Mehmet Y. Yılmaz /myy@hurriyet.com.tr
Beyoğlu
Belediyesi’nin, Taksim Meydanı’nda kurduğu iftar sofrasında bu kez Yahudi ve
Hıristiyan cemaatlerin dini liderleri de yer almış...Merak ediyorum, iftar
yemeği sırasında Topbaş ile cemaatlerin temsilcileri hiç göz göze gelebildiler
mi? “Yahudi, Ermeni ve Rum” sözcüklerini Gezi gösterileri sırasında attığı
tweet’lerde bir hakaret sıfatı olarak kullanan Prof. Dr. Ahmet Atan, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin sanat danışmanlığını da yürütüyor çünkü. Acaba cemaat
temsilcilerinin aklından o sırada ne geçti? Eminim ki ev sahibini kırmamak
için “Böyle diyorsun ama bizim etnik
kimliklerimizi bir hakaret olarak kullanarak nefret suçu işleyen bir adam hâlâ
sizin sanat danışmanınız” dememişlerdir.
***
Beyoğlu
Belediyesi’nin, Taksim Meydanı’nda kurduğu iftar sofrasında bu kez Yahudi ve
Hıristiyan cemaatlerin dini liderleri de yer almış. Ramazanın birlik ve
beraberlik ayı olduğu vurgulanmış, güzel, barışçı ve insanın içine huzur veren
bir tablo yaratılmışİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,
“İstanbul 15 milyonluk bir aile. Her kültürden, her inançtan insanların bir
araya geldiği güzelliği yaşıyoruz” diye konuşmuş. Böyle sözler sıkça
söyleniyor, söyleyenlerin samimiyetlerinden de genellikle kuşku duymuyorum. Kadir
Topbaş da böyle birisi benim için, eminim ki bu sözleri söylerken içinden
geçeni söylüyordu. Oruç ağızla inanmadığı bir şeyi söyleyemeyeceğini de ayrıca
varsayıyorum. Merak ediyorum, iftar yemeği sırasında Topbaş ile cemaatlerin
temsilcileri hiç göz göze gelebildiler mi? “Yahudi, Ermeni ve Rum” sözcüklerini
Gezi gösterileri sırasında attığı tweet’lerde bir hakaret sıfatı olarak
kullanan Prof. Dr. Ahmet Atan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sanat
danışmanlığını da yürütüyor çünkü. Acaba cemaat temsilcilerinin aklından o
sırada ne geçti? Eminim ki ev sahibini kırmamak için “Böyle diyorsun ama bizim etnik
kimliklerimizi bir hakaret olarak kullanarak nefret suçu işleyen bir adam hâlâ
sizin sanat danışmanınız” dememişlerdir.
Tutarlılık bizim ülkemizde pek geçerli bir durum sayılmaz ama biz yine
de bizi yöneten siyasetçilerden tutarlı davranmalarını bekleriz. İstanbul
gerçekten 15 milyonluk bir aileyse, ırkçı nefret suçu işleyen bir insanın
belediye danışmanlık kadrolarında ne işi var?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.