Başbakan Tayyip Erdoğan askeri vesayete de, iç ve dış
düşman tehditlerine de, Aleviyi-Sünniyi-Türk’ü-Kürt’ü potansiyel tehlike gören
anlayışa da, tüm komşuları düşman ilan eden dış politikaya da kafa tuttu. Zorlansa
da komşularla sıfır sorunu hedefledi. Avrupa Birliği yolunda çok önemli
reformlara imza attı. Ekonomiyi küreselleştirdi. Cumhuriyet tarihinin en büyük
sorununa, Kürt Meselesine cesaretle el attı. Fakat bir Gezi protestosu
siyasetin dengesini bozdu. Korkulara, paranoya ve tabulara savaş açan hükümet
gitti, yerine korkulardan beslenen, olan biten her şeye paranoya gözlüğüyle
bakan, etrafı tabularla çevrili bir siyaset anlayışı geldi. Türkiye içerden ve dışarıdan yeniden düşmanlarla
çevrildi!
***
Korkulara, paranoya ve tabulara savaş açan hükümet gitti,
yerine her şeye paranoya gözlüğüyle bakan, etrafı tabularla çevrili bir siyaset
anlayışı geldi.
Türkiye üç tarafı denizler, dört tarafı düşmanlarla
çevrili bir ülke.’
Böyle büyütüldük biz.
Okulda nasıl da belalı bir coğrafyada yaşadığımız, her
tarafımızın nasıl da düşmanla çevrili olduğu anlatıldı.
Ruslar sıcak denizlere inmek için işgale hazır…
Ermenistan gözünü Doğu Anadolu’ya dikmiş…
Yunanistan’ın derdi İstanbul’u tekrar Konstantinopol
yapmak.
Araplar işbirlikçi.
Avrupa desen tek derdi Türkiye’yi parçalamak.
Tam bir kuşatma!
* * *
Bununla kalsa iyi.
Bir de içimizi çepeçevre kuşatan düşmanlar var.
Resmi adıyla ‘iç tehdit’
Aleviler
‘Aman ha dikkat!’
Neden?
‘Türk töreleriyle Sünniliğin karışımı ama yaramaz, dış
güçlerin kışkırtmasıyla devlete sızmaya çalışıyorlar.’
Kürtler?
‘Aslında Türkler ama isyana katılmışlar, samimiyetlerine
güvenilmez, Türk düşmanıdırlar.’
Ermeniler, Süryaniler, Rumlar…
‘Tehcir hem yasal hem de haklı. Çünkü hain ve
işbirlikçiler.’
Sünniler?
‘Yobaz, şeriatçı, gittikçe büyüyen iç tehdit.’
Nurcular, Süleymancılar, Nakşibendi, Kadiriler…
‘Aşırı dinci, yıkıcı ve bölücü tarikatlar.’
Sol desen…
‘Alayı komünist!’
Peki ya ülkücüler?
‘Onlar da aşırı sol gibi en önemli iç tehdit.’
* * *
E sormazlar mı adama ‘geriye kim kaldı?’ diye…
Maalesef sorulmamış ya da sorulamamış.
Sorulmasın diye okullarda çocuklara Türkiye’nin üç tarafı
denizler, dört tarafı düşmanlarla çevrili masalı anlatılmış.
Ve bu arada bütün toplum bir bir fişlenmiş.
Dört gündür Radikal’de Mesut Hasan Benli çok önemli bir
yazı dizisine imza atıyor. Bugün son bölümü tavsiye ederim, atladıysanız girin
tamamını okuyun.
Okuyun ve görün 12 Eylül darbesinden 3 ay önce ‘çok
gizli’ ibaresiyle hazırlanan ve Kenan Evren imzasıyla tüm komutanlıklara
gönderilen ‘Türkiye’ye Yönelik İç Tehdit’ raporunu.
Alevi, Sünni, Ülkücü, Kürt, Ermeni, Süryani, Rum fark
etmiyor…
Kutsal devlet ve onu korumak ve kollamakla görevli
olanlar dışında herkes düşman!
* * *
Türkiye yıllarca bu iç ve dış düşmanlar paranoyasıyla
yönetildi.
AK Parti hükümeti her şeyden önce ‘herkesi düşman gören’
bu çarpık anlayışa son vermekle başladı işe.
Başbakan Tayyip Erdoğan askeri vesayete de, iç ve dış
düşman tehditlerine de, Aleviyi-Sünniyi-Türk’ü-Kürt’ü potansiyel tehlike gören
anlayışa da, tüm komşuları düşman ilan eden dış politikaya da kafa tuttu.
Zorlansa da komşularla sıfır sorunu hedefledi.
Avrupa Birliği yolunda çok önemli reformlara imza attı.
Ekonomiyi küreselleştirdi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sorununa, Kürt Meselesine
cesaretle el attı.
Fakat bir Gezi protestosu siyasetin dengesini bozdu.
Korkulara, paranoya ve tabulara savaş açan hükümet gitti,
yerine korkulardan beslenen, olan biten her şeye paranoya gözlüğüyle bakan,
etrafı tabularla çevrili bir siyaset anlayışı geldi.
Türkiye içerden ve dışarıdan yeniden düşmanlarla
çevrildi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.