''Ben bu ödülü başta ülkemizde ve dünyada özellikle 1915
soykırımında katledilen, gelecekleri yok edilen, tecavüze uğrayan, mezarları
bile olmayan kefensiz ölülere ithaf ediyorum ''.2 Kasım 2013 yılı Viyana Bet Nahrin Vakfının düzenlemiş
olduğu ödülü, Alman asıllı bir kadın olan, Süryani soykırımıyla ilk çalışmayı
yapan hemcinsimle yani Gabriel Yonan ile paylaşmış olmaktan ötürü öncelikle
onur duyduğumu belirtmek isterim. (Zeynep ve Gabriel hanımı yürekten kutluyoruz. HYETERT)
1915 soykırımında özellikle tetikçi görevi gören İttihat-
Terakkicilerin ve onun devamı olan kemalistlerin kısacası Türklerin
tetikçiliğinde ve de Emperyal çıkarları uğruna bu yüzyılın başındaki en büyük
soykırıma sessiz kalan /görmemezlikten gelen Alman halkının evladı Gabriel
Yonan ile birlikte bu ödüle layık görülmek benim için çok anlamlı .
Her ikimiz de hem kadın, hem ana, hem bir barışsever, hem
insan hakları savunucusu olarak mensubu olduğumuz halka bu güne değin 1915'deki
acıları duyurma görevini de üstlendik .
Başta Ermeni halkı olmak üzere, Süryani - Pontus Rum ve
Ezidi halklarına ve sünni Türk olmayan inançlara soykırım uygulayan bir halkın
evladı olmaktan şahsım adına utanç duyuyor ve sizlerin huzurunuzda, büyük
insanlık önünde yaşatılan soykırımlardan ötürü bir kez daha özür diliyorum.
Beni bu ödüle layık gören başta Süryani halkı olmak üzere
tüm ezilen ve soykırıma uğrayan halklara ve inançlara yürekden teşekkür ederim.
Ve bir kez daha deklere ediyorum. Şahsıma verilen bu
ödülü başta ülkemizde ve dünyada özellikle 1915 soykırımında katledilen,
gelecekleri yok edilen, tecavüze uğrayan, mezarları bile olmayan kefensiz
ölülere ithaf ediyorum .
ZEYNEP TOZDUMAN zeynoege@mynet.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.