anadolu’nun Türk olmasını hazmedemeyen Batılılar,
Anadolu’nun Türk kalmasına asla razı olmadılar ve olmayacaklar.
“Anadolu bizim için Türklere bıkılmayacak kadar
önemlidir” diyen Batılı devlet adamları da bu gerçeği dile getirmişlerdir.
Bugün Tunus, Mısır, Irak, Afganistan ve Suriye’de yapılan
bir provadır.
Neyin provası?
Türkiye’nin yani Anadolu’nun Türklerden alınmasının
provasıdır bu.
Bu Şark Meselesi’nin devamıdır.
Fransız Tarihçi Albert Sorel’e göre “Şark Meselesi
Türkler Avrupa’ya ayak bastığında başlamıştır” demiştir.
Batılılar için Anadolu Türklerden alınıncaya kadar Şark
Meselesi asla bitmeyecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.