Defne Samyeli - Fotoğraf: Ozan Güzelce
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş,
‘Demokratikleşme paketi’nin sihirli bir değnek olmadığını, Türkiye’de yaşanan
zihniyet değişimini ve ‘niyet’i göstermesi açısından büyük yol aldıracağını
söyledi... Sevindirici olan şu: Türkiye’de bu konularla ilgili olarak şimdiye
kadar ne konuşulmuşsa hangi proje ortaya konulmuşsa hepsi masanın üzerindeydi ve
objektif bir şekilde değerlendirildi...Türkiye bir zihniyet değişiminde hızla
ilerliyor.. Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi, bu bir ilk adım değil.
Son adım da olmayacak.
***
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş,
‘Demokratikleşme paketi’nin sihirli bir değnek olmadığını, Türkiye’de yaşanan
zihniyet değişimini ve ‘niyet’i göstermesi açısından büyük yol aldıracağını
söyledi.
Defne Samyeli - Fotoğraf: Ozan Güzelce
Prof. Dr. Numan Kurtulmuş... Ak Parti Genel Başkan
Yardımcısı. ‘Milli görüş’ün zamanında en genç liderlerinden. İyi bir
akademisyen olmanın ötesinde siyaset dünyasına sağduyu ve soğukkanlı bir duruş
getiren bir isim. Sorunlardan çok çözümleri konuşan ve sürekli çalışan bir
siyasetçi. Meselelere humanist bakışı nedeniyle olsa gerek, siyasetten ayrı
olarak gönüllerin oyunu alan bir isim. Bizi Malta Köşkü’nün salonunda bir
kahvaltı sofrasında misafir eden Prof. Kurtulmuş’a üzerinde bizzat çalıştığı
demokratikleşme paketi, güncel
gelişmeler ile ilgili merak edilenleri sorduk.
‘Büyük bir titizlikle çalışıldı’
Demokratikleşme paketini değerlendirir misiniz? Sizi en
çok ne zorladı?
Bu paketin hazırlanmasında katkı sunan birisi olarak
öncelikle şunu söylemek isterim ki hakikaten çok büyük bir titizlikle
çalışıldı. Her kelimenin üstünde durularak, getirisi götürüsü ne olur bunlar
hesap edilerek yapılan bir çalışma oldu. Bütün konuların kendine göre zorluğu
var, şu zordu şu kolaydı demek istemem. Ama sevindirici olan şu: Türkiye’de bu
konularla ilgili olarak şimdiye kadar ne konuşulmuşsa hangi proje ortaya
konulmuşsa hepsi masanın üzerindeydi ve objektif bir şekilde değerlendirildi.
Türkiye bir zihniyet değişiminde hızla ilerliyor.. Sayın
Başbakanımızın da ifade ettiği gibi, bu bir ilk adım değil. Son adım da
olmayacak. Mesela şimdi bundan çok değil, 10 sene evvel 15 sene evvel vatandaş
kendi çocuğuna istediği ismi koyamazken, şimdi eğer istiyorsa yerleşim
birimlerinin isminin değiştirilmesinin olağan karşılandığı bir zihniyet
değişimine doğru gidiliyor. Yine 10-15 sene evvel öğrenci kızlarımıza
üniversitede başörtüsüne izin verilmezken bugün devlet memurlarımızın
başörtüsüyle rahatlıkla dolaşabilecekleri bir zihniyet değişimine doğru
gidiliyor. Efendim eski Türkiye’nin, Soğuk Savaş’ın her sabah çocukları bir
kalıba dökmek için andımızla başlayan ortamının artık gerekli olmadığını, ülke
sevgisinin onlara Çanakkale ruhunu vermekle mümkün olabileceğini düşünen bir
devlet zihniyet değişimine doğru gidiyor. Bu paketin bence esas önemli olan
kısmı bu.
‘Paket bir sihirli değnek değil’
Bir de bardağın boş tarafını değerlendirmenizi
isteyeceğim. Size göre paketin eksikleri neler; ve bu eksiklikler çekincelerden
mi, zaman darlığından mı, önceliklerden mi tamamlanamadı?
Daha iyisi yapılabilir miydi? Yapılabilirdi. E şimdi
tabii ki bu paket bir sihirli değnek değil. Türkiye’nin bu kadar yıldır, hatta
ta Tanzimat’tan bu yana birikmiş olan sorunlarını bir paketle çözmeye
kimsenin gücü yetmez. Bu bence bir irade
beyanıdır. Niyet beyanıdır. Mesela Alevi yurttaşlarımızın haklarıyla ilgili
alanlar, yerellik prensibiyle ilgili gelişmeler, diğer gayrimüslim
vatandaşların haklarıyla ilgili gelişmeler. Hatta dindar çoğunluğun
beklentilerine ilişkin ilave adımlar. Bunların hepsi tabii ki önümüzdeki
dönemde atılacak. Ve şundan da emin olun ki, bundan sonra bu paketi anlamlı
kılacak daha ileri adımlar nasıl atılabilir, bunlar üzerinde çalışılıyor.
Kürt vatandaşların ‘devlet okulunda değil de özel okulda
Kürtçe eğitim’ serbestisini ‘Paran varsa kürtçe öğren’ algısı için ne
söylersiniz?
Yok hayır o yanlış algılanıyor. Çünkü şu anda bütün
öğrencilerimiz için, Kürt evlatlarımız için, dileyenler için Kürtçe
öğrenebilecekleri seçmeli ders imkanı var devlet okullarında.
Ama çocuk İngilizce ve Kürtçe’den birisini seçmek zorunda
kalırsa o zaman daha beynelmilel bir dil olan İngilizce’den vazgeçmek zorunda
kalacak kaygısını dile getiriyorlar..
A yok canım İngilizce zaten okuyor çocuklar. Zaten sorun
biz çocuklarımıza bu kadar yabancı dil okutuyoruz ama bunlara ne kadar
öğretiyoruz İngilizce’yi? Dolayısıyla bu bir niyet meselesidir. Unutmayın ki
Türkiye, Kürtçe türkü kasetlerinin satılamadığı bir ülkeydi.
‘Ekonomide reformlar korkmadan sürecek’
Dış politika ekonomi ve sosyal politikalar çerçevesinde
Ak Parti kadroları Türkiye’yi 2023’e en ideale taşıyacak durumda mıdır?
Geçtiğimiz 10 yıllık süre, Türkiye’de iki alanda at başı
giden reformlar Türkiye’nin önünü açtı: Ekonomi ve siyaset alanındaki
reformlar. Zaten Türkiye’nin bunlardan birisini tehir ederek diğerini
gerçekleştirme şansı yok. Ak Parti doğru bir tercihte bulunarak eş zamanlı
yürüttü bu reformları. Ama önümüzdeki on yıl, 2013-2023 artık bu değişimlerin
sistematik bir hale getirildiği, sistemi değiştiren ve kalıcı hale getiren bir
büyük dönüşüm süreci olmalı. Yani ekonomide bu artık makro başarıları makro
istikamette mikro başarılara çevirecek, Türkiye’de üretimi, istihdamı, ihracatı artıracak güçlü bir Türkiye
ekonomisi.
‘Çözüm sürecine karşı çıkan kaybeder’
Çözüm sürecine ne oldu? Hükümetten ve Kürt tarafından
karşılıklı açıklamalara bakacak olursak, durmuş gibi görünüyor.
Şurası bir gerçek ki, süreci halkımızın büyük çoğunluğu
destekliyor. Çünkü millet çözümsüzlükten bıktı. En başta da Doğu ve Güneydoğu
Anadolu’daki halkımız bıktı. Dolayısıyla çözüm sürecini sona erdirecek,
baltalayacak olan her söz, eylem ve niyet halkımız tarafından görülüyor. Kim bu
sürece karşı çıkarsa siyaseten kaybeder. 28 yıl boyunca 32 bin insanımız öldü.
Bir canın karşılığı dünyadaki bütün servetlerle bile ödenemez. Fevkalade ağır
bir insani sorunla karşı karşıyayız. Terörün ülkeye maliyeti üzerine çalışmalar
yaptık. Bunu inşallah önümüzdeki günlerde bir basın toplantısıyla kamuoyuyla
paylaşacağız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.