Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, azınlık vakıflarına
ait mallarının iadesi için yapılan başvurulara neden iptal kararı verdikleri
hakkında açıklamalarda bulundu... Adnan Ertem, azınlık vakıflarıyla ilgili
hiçbir bilgi ve belge olmadan 600 civarında müracaat yaptığını belirterek,
“Azınlık vakıfları bize ‘şu yer bizim’ desinler, onların tapu bilgilerine biz
ulaşırız. Tapu bilgilerine ulaştıktan sonra, hikâyelerine ulaşırız, ama daha
önceki gibi, hiçbir bilgi ve belgesi olmayan müracaatlar yapıldı. Biz, ister
istemez bu talepleri reddetmek zorunda kaldık. Bundan dolayı, şimdi ‘Biz
müracaat ediyoruz, olumsuz kararlar çıkıyor.’ gibi bir algılama oluşturuldu. Bu
yanlış, oluşan bu algının düzelmesi lazım.” dedi.
***
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, azınlık vakıflarına
ait mallarının iadesi için yapılan başvurulara neden iptal kararı verdikleri
hakkında açıklamalarda bulundu. Adnan Ertem, azınlık vakıflarıyla ilgili hiçbir
bilgi ve belge olmadan 600 civarında müracaat yaptığını belirterek, “Azınlık
vakıfları bize ‘şu yer bizim’ desinler, onların tapu bilgilerine biz ulaşırız.
Tapu bilgilerine ulaştıktan sonra, hikâyelerine ulaşırız, ama daha önceki gibi,
hiçbir bilgi ve belgesi olmayan müracaatlar yapıldı. Biz, ister istemez bu
talepleri reddetmek zorunda kaldık. Bundan dolayı, şimdi ‘Biz müracaat
ediyoruz, olumsuz kararlar çıkıyor.’ gibi bir algılama oluşturuldu. Bu yanlış,
oluşan bu algının düzelmesi lazım.” dedi.
Adnan Ertem, Cihan Haber Ajansı(Cihan)’na verdiği
mülakatta önemli açıklamalarda bulundu.
Ertem, konuşmasında azınlık mallarının iade edilmesi ile
ilgili yapılan başvuruların ‘Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce iptal edildiği’
eleştirilerine cevap verdi. Ertem, Türkiye’nin değişik bölgelerindeki bin 560
azınlık vakfına ait malın geri verilmesi ile ilgili müracaat olduğunu söyledi.
Başvurulardaki iptal işlemleri ile alakalı kendilerine yüklenilen yanlış
anlaşılmanın olduğunu ifade eden Ertem, geçmişte de azınlık vakıflarının benzer
başvurularda bulunduğunu ve gene ‘iptal kararı’ vermek zorunda kaldıklarını da
hatırlattı.
Bunun için vakıfları başvurularından önce; “Ne olur, aynı
şekilde bize müracaat etmeyin. Elinizde belgeli ve bilgisi olan mallarla ilgili
müracaat edin.’ diye uyardıklarını ifade eden Ertem, kendilerine yapılan yanlış
bir başvuru ile alakalı da şu örneği paylaştı: “Bize, ‘Kütahya’daki dairenin
teslimi…’ diye başvuru yapıldı. ‘Kütahya’daki daire.’ dediğiniz zaman, bunu
verilebilme imkânımız nasıl olacak? Ne tapusu, ne adresi, ne de bilgisi var.
Hiçbir bir bilgi yok. Bırakın bize daire demeyi, bizim bölge müdürlüklerimiz
var. Götürsünler bize ‘şu yer bizim’ desinler. Böyle denildiğinde, biz onun
tapu bilgilerine ulaşma imkânımız var. Tapu bilgilerine ulaştıktan sonra,
hikâyelerine ulaşırız.”
Daha önce yapılan hatalara benzer, hataların gene
tekerrür ettiğini de anlatan Ertem, “Hiçbir bilgi ve belgesi olmayan 600
civarında müracaat yapıldı. Biz, ister istemez reddetmek zorunda kaldık. Bundan
dolayı, şimdi ‘Biz müracaat ediyoruz, olumsuz kararlar çıkıyor.’ gibi bir
algılama oluşturuldu.” diye konuştu.
“AZINLIKLAR BİLGİ VERSİNLER, BELGLERİNİ BİZ TAMAMLAYALIM”
Ertem, Vakfılar Genel Müdürlüğü’nün izahı karşısında,
azınlık vakıflarının, “Bütün bilgi ve belgenin devlette olduğunu, bunu
bildikleri halde bizden niye istiyor.” şeklindeki iddiasına da şöyle karşılık
verdi: “Zaten, şu andaki mevcut dosyaların bir çoğunun başvurusunu biz kendimiz
sağlıyoruz. Bilgilerini, belgelerini ilgili kuruluşlardan biz sağlıyoruz. Ama
bilgisi sabit olan yerlerle alakalı olan yerlere yapıyoruz, bunu. Adres bilgisi
ve tapu bilgisi verilmeyen bir malın bilgi ve belgesini ben nasıl tamamlayacağım?
Böyle bir yanlış algılama var. Biz bunun için yer, söylemelerini, belge
vermelerini istiyoruz. ‘Şu yer bizim.’ desinler. İşaret etsinler, bunları
verirlerse biz zaten belgeleri kendimiz tamamlıyoruz. Bunu da ne yazık ki
tamamlayamıyorlar. Bundan dolayı, oluşan algının da düzelmesi lazım.”
“28 ŞUBAT’DA KAPATILAN VAKIFLARLA İLGİLİ MÜRACAT VAR,
İADELER İLE İLGİLİ SÜREÇ HIZLANACAK"
Ertem, 28 Şubat döneminde kapatılan ve mallarına el
konulan vakıfların müracaatları hakkında da bilgi verdi. 28 Şubat döneminde
kapatılan ve mallarına el konulan vakıflarla ilgili kanunun Meclis kapatılmadan
önce çıkarıldığını hatırlatan Ertem, bu kanundaki hükümde, “Kapatılan vakfın
kurucularından, aynı adla gelirlerse, 3 ay içinde bizim mallarını iade etmemiz
gerekiyor.” ifadesinin yer aldığını dile getirdi. Ertem, “Vakfı tekrar
canlandırmak istiyoruz.” diye kendilerine müracaat edenlerin olduğunu, fakat
vakıf kurma izninin mahkemelerce verildiğini anlattı. Henüz mahkemeden
kendilerine bir kararın intikal etmediğini de bildiren Ertem, “Mahkemenin
kuruluş kararı çıktıktan sonra karar vermemiz gerekiyor. Henüz konu taze.
Meclis kapatılmadan önce kanun çıkmıştı. Adli tatil de yeni bitti. Bundan sonra
sanıyorum ki, burada süreç hızlanacak diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde
bulundu.
“DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ AÇIKLANDIKTAN SONRA GÖRÜŞLERİMİ
İFADE EDERİM”
AK Parti’nin demokratikleşme adımları çerçevesinde
hazırladığı pakette, kamuoyuna yansıyan azınlık mallarının iadesini içeren
düzenleme hakkında da konuşan Ertem, demokratikleşme paketinin içeriğinden pek
fazla haberdar olmadığını, kendisinin de gelişmeleri basından takip ettiğini
söyledi. Azınlık mallarının iadesi ile ilgili bir kanunun zaten var olduğunu ve
yürüdüğünü dile getiren Ertem, “Yeni bir kanun çıkar mı bilmiyorum. Haberlerde
yer aldığı itibarı ile daha koyulaştırıcı çalışmaların olduğunu ifade ediliyor,
içerikte. Konu, açıklansın daha sonra görüşlerimi ifade ederim.”dedi.
CİHAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.