Erdal Boyoğlu / Anonymous
Her halkın tarihinde hüzün dolu sayfalar mutlaka vardır.
Ancak bazı olaylar var ki, söz konusu halkın tarihine imhacı ve inkarcı
yöntemle ortadan kaldırılmak istenen halkın başında gelmektedir Asurlar. Tarihte
aldıkları ağır yenilgilerle dünyanın bir çok yerine savrulan Asurlar, halen
sürgünde yaşayan bir halktır. Anadolu'da halen varlığı tanınmayan ve bilinmeyen
bir halktır. Asurların tarihi inkarcılıkla devam ediyor olması tarihin acısıdır.
İşte tarih bu acılarla tanık oluyor Asurların tarihine. Mimari, felsefe,
resim,şiir, müzik ve antik çağın gelişmesinde önemli çekişmeler baş
gösterdiğinde Babillerin önemli bir misyonu vardı. Hrıstiyanlığı dünyada ilk
kabul eden Asur kralıdır. Kendiliğinden kabul eden uygarlıktı. Ne bir savaş ne
de bir dayatma var.
(Oysa Anadolu cografyasında müslümanlığın yayılmasında kan
ve katliamlar vardı.Arap istilacıları her tarafa kan kusturuyordu. İslam dinini
seçmeleri için. Daha geniş bilgi için 'Nasıl Müslüman Olduk'. Erdoğan
Aydın.')Din adına halklar birbirini boğazlarken Asurlar baskı ve savaş olmadan
isa'nın saflarına geçti.
Binlerce yıl süren tarih seyri içinde günümüz
gelişmelerine temel teşkil etmiş alfabenin, tekerleğin, matematiğin vb tarihe
armağan eden bir uygarlık Asurlar.
Asurilerin dili Sami halklarının kullandığı Aramcadır.
Süryani, Keldani, Nasturi, Maroni, Melkit, Kenanlar Asurların Hiristiyan din
mezhebleridir. Yezidilerin belli bir kesimi Asuri Hrıstiyandır.(Kürt
yezidiler'de var) Asurlar, yukarı Mezopotamya'nın en eski halkıdır. Asurların
buradaki varlığı MÖ 5500’li yıllara dayanır. Demircilik ve çeşitli aletler
geliştirilerek yerleşim alanları geliştiriliyor.M.Ö 3400 yıllarında ilk şehir
kuruluyor. tarlalar ekiliyor, Çamurdan yazılar, resimler ve hayvan figürleri
yapılıyor. 2334-2279 M.Ö, Büyük Sargon en büyük ve en geniş Akkad
İmparatorluğunu kuruyor. Mısır'dan Irak'ın güneyine, Anadolu, Muş, Van Gölü,
Kızılırmak boyu, Malatya, Kayseri, Tarsus'a kadar. Asurların Başkenti Asur'dur.
1500M.Ö demircilik geliştiriliyor. Babil İmparatorluğu Hammurabi döneminde
konunlar geliştiryor. Hammurabi kanunları diye.
Babil düşüyor M.Ö 539, Pers kral'ı Kyros Babili ele
geçiriyor. Pers Kralı Kyros tarafından yenilgiye uğratılan Asurlar, Pers
hükümdarlığının boyunduruğu altına giriyor. 300 M.Ö Büyük İskender Kyros'u
yenerek Babili ele geçiriyor.. Kaynak. Historischer Welt Atlas.
Melkitler;Kral'a tapanlar, Maroniler, Papadan sonra gelen
din adamının yolundan gidenler. Nasturiler; Antakya kilise'si tek ve ilk
kilisedir. Nastur bir din adamın ismidir, yenilikci bir dini anlayışı geliştiriyor.
İsa'dan 400 yıl sonra Konstantinopel'da (İstanbul) kiliseden aforoz edliyor.
Maroniler,Lübnan'da yaşıyor. Melkitler Antakya Kilise'sine bağlı. Keldaniler,
Babil'de hem din olarak hemde halk olarak varlıklarını gösteriyor. Asur halkı
içinde birde Yezidiler var. Hrıstiyanlığı kabul edenler.Asurlarda bir kral
yaşar adı Temuz sevgiliside İştar. Bunlara tabiatın, güzelliğin ve aşkın allahı
deniliyor. Asuruce Melko-Kral demek, Melko Temuz zaman içinde Meleke Taus
olduğuna inanılır. Melek Taus yezidilerin inandığı bir dinin adıdir.
Asurlardan kalan Hesno Kifo, dağ gibi mağaralar, kaleden
mağaralar' anlamına geliyor. Günümüz adıyla Hasan Keyf sonradan isim
değişikliliğine uğruyor.Asıl adı Hesno Kifo'dur. Bir başka örnek ise Asurlardan
kalan Melitene şehrini Malatya diye bilmekteyiz.
Arkeloji dünyası Yukarı Mezopotamya’nın uygarlıkların beşiği olduğunu söylemektedir.
(Mezo-potamya yunanca iki nehir arası anlamına geliyor) Dicle - Fırat
havzasında Akkad-Asur ve Sümer imparatorluğu kuruldu. I.Babil ve II. Babil Devleti
Asurların önemli tarihsel varlıklarıdır. MS 166 yılında da Urfa’da Abgar
Krallığı Asurların son devleti oluyor. Asurlar, tarihte aldığı savaş
yenilgileriyle Roma, Pers, Bizans, Arap, Selçuk ve Osmanlıların egemenliğine
girdi.
1.Dünya savaşından sonra Asurlar'da Kürtler gibi dört
parçaya bölündü. İran, Irak, Suriye ve Türkiye arasında parçalandılar. Mezopotamya'da en yoğun oldukları bölge
Mardin-Midyat yöresidir.
Türkiye’de müslümanlaştırma politikası Asuriler üzerinde
zorba ve baskıcı oldu.1900 yılların başında II Abdülhamit’in Pan-islamizm tezi
Asuriler üzerinde Terör estirdi. İşbirlikci Asiretçi sunni Kürtler müslümanlık
etkisiyle birlikte yaşadıkları bölgelerde Asurilere karşı sindirme hareketine
girişti. Yani Osmanlı'nın Hamidiye Alayları Hrıstiyan halklara karşı büyük
katliamlar yaptı. Kürtler ile Süryaniler arasındaki çatışma müslümanlık
Hrıstiyanlık çatışmasıydı.(Hamidiye Alayları çoğunluk% 95 olarak Kürtlerden
oluşturulmuştu.) İşbirlikci Asiretçi Kürtlerin yaptıkları olumsuzluklar için
bugün hale Süryaniler içinde Kürtlere karşı kin ve nefret güdenler var. (Bir
dönemler gerici-dinci ve aşiretçi ilişkilerin hakim olduğu Mezopatomya da,
Bugün Kürtler ve Kürt halkının temsilcileri Süryanilerle dostluk ilişkilerini
benimsiyor. Kürtler, süryanilerle çok güçlü siyasal ilişki içindeler. Kürtler
geçmis olumsuzlukların“ihanetçiliğin“ hesaplaşmasını dayanışma mücadelesiyle
pratikte göstermektedir.)
Asuriler, Mardin-Midyat, İdil, Nusaybin ve Savur'da
yaklaşık 5.000 Süryani yaşıyor.Mardin'den
İstanbul’a göç edenler de ikinci bir göçü buradan Avrupa’ya
yaptı.Fransa, Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda ve İsveç'i mekan eylediler.
İsveç ulusal parlemantosunda Asuri 4 milletvekili var, Asurlar buralarda sürgün
bir yaşam sürdürüyorlar. Türkiye'de yapılan 2011 seçimlerinde Emek Bağımsız
Özgürlük Blok'unda Erol Dora (BDP'li) milletvekili seçildi.
Anadolu'da, Ankara, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Adıyaman
bölgelerinde,İstanbul’da Kumkapı, Beyoğlu, Samatya, Kurtuluş gibi semtlerde
oturuyorlar.
İstanbul’da yasayan Asuri-Süryani ve Keldaniler 7 bin
olarak bilinmektedir..
Dini Süryani Ortodoks Kilisesi (Süryani Kadim
Kilisesi).Eski Antakya patrikhanesi Şam’a taşınmıştır. Bunlar 19 yy’da Amerikan
misyonerlerin etkisinde kalarak Protestanlığa geçiyorlar.
Türkiye’nin Süryaniler üzerindeki dinsel ve dilsel
baskıları çok katmerli oldu. Kiliseleri ve manastırları kapatıldı.(2006'da Mor
Gabrialla Kilisisesinin kapatılma girişimi ise islamın çok açık
''hoşgörüsünü'(!)gösterdi)
Dinci ve Irkçı baskıların etkisi sonucu Asurilerin
duyguları asimile edilmiştir. T.C'nin unutturma kültüründen kaynaklı ırkçı
baskılar Süryanileri yerleşim alanlarından kopararak zorunlu sürgüne
gönderildiler.Süryanilerin isimleri yasaklanıyor, isimleri Türkçelestiriliyor.
Köylerinin isimleri değiştiriliyor ve zorla (islam) din derslerine tabi
tutuluyorlar. Ve hatta din ve ahlak derslerinde sınıfta bırakılıyorlar. Buna
bir örnek 1987’de Midyat’ta Aziz Dilmeç’in, oğlu Aydın’ın İslami esaslar
doğrultusunda Din ve Ahlak bilgisinde bütünlemeye bırakılıyor. Buna itiraz eden
baba Danıştaya başvuruyor. Anayasa’ya ve milletlerarası anlaşmalara aykırı
olduğunu savunarak dava açıyor. Danıştay’da Din kültürü derslerine müslüman
olmayan öğrencilerin girmesi zorunluluğunun kaldırıldığıni beyan etmesi sonucu
çocuğunu Din dersinden bütünlemeye kalmasını kurtarıyor. Ne diyeyim darısı tüm
Asuri anne ve baba’lara . Eğer hepsi Aziz Dilmaç gibi davalarına sahip çıksaydı
bu duruma gelebilirmiydi?
Bir başka örnek ise, Süryani Papaz Yusuf Akbulut başına
gelen bir davadır. Yusuf Akbulut hakkında Diyarbakır 2 nolu DGM'si ''
Ermenilerin yanısıra Süryaniler'de katliama uğradı'' dediği için yargılanan
Süryani Meryem ana Kilisesi Papazı mahkemeye çıkarıldı. DGM'deki duruşmaya
Avrupadan gelen milletvekilleri ve yazarlar katıldı. Ayrıca İsveç ve Norveç'in
İstanbul Konsolosluk elçileride katılıyor. Mahkeme, Kanal D haber bülteninde
yayımlanan ve kendilerine ulaşan video kasetin bilirkişi tarafından çözümünün
yaptırılmasına karar vererek duruşmayı 5 Nisan 2001 tarihine erteliyor.
Eski Galatasaray kulüp baskani Faruk Süren, halk müzigi
sanatçisi Bedri Ayseli, şarkıcı Çoskun Sabah ve Taşkın Sabah Süryani’liklerini
ne kadar ifade edebiliyorlar. Bunlar Süryani olduklarını söyleyebiliyorlar mı?
Asurlar, İstanbul’da Altın, bakır ve gümüş işleri ile
uğraşıyorlar. Asurlar'da Kürtler gibi dört parçaya bölünmüşlerdir. Türkiye,
Iran, Irak ve Suriye arasında dağıldilar. Saddam döneminde Irak Devlet Başkanı
Tarık Aziz Süryanidir. Tabi aslını inkar eden Süryanilerden.
Keldaniler, Doğu Suriye Hrıstıyanlarıdır. Irak ve
Suriye'de yaşıyorlar. Dil lehçeleri Asuri dil lehçeleri ile farklılıkları var.
Keldaniler’de konusulan dil „Surit“ tir. Suryaniler’de konusulan dil asuri’dir.
Keldaniler, Mardin- İdil, Silopi, Midyat, Cizre, Hakkari
-Uludere ve Beytüssebap, Siirt-Pervari, Sirnak, Diyarbakir ve Istanbul’da
varlıklarını sürdüyorlarlar. Keldaniler ve Nasturiler arasında mezhepsel bir
ayrılık var. Ama aralarında kültürel kaynasmayı sürdürmektedirler.
Keldaniler'in Doğu Suriye Kilisesinden olup 1553 yılından
itibaren Roma Kilisesiyle birlesiyor.
1662 yılından itibaren kilisilerin ayrılmasi sonucu,
aralarında ayrılık çıkıyor. İki toplulukta Surit dilini kullanıyor. İki
toplulukta ayinlerini Asuri geleneklerine göre yapıyor. Nesturiler
Anayurtlarını Hakkari olarak görüyorlar.
1890 yılında Van’da 92 bin Keldani yaşarken bugün bu
sayıdan bahsetmek çok zor. Keldaniler nufüs olarak (500 bin) en çok Irak’ta
yaşıyor. Belli sayıda Keldani topluluğu Fransa ‘ya göç etti. Keldaniler'de
Kürtler gibi dağları mesken yapıyorlar.
Asurlar kendi aralarında mezheplere ayrılmış durumundalar
Süryaniler, Keldaniler, Nesturiler, Melkitler, Meloniler olmak üzere.
''Birinci katliam, 1843 yılında, Osmanlılar tarafından
yüz binlerce Asuri-Süryani katledildi. İkinci katliam Asuri- Süryaniler
tarafından „kılıç yılı“ olarak adlandirilan ve1914-15’te yüzbinlerce kisinin
öldürüldüğü katliamdır. Üçüncü katliam, „ Simili katliamı“ olarak adlandırılan
1933 yılında Irak’ta olan katliamdır. Irak rejimi yüzlerce Asuri köyünü yerle
bir ederek, binlerce Asuriyi zalimce bir sekilde katletmişti.
(Asurlar-Süryaniler.Kaynak yayınları Sabri Ataman )
Nasuriler; Amerika ve Kanada’da yaşıyorlar. Nasturiler
ise ovaları mesken yapıyorlar. Nasturiler, gerek gerici-feodal Sunni Kürtlerin
gerekse de Sünni Türklerin baskılarına maruz kalıyorlar. Devletin siyasal ve
eğitim politikaları üzerinden inkâr ediliyorlar. Keldaniler ve Nasturiler
arasında mezhepsel çelişki olmasına rağmen kendi aralarında dostlukları hep
süregeldi. Kız alıp vermeler hiç bir zaman kesilmiyor.
Milliyetler Cemiyeti’nde ilgili bir komitenin,
Asuri-Süryaniler’i Brezilya veya İngiltere’ye yerleştirme önerileri gerçekçi
bulunmadı. 1947’de Milliyetler Cemiyeti
(BM), Irak’taki Asuriler için sürekli bir yerleşim alanı sorununu gündeminden
kesin olarak çıkardı.
Asuri Süryaniler 1922’den sonra daha önce terkettikleri
Hakkari bölgesine döndüler. T.C ‘nin ilk
katliamı 3 Eylül 1924 ‘de Hakkari
veçevresinde Asuri-Süryani halkına halkına karşı yapılmıştır. Eylül sonuna kadar
devam eden saldırılarda binlerce Asuri –süryani
öldürüldü, yüzlerce köy yakılıp yıkıldı., geriye kalan da İran ve Irak’a göç
etmiştir. Türkiye sınırları içerisinde Hrıstiyan halklar yerlerini yurtlarını
terkederek sürgün yollarına düşmüştir.
Asurlular, 1950’lı yıllarda kapıları açılan Avrupa’ya
yönelik hızlı bir göçü başlattı. 1962-63 tarihinde Kıbrıs olaylarını bahane
ederek Asuri –Süryani halkı Yukari Mezapotamya (Turabdin) Midyat şehrinde,
devletin özel birimleri tarafından organize edilen ırkçı-dinci kitlelerin
yeraldığı bir yürüyüş düzenlendi. Bölgede yaşayan Hrıstiyanlar hedef
gösterilerek ırkçı saldırılar gerçekleştiriliyordu. Bu Yürüyüşün başında
boynuna haç takılı bir köpek
gezdiriliyor.
Asuri-Süryanilerin payına, dünyanın dört bir yanına
katliamların kanlı canlı anılarının taşındığı sürekli göç yolları düştü.
Irak’ta Şii ve Sünni çekişme arasında can güvenliği
kalmayan, ezici çoğunluğu Asuri-Süryani olan Hıristiyanlar, 2011 Bağdat kilise
baskınları gibi etkenlerle de Irak'ı terketti. Irak işgalinden bu yana 1 milyon
400 bin kişilik Hıristiyan nüfusun göçlerle 400 bine düştüğü kaydediliyor.
Suriye’deki çatışmalı ortamda Asuri-Süryaniler katliam ve
kitlesel göç tehlikesi altında.
12 Eylül sonrası Avrupa’ya zorunlu göç
1978 yılında Mardin’de bulunan tarihi manastırları (Mor
Gabriel ve Deyr-ul Zafaran) kapatma kararı çıkarıldı. Gerekçe olarak da bu manastırların Ermeni ASALA örgütüne militan yetiştirdiği
öne sürüldü.
12 Eylül 1980 askeri faşit cuntanın iş başına gelmesiyle
birlikte baskı ve işkenceler katber katber arttı. Asuriler, cuntadan
iki türlü saldırı aldılar, birincisi dini ikincisi siyasal olarak. Cunta
sürecinde Türkiye’nin imha ve sürgün politikalarını daha açık bir şekilde
yürütmeye başladı. Çoğunluğu Mardin-Midyat yöresinde yaşayan Asuriler çareyi
tekrar sürgün yollarında aradılar.
Hakkari bölgesinde yaşayan, Asuri lere karşı her türlü baskıyı yöneten Jirki
Aşiriti lideri Tahir Adıyaman’dı. T. Adıyaman, Asurilere karşı din olgusunu
kullanarak devlet denetiminde her türlü saldırı gerçekleştiriyordu. Birçok
vahşice öldürme, kaçırma, ve kiliseleri talan etme olaylarının başını
çekiyordu.
Avrupa'da 70 bin Asuri zorunlu sürgün yaşıyor.. T.C'nin
inkar politikaları, Asuriler üzerinde asimilasyon baskısı hiç bir zaman eksik
olmadı. Ortaokul ve Lise'de zorunlu (islam) din dersi koyarak Süryanilerin
kendi değerleri kendilerine yabancılaştırıldı. kültürel gelenekleri
yasaklandı. Asuri diniyle alay eden Din
dersi öğretmeni Süryani bir çocugu kaldırıp," Bu hristiyan, bunların dini
batıl'dır. „Bu gavurcukları Müslüman yapmak sevaptır.“ diyen Din dersi
öğretmeni vardı.T.C'nin Laiklik anlayışını gösteren güzel bir örnek .ayrımız
gayrımız yok diyen Laik devlet işte böyle olmalıdır! Askeri uçaklarla peygamber
hadisleri atarak, Laik bir ülkenin topraklarında Süryani ve Keldanileri askerde
zorla sünnet ettirerek laikliğe verdigi önemi göstermektedir.
Asurların, Mezopotamya topraklarından neden göç
ettiklerini hiçbir zaman sorgulamayacak olan devletin kendisidir . Türkiye’de
sözümona çok Laik bir politika sürdürüldüğünden dolayıdır ki ne azınlıkların
nede diğer etnik halkların ibadetlerine ve dillerine tahammül gösterdi. 70 bin
Asurinin Türkiye’den ayrılmasını sorgulayamayandan ne beklenebilinir?.Ya da
zorunlu göç ettirenlerden ne beklenilir dersem daha yerinde olur.
Asurlar, İsveç’te FURKONO-'Kurtuluş'; Renyo Hiro
(Beth-Nahrin, Gençligin Özgür Sesi) HUJADA,(Birlik) Bahro Suryoyo(Süryani
Işığı) Türkçe, Almanca, İsveç ve Asurice dergiler çıkartıyor.
Nerede kuruldugu bilinmeyen partileri; Asuristan Kurtuluş
Partisi, Asur Demokratik Partisi, Asur Yurtsever Partisi, Şuraya Partisi olarak
siyasal faliyetler içerisindeler.
Asuriler Avrupa'nın bir çok yerinde varlar ama İsveç’te
daha çoklar (50 bin) Stockholm , Södertalje ve Botkyrka gibi şehirlere
yerleşmişler. Ayrıca Parlementoda 4 milletvekilleri bulunmaktadır. Avrupa'da
yayın yapan Asur-Süryani televizyon kanalı var. İsveç futbol federasyonunda 1
ve 2 liginde oynayan 4 futbol takımı var. Türkiye'de yeni yeni sesleri çıkmaya
başladı. Bir dergi çıkarıyorlar. Anadilde eğitim hakkı için başvurularda bulundular.
Viyana’da yaşayan Asuri arkadaşlarım var. Hemen hemen her
hafta sonu buluşuruz, onlar kendi tarihlerini anlatırken ben soruyorum onlar
cevaplıyor, onlar anlatıyor ben dinliyorum.Anlatınlar bana yabancı gelmiyor.
Çünkü aynı vahşetleri bende büyüklerimden daha önceleri dinlemiştim.
Sohbetlerimizde ortak yanlarımızla birlikte bilgilenmenin ve öğrenmenin
duygularıyla daha da kaynaşıyorduk. Ortakça yaşadıklarımız birbirimizi
kenetlemişti. Midyatlı arkadaşım Sait, okulda türkçe konuştuğu için verdiği
para cezalarını hiç unutamıyor. Öğretmen, kim süryanice konuşursa bana söyleyin
dedikten sonra, okul içinde ihbarcılar türemiş. Terzi Sait ilkokulda ihbarcı
öğrencilerden dolayı çok fazla para cezası vermiş. Cumartesi günleri saat 13.00
de terzi dükkanına giderim. Abdullah, Nuri, Bahtiyar, Tekin ve Sait'ten oluşan
koro tamamlanır ve sazlı sözlü günümüz başlar.Bir melkitli, Bir arap, Bir
süryani, iki zaza ve bir kürt ile akşama kadar bir ud, bir saz, bir dabruka
eşliğinde tam bir mozaik coşkusunu yaşatıyoruz. Kürtçe, türkce, arapca,
süryanice şarkılar eşliğinde halkların kardeşliğini gerçek anlamda yaşıyoruz.
Erdal Boyoğlu

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.