04 Ekim 2013 Cuma 09:58 Haberfx
Erciş'te çocuk yaşta iken çobanlık yaptığı sırada taşları
oyarak çeşitli şekiller yapmaya başlayan Şahwelat Kılıç, oyun sandığı kazı
mesleğini ilerleterek heykeltıraşlığa dönüştürüp hem kendine hem de kültürüne
katkı sunmaya çalışıyor. Yaptığı heykellerle geçimini sağlayan Kılıç, yok
edilmeye çalışan Kürt medeniyetleri figürlerini kendi bahçesinde yaptığı alanda
çeşitli taşlara şekil vererek yeniden canlandırıyor. Kılıç, Türkiye
topraklarında birçok halkların tarihi dokularına saygı duyulmadığını ifade
ederek, "Erciş toprakları birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu
medeniyetlerden bize çok önemli miraslar bırakıldı. Fakat devlet buna sahip
çıkamadı. Çoğu definecilerin insafına bırakıldı, birçoğu ise kendi kaderine
terk edilerek yok edilmeye çalışıldı" dedi. Bahçesinde Kürt
medeniyetlerini yaşatmaya çalışan Kılıç, taşların üzerine Urartu tanrısı olarak
bilinen Haldi, Med, Sümer, Gilgamêş, Möso Meleka, Kral Astiya Ges, Demirci Kawa
gibi efsaneleri işleyerek sonsuza kadar yaşatmak istediğini dile getirdi ve
"Bana imkan verilirse bunları Türkiye'nin dört bir yanına yaparım"
dedi.
'Kürt ve Ermeni tarihleri yok ettirildi'
Yıllardır bu coğrafyada kalan çok değerli tarihi kalıntılar
olduğunu ifade eden Kılıç, tarihi değerlere sahip çıkılmadığını söyledi.
Araştırılması halinde Erciş'te Kürt medeniyetlerine ait çok sayıda kalıntının
ortaya çıkacağını belirten Kılıç, "Gün gelecek bizler bu değerlere ve
kalıntılara muhtaç kalacağız. Çok arayacağız fakat bulamayacağız. Ülkemizde
maalesef Kürt ve Ermeni medeniyetlerine ait çok sayıda tarihi doku yok
ettirildi. Kiliseler, manastırlar ve yüzyıllar öncesi yapılan kutsal heykeller
yok ettirildi. Bu topraklardan sürülen, gönderilen ya da kalan halkların
tarihin kendilerine bıraktığı mirasları yok ettirildi. Ben çocukluğumdan beri
bu dağları ve taşları gezdim tozdum. Zırteki (Zırnekol) tepesi olarak bilinen
yerde Kral Argışti'nin figürüne rastladım. İnanılmaz muazzam eserler gördüm.
Fakat şimdi bu eserlere sadece kitaplarda rastlıyorum. Bu yüzden ben de
gördüklerimi yeniden yaşatmak amacı ile bahçemde taşların üzerine yeniden
işliyorum" diye konuştu.
'Çizdiğim efsane karakterleri yaşıyorum'
Kürt ve Ermeni tarihlerini kapısında yaşatmak için ciddi
emek sarf ettiğini ifade eden Kılıç, şunları dile getirdi: "Kendi Kürt
tarihimle ilgili yaptığım her kabartmaya konu olan efsaneler, çalıştığım sırada
beni adeta o tarihe sürüklüyor. Özellikle yaptığım savaş karakterlerini taşa
oyarken salladığım her çekiç beni o döneme götürüyor ve sanki onlarla birlikte
o tarihi yaşıyor oluyorum. Gece yatarken gözlerimi kapattığımda onlar gibi
onların yaşamında yer alıyorum. Sonra kendime geldiğimde bitmiş oluyor."
Yaptığı her eserin yaklaşık bir haftasını aldığını belirten Kılıç, "Bunu
yaparken yorulmuyor musunuz?" sorusuna ise "Ben asla çalışırken
yorulmam, kendi tarihime ve kendi kültürüme katkı sunmam beni onurlandırıyor"
yanıtını veriyor.
'İmkan verilirse restore ederim"
Bölgede halen Ermeni ve Kürt tarihine ait çok sayıda
kalıntının olduğunu söyleyen Kılıç, "Yok olanlara sahip çıkamadık, fakat
kalanlara sahip çıkmalıyız. Bana imkan verilmesi durumunda geride kalan tarihi
kalıntıları restore edip turizme kazandırabilirim" dedi.
04 Ekim 2013 Cuma 09:58 - [1127409] - DİHA

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.