Türkiye’nin gayrimüslimleri de eşit yurttaş olamadılar
henüz.Ermeniler, Rumlar, Yahudiler hâlâ birçok bakımdan devlet nezdinde eşitsiz
durumdalar uzun yıllardır. Dini inançlarını yaşama, mal mülk, eğitim gibi
konularda haklı dertleri, eşit yurttaşlar olmaktan uzak tutuyor onları da. Devlet,
sadece uygulamalarıyla değil, ulus-devlet anlayışının damgasını vurduğu aşırı
milliyetçi zihniyetiyle de bu ülkenin gayrimüslimlerine ikinci sınıf-yabancı
yurttaş muamelesi yapmayı sürdürüyor. Gayrimüslimler, başta Ermeniler olmak
üzere, Türkiye’de tedirgin, ürkek yaşamaya ne yazık ki devam ediyorlar. Devlet, yine başta Ermeniler olmak üzere, bu ülkede son
derece canlı olan gayrimüslimlere dönük
düşmanlık konusunda, ders kitapları dahil, henüz bir şey yapmış değil.
***
Eğer eşitlik diyorsak, başörtüsü yasaklarının -bazı
istisnalar dışında- kamuda kaldırılması gerekiyordu. Demokratikleşme paketiyle
gelen karar gecikmeli de olsa, eşit yurttaşlık yolunda doğru bir adım. Ama
inşallah bu eşitlik anlayışı, önümüzdeki dönemde tersinden bozulmaz, yani bu
sefer denge, başı açık olanların aleyhine değişmez...
Eşit yurttaşlık açısından sadece başörtüsü sorunu yok.
Alevilere devlet zoru sürüyor. Kimlikleri inkâr edilen Kürtler de, ikinci sınıf
yurttaş sayılan gayrimüslimler de eşit yurttaş olamadılar. Ulus-devlet ve Türk
milliyetçiliği, Kürtler, Aleviler, Müslümanlar ve gayrimüslimler konusunda bu
ülkeye bir deli gömleği giydirdi. Daha yapacak çok şey var...
Bir yolculuk için dün sabah Sabiha Gökçen Havalimanı’na
gittik. THY’nin Anadolu Jet kontuarında bir sürpriz:
Başörtülü hostes...
Hali tavrı biraz heyecanlı.
Olabilir, çünkü bir ilk...
İçimden hayırlı olsun demek geçti.
Ama rahatsız edebilirim diye sustum.
Başörtülüler bu ülkede çok uzun yıllar cüzzamlı muamelesi
gördü. Kamu hayatında sürekli dışlandılar. Okullara, üniversitelere
alınmadılar. Özellikle 28 Şubat döneminde başörtülülere bazı bakımlardan
insanlık dışı davranıldı.
Eğer eşitlik diyorsak, başörtüsü yasaklarının -bazı
istisnaları dışında- kamuda kaldırılması gerekiyordu.
‘Demokratikleşme paketi’yle gelen bu karar çok gecikmeli
de olsa, olumlu bir gelişme, eşit yurttaşlık yolunda doğru bir adım...
Ama inşallah bu eşitlik anlayışı, önümüzdeki dönemde tersinden
bozulmaz, yani bir başka haksızlığın kapısı aralanıp, bu sefer denge, başı açık
olanların aleyhine değişmez...
Alevilere devlet zoru, Kürtlere inkâr
‘Demokratikleşme’nin şöyle ya da böyle tartışıldığı bir
dönemde eşit yurttaşlık konusunun altını çizmekte yarar var.
Çünkü bu açıdan sadece başörtüsü sorunu yok.
Alevileri sakın unutmayın.
‘Başörtülüler’ eşit yurttaş olma yolunda ilerliyor.
Ancak, Aleviler uzun yıllardır oldukları yerde saymaya maalesef devam
ediyorlar.
İnançlarını nasıl yaşayacakları konusunda onlara karışan
yine ‘ceberrut devlet’imiz. Tıpkı yıllar yılı ‘başörtülüler’e yaptığı gibi
Alevilere de buyurmayı elden bırakmıyor.
Cemevi meselesi...
Zorunlu din dersleri...
Nüfus kâğıtlarındaki din hanesi...
Bunun gibi birçok konuda Alevilere devlet zoru uygulaması
devam ediyor.
Bütün bu uygulamalar, insan hakları ve özgürlüklerle
bağdaşabilir mi?
Elbette hayır.
Bu nedenle de, Aleviler öteden beri Türkiye
Cumhuriyeti’nin eşit yurttaşları değil.
Peki ya Kürtler?
Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren dilleri, kimlikleri
sürekli inkâr edilmiş ve devlet politikalarıyla asimile edilmeye çalışılmış
olan Kürtler de eşit yurttaş olamadılar.
Bugün de durumları farklı değil.
Evet, Kürt realitesi artık devlet tarafından tanınmış
durumda, ama bunun gerekleri henüz tam olarak yerine getirilmiş değil.
Kıyısından köşesinde atılan adımlar, geçmişle mukayese
edildiğinde ciddi bir zihniyet değişimine işaret etse de, mevcut durum, en temel
insan haklarından anadilde eğitim hakkı dahil, henüz tatmin edici olmaktan
uzaktır.
Türkiye'nin gayrimüslimleri de eşit yurttaş olamadı
Eşit yurttaşlık deyince, yalnız Aleviler ve Kürtler değil
bu ülkede eşitsizliği yaşamakta olanlar.
Müslüman olmayanlar da var.
Türkiye’nin gayrimüslimleri de eşit yurttaş olamadılar
henüz.
Ermeniler, Rumlar, Yahudiler hâlâ birçok bakımdan devlet
nezdinde eşitsiz durumdalar uzun yıllardır. Dini inançlarını yaşama, mal mülk,
eğitim gibi konularda haklı dertleri, eşit yurttaşlar olmaktan uzak tutuyor
onları da.
Devlet, sadece uygulamalarıyla değil, ulus-devlet
anlayışının damgasını vurduğu aşırı milliyetçi zihniyetiyle de bu ülkenin
gayrimüslimlerine ikinci sınıf-yabancı yurttaş muamelesi yapmayı sürdürüyor.
Gayrimüslimler, başta Ermeniler olmak üzere, Türkiye’de
tedirgin, ürkek yaşamaya ne yazık ki devam ediyorlar.
Devlet, yine başta Ermeniler olmak üzere, bu ülkede son
derece canlı olan gayrimüslimlere dönük
düşmanlık konusunda, ders kitapları dahil, henüz bir şey yapmış değil.
Türk milliyetçiliği bu ülkeye deli gömleği giydirdi
Uzun lafın kısası:
Ulus-devlet ve Türk milliyetçiliği, Cumhuriyet’in
kuruluşundan itibaren Kürtler, Aleviler, Müslümanlar ve gayrimüslimler
konusunda bu ülkeye yukarıdan aşağıya bir deli gömleği giydirdi.
Şimdi bu dapdaracık giysi orasından burasından patlıyor.
Ve Türkiye oflaya puflaya, sancılı ve inişli çıkışlı bir
değişim yolunda ‘eşit yurttaşlar’ın yaşadığı demokratik bir ülke olmaya doğru
gidiyor.
Kolay değil.
Zaman alacak ama engellenemeyecek bir gidişattır bu...
Son söz:
Birinci sınıf demokrasiyle hukukun üstünlüğünün
gerektirdiği eşit yurttaşlık sadece başörtüsü yasaklarının kaldırılmasından ve
Sünnilik anlayışının devlette ağır basmasından geçmiyor.
Daha yapacak çok şey var.
Unutmayın, ulus-devlet hâlâ birçok olumsuzluğuyla
varlığını sürdürmeye devam ediyor.
http://t24.com.tr/yazi/basortusu-esit-yurttaslik-derken-ulus-devlet/7570




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.