Prof. Dr. Yıldırım, üniversite bünyesinde tezli programa
20, tezsiz programa 250 adayı almak için açılan sınava 2 bin 430 kişinin
başvurduğunu belirtti.
Adayların gramer, imla ve edebiyat bilgilerini ölçmeye
yönelik 50 sorudan oluşan ve her soru için 1,5 dakika süre tanınan bu sınavın
ÖSYM İl Koordinatörlüğü denetiminde merkezi olarak gerçekleştirildiğini ifade
eden Prof. Dr. Yıldırım, şöyle konuştu:
"Optik okuma neticesinde adaylarımızın aldığı
puanlar bir iki gün içerisinde sitemizde ilan edilecek. Adaylarımıza
gönderilecek merkezi sınav sonuç belgesinde puanıyla birlikte doğru ve yanlış
cevap sayısı da belirtilecektir. Bu sınavda bir tek adayın bile 'benim hakkımı
yediler' veya 'falanca kişi hakkı olmadığı halde kazandı' demesinin imkanı
yoktur. Aksi takdirde ben ve ekibim istifa etmeye hazırız."
Yüksek lisans ve doktora yapmak amacıyla YÖK'ün çeşitli
bölüm ve anabilim dalları için tahsis ettiği ÖYP Araştırma Kadrosunu Türkiye'de
ilk kez bir Kürt dili bölümüne verildiğini hatırlatan Yıldırım, bu sayede Kürt
dilindeki kadro sayısının 20'den 30'a çıktığını bildirdi.
Kürdoloji birimine yabancı uyrukluların ilgisinin had
safhada olduğunu belirten Yıldırım, "Bu dönem açtığımız Tezli Kürtçe
Yüksek Lisans Programına Kürtçe'nin değişik lehçelerini konuşan 30 yabancı
uyruklu başvurmuştur. Sınava giren bu adaylar mülakata da alınacak ve en
başarılı olan 5 kişi programa dahil edilecektir" dedi.
Ders kitabı hazırlama çalışmalarına da değinen ve bu yıl
6'ncı sınıflar için hem Kurmancî hem de Zazakî olarak hazırladıkları kitabı
bakanlığa teslim edeceklerini kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Önümüzdeki yıl da 7. ve 8. sınıfların ders
kitaplarını hazırlayıp zamanından önce teslim edeceğiz. Bu ders kitaplarını
okutmak için bakanlığın ihtiyaç duyduğu nitelik ve nicelikte öğretmen adayını
yetiştirmek için açtığımız yüksek lsans programına müracaat eden bin 528 aday
arasından sınavla 500 adayı seçtik, bir yıl boyunca eğittik ve görkemli bir
törenle mezun ettik. Bu adaylarımız haklı olarak atanmayı bekliyorlar. Adaylarımızın
atanma problemi yaşamaması ve ders ücreti gibi komik bir istihdam formülüne
layık görülmemesi gerekir. Aksi takdirde seçmeli ders için atılan bu adım güdük
kalacak, niyetler sorgulanacak, tepkiler gösterilecek ve talep sıfıra inecek.
Bakanlığımızın bizi hayal kırıklığına uğratmamasını ve bize, adaylarımıza ve
kamuoyuna müjdeli bir haberi bir an önce vermesini bekliyoruz."
-Süryanice ile ilgili çalışmalar
Prof. Dr. Yıldırım, Kürtçe'nin yanı sıra Süryanice için
de çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.
Türkiye'de ilk Süryanice yüksek lisans programını
açtıklarını ve Süryanice anadille eğitim için ilk öğretmen adaylarını sınava
aldıklarını kaydeden Yıldırım, şöyle dedi:
"Büyük zorluklarla da olsa nitelikli ve kadrolu beş
öğretim elemanını istihdam etmeyi tamamlamakla birlikte Süryani Dili ve Kültürü
Anabilim Dalında açtığımız tezli yüksek lisans programına 30 kadar yerli ve
yabancı aday müracaat etmiştir. Yaptığımız yazılı sınavı kazanan adaylarımızı
mülakata da alıp en başarılı 12 kişiyi bir yıl sürecek ders aşamasında sıkı bir
eğitime tabi tutacağız. Bu adaylar ikinci yıl da Süryani Dili ve Kültürü ile
ilgili alanlarda tez hazırlayıp mezun olacaklar ve Süryanice'nin resmi veya
özel okullarda anadil olarak kullanılmasının belki de ilk uygulayıcıları
olacaklar. Her yıl eylül ve şubat olmak üzere 20 yüksek lisans öğrencisi alma
hakkımız vardır. Bu hakkımızı Süryanice'nin eğitimde kullanılması yolunda
kullanacağız."
Bir ülkedeki halklar arasında kardeşliği tesis etmenin
yolunun o halkların konuştuğu diller arasında kardeşliği tesis etmekten
geçtiğini de belirten Yıldırım, sözlerine şöyle tamamladı:
"Bu açıdan bakıldığında Mezopotamya'nın kadim
halklarından biri olan Süryanilerin kilisenin dört duvarı arasına sıkıştırılan
dilleri Süryanice'yi, bir eğitim ve öğretim dili, akademik bir dil haline
getirmek için 3 yıldır uğraşıyorduk. Zira kendisinden sonraki tüm
peygamberlerin babası sayılan hazreti İbrahim'in Fırat Nehri'ni geçmeyinceye
kadar konuştuğu dil olan Süryanice'yi ihmal etmek aslında hem hazreti
İbrahim'in hatırasına hem büyük çoğunluğu Ortadoğu ve Mezopotamya diyarlarında
gönderilen öbür peygamberlerin hatırasına hem de bölük pörçük de olsa
yaşamlarını sürdüren Süryani vatandaşlarımıza hakaret ve saygısızlıktır."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.