<<Ana dil>> bir kısım dilbilimciler
tarafından,<<Bir kişinin içinde büyüdüğü aile veya toplum çevresinde ilk
öğrendiği dil >>olarak, diğer bir kısım uzmanlar tarafından
ise,<<Kişinin ait olduğu topluluğun veya halkın kullandığı dil,
aidiyetının dilidir>> şeklinde tanımlamaktadır:
Rönesans sonrası Osmanlı Ermenisinin en büyük
sorunlarından biri çagdaş bir eğitimdi,kısa zamanda ,bunun yolunun kitapların
çoğaltılıp dağıtılmasından geçtiğini anlaşıldı,ancak o zamanlar Osmalı
İmparatorluğunda matbaa kullanmak yasak olduğundan ,yaklaşık 200 sene kitaplar
Avrupa'da basılıyordu:17 ci y.y Osmalı Ermenilerinde eğitim,önceleri dini nitelikteydi,ama bu durumun ,en azından halkı
okur-yazarlı kılmak bağlamında ve
İslamiyet'in hakim olduğu bir ortamda Ermeni kimliğini ortaya çıkarmada ve aynı
zamanda Hristiyan inancını güçlendirmede çok önemli katkısı vardı:
18 ci y.y başlarında İstanbul'da Ermeni yayıncılığın
temelinin atılması,Ermeni basının,eğitimin,sanatın,edebiyatın gelişmesini sağladı, hatta adeta Ermeni
rönesansını doğurdu:
19.y.y ortalarında Ermeniler,öğretimi ve eğitim, toplumun
her katmanlarına yaymak,yoksul öğrencilere yardım etmek,milli kültürü
korumak,yetenekli öğrencileri ödüllendirmek,kitaplar yayınlamak,eğitmciler
yetiştirmek ,okullar,tiyatrolar kurmak ,kütüphaneler açmak gibi faaliyetlere
giriştiler ve bu faaliyetleri özellikle İstanbul'da yoğunlaştırdılar:Bu
yenilikler, beraberinde toplumun sosyal,kültürel ,öğretim ve eğitim hayatına
yeni soluk getirdi:Ermeniler arasında okula gitme oranı hızla artmaya başladı,Ermenice
konuşma alışkanlığını kayb eden bir
kısım Anadolu Ermenisine Ermenice öğretilmeye başlanıldı:Ermeni Patrikahane
himayesinde Eğitim Komisyonu
kuruldu,1824 yılında zamanın Patriği Garabet
bir genelge yayınlayarak ,kilise çevrelerinde halk tarafından finanse
edilen okullar açılmasını önerdi: Daha önceleri İstanbul,İzmir ve Anadolu'nun
bazı Ermemi yerleşim merkezlerinde zengin ermeniler tarafından kurulan okullar
vardı: Örneğin:İstanbul-Kumkapı Merkez
Okulu(Mayr Varjaran -kuruluşu 1790),İstanbul Hasköy'de Nersesyan
Koleji(1830),İstanbul Üsküdar Lİsesi (1838),İzmir Mesropyan Koleji(1799),Bursa
Kevorkyan Lisesi (1810),Kayseri Merkez Koleji(1821),1876 yılında günün Patriği
Nerses Varjabedyan tarafından kurulan Getronagan Lisesi ,1870 de kurulan
Pangaltı Mikhitaryan ve Kadıköy Mikhitaryan Kolejleri;1889 da Patrik Mağakya
Ormanyan'ın kurduğu Adapazarı
yakınlarındaki Armaş İlahiyat Yüksek Okulu,1881 yılında kurulan ,Alman eğitim sistemi ile eğitim
veren Erzurum Sanasaryan Lisesi,1880 de Van kurulan Yeremyan Koleji:
19.y.y başında
Mıkhitaristlerin ve İstanbul'daki Ermeni aydınlarının atılımıyla,Osmanlıda
çağdaş eğitim veren ilk Ermemi okulunun
temeli atıldı ,bir taraftan,yüksek öğrenim gören gençlerin sayısı hızla
artmaya başlarken,diğer taraftan da ,Osmanlı devlet yönetiminde görev alan bir
Ermeni entelektüel sınıfı doğdu:
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, müslüman olmayan
azınlıklar kültürel ve dini alanda belirli özgürlüklere sahiplerdi,18 inci y.y
sonlarında ,imparatorluk bünyesinde yaşayan
müslüman olmayan azınlıklar kendi
okullarını kurup yönetme haklarına sahip oldular,1894 yılında Osmanlı
imparatorluğu bünyesinde 6500 e yakın azınlık
okulu vardı, yanlız başşehir İstanbul'da azınlıkların kendi ana dilleri ile eğitim veren 180 okulu
vardı:(Türkiye'nin Eğitim sisteminde Azınlıklar ve Ayırımcılık :Kavramsal
Çerceve ve Temal Sorunlar-Nurcan Kaya)
Patrikhanenin 1901-1902 yılı verilerine göre,Doğu
Anadolunun Van,Erzurum,Bitlis,Harput kentlerinde,Güneydoğuda Diyarbakır,Orta
Anadolu'nun Sıvas,Ankara,Karadeniz bölgesinde Trabzon kentlerinde ve Trakya'da
toplam Ermeni okul sayısı 818 ,öğrenci sayısı ise 6o315 erkek ve 22380 kız
öğrenci olmak üzere toplam 82695 ,öğretmen sayısı ise toplam 2153
dır:(Kaynak:1915 Öncesinde Osmanlı
İmparatorluğunda Ermeniler-Raymond H.Kevorkian,Paul B.Paboudjıan-Aras)
Ermeni Patrikhane'nin 1913-1914 sayım verilerine
göre,Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde Ermeni okulların sayısı Katolik Ermeniler ait 500,Protestan
Ermenilere ait 450 okul olmak üzere toplam 2800,toplam öğrenci sayısı ise
300.000 dır :Bu verilere göre ,yaklaşık 2 milyonluk Ermeni toplam nüfüsun,%15 i Ermeni okul
öğrencisi,her bir Ermeni okula
düşen öğrenci sayısı ise ortalama 107,14 : Okul ve öğrenci sayısına ilişkin verilerin
bazı vilayetlere dağılımı ise şöyle:
Erzurum'da okul sayısı 322,öğrenci
sayısı 21348, bir okulun ortalama öğrenci sayısı 67,Ermeni nüfüsun %9,2 si öğrenci:
Van 'da okul sayısı 192,öğrenci sayısı 11304, bir okulun
ortalama öğrenci sayısı 59,Ermeni
nüfüsün %4,2 si öğrenci:
Elazığ'da(Harput) okul sayısı 204,öörenci sayısı 15632,bir
okulun ortalama öğrenci sayısı 77, Ermeni nüfüsün %12 si öğrenci:
Diyarbakır'da okul sayısı 122,öğrenci sayısı 9660,bir
okulun ortalama öğrenci sayısı 79,Ermeni
nüfüsün % 9 u öğrenci:
Ankara'da okul sayısı 126,öğrenci sayısı 9254,bir okulun
ortalama öğrenci sayısı 74, nüfüsün % 21 i öğrenci:
İstanbul'da okul sayısı 64,öğrenci sayısı 25 000 bir
okulun ortalama öğrenci sayısı
390,Ermeni nüfüsün %15 i öğrenci;
Görüldüğü gibi doğudan batıya gittikçe öğrenci oranı
artmaktadır,okula gitme oranı,o bölgenin refah düzeyini yüksekliği ile yakından
ilgilidir,bu bakımdan bu oranlar anlamlıdır:Ermeni okullarının eğitmen
kadroları ,Van,Harput,Merzifon,Amasya, İstanbul ,Antep'de öğretmen okullarında
yetişiyorlardı,ayrıca Antep'te bir de hemşire okula vardı,ilk okul
öğretmenlerin en az orta okul mezunu olmaları şarttı,kolej ve lise
bölümlerinin öğretmenleri ise genellikle
üniversitelerden veya saygın eğitim kurumlarından mezundular:
Osmanlı Padişahı Abdülhamit.2.nin Berlin Kongresi (1878)
sonrası müslüman olmayan azınlıklara karşı yürüttüğü aşırı baskı politikası Ermeni eğitim sistemin
gelişmesini durdurdu,yeni okullar kurmak
adeta imkansız hale geldi ve gittikçe artan sert politika nedeniyle birçok
Ermeni okulları eğitim faaliyetlerini
durdurmak zorunda kaldılar: Jön Türklerin iktidara gelmesiyle durum daha
sertleşti,Patrikhane nezdinde kurulan Eğitim Komisyonu çalışamaz hale geldi ve
Ermeni okulları Osmanlı Maarif Nazırının
denetimi altına girdi ve 1909 'da Fen,Coğrafya,Tarih derslerinin Türkçe yapılması mecbur edildi:
Osmanlı İmparatorluğunun iktidarı süresince ve Cumhuriyet
dönemi başlarına kadar olan zaman diliminde Azınlık Okulları statüsüne genel
olarak bakıldığında ,devletin azınlık
okullarıa yönelik, çeşitli evrelerde ,değişik
politika uyguladığı görülmektedir:Şöyle
ki:
1.ci Evre:
Adem-i-Merkeziyetçi Evre:
Bu devrede .devletin azınlık okullarına yönelik özel bir
politikası olmadığı görülür:
2 .ci
Evre:Uyum Oluşturma Evresi:
İslahat Fermanından
1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasına kadar olan süreçte ,azınlık okulları
<<Ortak Yasal Çerceve>> altında toplayıp, denetlemek ve Uyum
Oluşturmak,amaçlanmıştır:
3. cü Evre:Mutlakiyet Dönemi:
Bu dönemde günün Osmanlı padişahı Abdülhamit .2.azınlık
Okullarını bir tehdit olarak algılamış,Okulları mutlak sıkı denetim altına
almıştır:
4 .cü Evre:Arayış Evresi:
1908'de Jön Türklerle başlayan ağır baskı dönemidir,bu
dönemde birçok azınlık okulları kapılarını kapatmıştır:
5.ci Evre:Bertaraf Etme Dönemi:
Azınlık Okullarına yönelik devlet baskısının sertleştiği
ve azınlık okul sayısının hızla azaldığı bir dönemdir:
6.cı Dönem:(1918-1922)
1915 Olayları sonrası ve Mutareke Dönemi:
Bu dönem azınlık okullarının yaşadıkları adete sonbahar
dönemidir:
7 .ci Evre:Cumhuriyet Dönemine Geçiş Dönemi:
Bu dönemde, Osmanlı döneminde azınlık okulların verilen
bir takım hakların geri alınmaya
başlanıldığı bir dönemdir:(Kaynak:Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları
Sorunları ve Çözümler-Yrd.Doçent Dr.Selçuk Aksin Somel ve Nurcan Kaya)
Resmi Kaynaklarda,Osmanlı İmparatorluk zamanı azınlık okullarından
söz edildiğinde,bu okulların Türk milli kültürünün gelişmesine mani oldukları
vurgusu göze çarpmaktadır,her ne kadar Cumhuriyet döneminde azınlık okulları
güvence altına alındı ve önceleri kendi ana dilde eğitime müsade edilip, daha
sonra bu müsadeler törpülendi ise de ,azınlık okullarına yönelik Osmanlıdaki
zihiyet Cumhuriyet döneminde de devam etti,devlet ,azınlık okullarına sıcak
bakmadı .Oysa ana dilde eğitim bireyin
en temel hakkıdır, bu hakkı sağlamak da devletin yükümlülüğündedir ,Cumhuriyet
döneminde de ,devlet bu yükümlülüğü tam olarak yerine getirememiştir :
1923 yılında Lozan antlaşmasında yer alan haklardan
yanlız Ermeniler,Rumlar ve Museviler yararlanabildiler ,onlar bu antlaşmayıla
okullarında ana dilde eğitime devam ederken,Suryaniler ,Kildaniler ve diğer
azınlık gurupları bu hakların dışında
bıraklıldılar, bu nedenle Osmanlı döneminde var olan Suryani ve Kildani
okulları kapatıldılar:Ana dilde eğitim yapma hakkını alabilmek için yıllarca bıkmadan
ve usanmadan israrla çetin bir mücadele veren diğer halk topluklarının
olması,Lozan antlaşmasıyla Ermenilere,Rumlara ve Musevilere verilen ,kendi
okullarında anadilde eğitim yapma hakkının güvence altına alınması ,bu hakkın
,ne kadar değerli bir hak olduğunun ayrı bir göstergesidir, bu nedenle ,bu
hakka sahip azınlık toplumunun okul çağına sahip aileleri ,ana dilde eğitim
veren okullarının varlığının ne derece önemli olduğunu algılamalı, onların
değerini bilmelidir, onlara sahip çıkmalı, okuların ,eğitim faaliyetlerin
idamesini sağlamalıdırlar:
Cumuriyet döneminde, bütçelerini denkleştirme
sorunlarıyla mücadele eden Ermeni,Rum,Musevi okularına devlet yardım eline
kesmiş, okullara <<Türk Müdür Yardımcı>> atayarak denetimini
güçlendirmiştir.Bu da Cumhuriyet döneminde azınlık okullarında çift başlı okul
yönetimi doğurmuştur,devlet ayrıca azınlık okullarına bazı kısıtlamalar
getirerek azınlık okullarında sınıf ve ana dil öğretmenleri yetiştirmede
sorunlar yaratmış,öğrenci sayısında eksilmelere neden olmuş ve buna bağlı
olarak da azınlık okulların hem sayısı azalmış ve hem eğitim sevyeleri
düşmüştür:
18 Haziran 1965 yılında düzenlenen 625 sayılı Kanun ve 14
Şubat 2007 yılında düzenlenen 5580 sayılı kanun azınlık okullarını eğitim
vermede zora sokmuş, öğretmen yetiştirilmesi, ders kitabı ve eğitim materyeli
konusunda mevcut sorunları daha daha da
sertleştirmiştir.Buna ek olarak Varlık Vergisi,Vatandaş Türkçe Konuş
sloganları,6-7 Eylül Olayları,Kıbrıs Meselesi Türkiye'de azınlık nüfüsünun
azalmasına ve dış göçlerin artmasına neden olmuş,azınlık nüfüsünun azalması da
,azınlık okullarında öğrenci sayısının hızla azalmasına neden olan etkenlerden
biri olmuştur:
1999 yılında Türkiye'nin Avrupa Birliğine adaylığının
kabulunden sonra başlayan reform hareketlerinin etkileri ,milli eğitim alanında
da görülmüştür:Bu konuda atılan adımlar arasında Kürtçe dilini öğreten
kursların açılmasın yanında bazı
Üniversitelerde önce Kurt Dili ve Edebiyatı, daha sonraları ise Ermeni Dili ve
Edebiyatı bölümleri açılmıştır,ancak bu atılan adımların Uluslararası İnsan
Hakları Batı standartlarına açısından uygun hale gelmesi için atılması gereken
daha çok adımlar vardır:Türkiye, çok etnisiteli,çok dinli ve çok dilli yapıyı
ve tüm yurttaşların eşitliğini güvence altına almış henüz değildir,bu nedenle
Türkiye'de milli eğitimin resmi dilli tek dildir ,Türkçe'dir:
Bugün İstanbul'da 16 Ermeni okulunda yaklaşık 3100
öğrenci eğitim görmektedir: İstanbul'daki Ermeni nüfüsü takriben 80 000 olarak
sayılırsa her bir Ermeni okulda ortalam 193 öğrenci eğitim görmektedir:
İstanbul Toplam Ermeni nüfüsun öğrenci oranı ise %3,9 (2012-2013 Eğitim yılı
verilerine göre),oysa bu oran 1913-1914 yılında % 15,bir okulda okuyan öğrenci
sayıs da ortalama 390 öğrenci idi,100 senelik sürecte okul sayısı 64 ten,16 ya
4 kez azalmış,öğrenci oran % 15 ten %3,9 a, 3,8 kez düşmüş,okulda okuyan
öğrenci sayısı 390 dan,193 e 2 kez azalmış:
Bu duruma neden olan
genel sebeplerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
Devletin Denetiminin Sertleşmesi:
1- Bir çoçuğun Ermeni okuluna kayd olması için T.C
vatandaşı olması ve Ermeni olduğunun ispatlaması gerekiyor:
2-Milli Eğitim Azınlık Okullarına müstemleke müfettişi
<<Türk Müdür yardımcısı >> atıyor, bu da okullarda iki başlı
yönetimi doğuruyor:(Türk öğretmenler Türk Müdür Yardımcıdısına,Ermeni
Öğretmenler Ermeni Müdüre bağlıdırlar)
3-1974 yılında akademisyenlerin azınlık(Ermeni)
okullarında ders verme hakkı alındı,vakıf mallarına el kondu,her ne kadar, son
zamanlarda bazı vakıflar iade ediliyorsa da ,devlet azınlık okularına pay
vermeyi kesti:
4-Türkiye'de azınlık nüfüsünun azalması (Varlık
Vergisi,Kıbrıs Meselesi,6-7 Eylül Olayı,Ekonomik Durum ,Dış Göçlerin artması)
5-Ermeni Okullarında pedagojik formasyonlu ve bilgilerle
donanmış Ermenice eğitim verecek öğretmen eksikliği:
6-Ermeni Okulların çağa uyan ders araç ve gereçlerine
maddi yetersizlikler nedeniyle sahip olmaması:
7-Azınlık Okullarında Eğitim sevyesinin düşmesi
:(Azınlık-Ermeni Okullarının Sevye Belirleme Sınavı ve Üniversite Giriş
Sınavlarına iyi hazırlayamamalar) :
8-Ailelerin çoçuklarına Azınlık Okullarına göndermemeleri
ve Yabancı Kolejleri tercih etmeleri.
Çözüme için genel öneriler :
Devlet'ten Talep edilmesi Gereken hususlar:
1-Azınlık Okullarından Türk Müdür Yardımcılığı sistemi
kaldırılmalı:
2- Okula Öğrenci kaydı için T.C vatandaşlığı ve aynı
azınlığa mensup olma koşulu ve Öğrenci kaydı yapılmasında kısıtlamalar
kaldırılmalı ve öğrenci kaydının insiyatifi okul yönetimine bırakılmalı:
3-Üniversitelerde Batı Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü
açılmalı ve Ermenice Eğitim veren Öğretmenler Yetiştirilmeli:
4-Son zamanlarda devlet tarafından yapılan ders arac ve
gerec yardımının kapsamının
genişletilmeli:
5-Azınlık Okulların Elektrik,Su ,Yakıt masrafları ve
vergi konusunda devlet okullarına
uygulanan tarife uygulanmalı:
6-Azınlık Okulların devlet bütçesinden pay ayrılmalı:
Azınlıklar Tarafından Yapılması gerekenler:
1-Aileler,azınlık okularına ve okulun temel sorunlarına
sahip çıkmalı ve okulların eğitim faaliyetlerinin idamesini sağlamalı:
2-Okul yöneticileri,başarılı öğrencileri ödüllendirmeli
ve öğretmenlik mesleğini cazibeleri hale
getirmeli ve öğrencileri erkenden öğretmenliğe teşvik etmeli .
3-Azınlık okulu eğitmenleri ve okul
yöneticileri,okulun eğitim sevyesini
yükseltici girişimlerde bulunmalı:
4-Okul yöneticileri ,pedagojik formasyona sahipi
öğretmenler yetişmek için imkanlar yaratmalı:
Dr.med.Sarkis Adam
Yararlanılan Kaynaklar:
1-Türkiye'nin Eğitim Sisteminde Azınlıklar ve
Ayırımcılık:Kavramsal Çerçeve ve Temel Sorunlar---(Nurcan Kaya)
2-1915'ten
Öncesinde Osmanlı İmparatorluüunda Ermeniler--(Raymond H.Kevorkian &Paul
B.Paboudjian--Aras Yayınları)
3-Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları,Sorunlar ve
Çözümler--(Yrd.Doçent Dr.Selçuk Aksin Somel & Nurcan Kaya)
1 yorum:
Bilinen bir sey var ki Ermeni okullarinda Ermenice ders hukumetin baskisi altinda. Bugunku nesilin Ermenicesi son derece zayif...Nasil oluyor da kendi aralarinda Turkce konusuyorlar ve Ermenice zor geliyor....Vebali hukumetin boynunda...
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.