İstanbul (AA) - AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
farklı inanç gruplarına hitaben, "Unutmayın, sizin sorunlarınız bizim
sorunlarımızdır. Bu ülkede beraber yaşıyoruz. Aynı sudan içtik biz, aynı bağın
gülüyüz. Biz birlikte Türkiye'yiz ve 2023'te Türkiye'yi dünyanın en güçlü 10
ülkesinden biri yapacaksak hep birlikte yapacağız" dedi.Bağış, farklı inanç gruplarının temsilcileri ve vakıf
yöneticileriyle Feriye Lokantası'nda verdiği yemekte bir araya geldi.
Burada konuşan Bağış, bu toplantıyı gerçekleştirebilmek
için gereken siyasi iradenin bu dönemde var olduğunu belirterek, cumhuriyet
tarihinde ilk defa farklı vakıf ve derneklerin verdiği iftarlara katılan bir
başbakanın olduğunu söyledi.
Farklı inanç gruplarına yönelik AK Parti hükümetleri
döneminde yapılan reformlardan bahseden Bağış, artık siyasetçiler olarak
kendilerinin de ruhani liderlerden yardım isteyebildiklerini, onların da her
türlü konuda Türkiye'nin lehine çaba ortaya koyduklarını dile getirdi.
Bağış, bakanlığının Ortaköy'deki ofisinin 50 metre
ilerisinde kilise, 60 metre ilerisinde sinagog ve 70 metre ilerisinde de cami
bulunduğunu, ruhani değil de maddi temizlik isteyenler için ise yolun
karşısında Mimar Sinan'ın inşa ettiği hamamın yer aldığını anlatarak, "Bu
topraklarda o birliktelik, kültür, birlikte yaşama medeniyeti bizleri çok
farklı bir noktaya getirmiştir" dedi.
Diyalog kapılarının her zaman açık tutulması gerektiğini
ifade eden Bağış, sadece bugüne kadar mağdur edilmiş farklı inanç gruplarına
yönelik değil, İslami kesime yönelik de büyük değişimler sağladıklarını
aktardı.
"Başardıklarımızla hiçbir zaman tatmin olmayacağız.
Zaman geçtikçe ihtiyaçlar da değişiyor. Reforma her zaman ihtiyacımız var"
diyen Bağış, bundan sonra neler yapacaklarına kafa yormaları gerektiğini
bildirdi.
Bağış, şöyle devam etti:
"Unutmayın, sizin sorunlarınız bizim
sorunlarımızdır. Bu ülkede beraber yaşıyoruz. Aynı sudan içtik biz, aynı bağın
gülüyüz. Biz birlikte Türkiye'yiz ve 2023'te Türkiye'yi dünyanın en güçlü 10
ülkesinden biri yapacaksak hep birlikte yapacağız. Bu birlikteliği hiç kimse
bozamaz. Bu kardeşliğe ve dayanışmaya hiçbir güç kastedemez. Zira bizi
birbirimize bağlayanlar, bizi ayıranlardan çok daha fazladır, çok daha
güçlüdür. Tarih ve talih bizlere ortak bir yön belirlemiş, bizleri bu
coğrafyada bir sevgi ve barış medeniyetinin mensupları haline getirmiştir.
Farklı inanç gruplarımız yüzyıllardır bu toprakların ayrılmaz birer parçaları
olarak gerçekten de ülkemizin birliğine, ülkemizin dirliğine çok büyük katkılar
sağladılar. İnsanlık için, barış için, Türkiye için, Türkiye'nin birlik ve
bütünlüğü için dua eden siz gönül insanlarımızdan Allah razı olsun."
- Ezan, çan ve hazan sesi bir arada
Bağış, İstanbul'un kardeşlik şehri olduğunu kaydederek,
şehirde yüzyıllarca çan, ezan ve hazan sesinin birbirinin özgürlüğüne kastetmeden,
özgürce göğe yükseldiğini bildirdi.
Hazreti Peygamber'in, "Arabın Aceme, Acemin Araba
üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü
yoktur" sözünü hatırlatan Bağış, bu hadis-i şerifi vicdanında duyan bir
yönetim olarak daima insanlar arası eşitliği benimsediklerini vurguladı.
Azınlık vakıflarına mal varlıklarının iade edilme
kararlarından da bahseden Bağış, Sümela Manastırı, Akdamar Adası'ndaki Surp Haç
Ermeni Kilisesi, Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Surp Giragos Ermeni Ortodoks
Kilisesi'nin ibadete açıldığını hatırlattı.
Bağış, "Hiç şüpheniz olmasın, bu zamana kadar
sorunların çözümüne nasıl hassasiyetle eğildiysek, bundan sonra da aynı
hassasiyetle eğilmeye devam edeceğiz. Sizin sorunlarınız bizim
sorunlarımızdır" diye konuştu.
- "Yapılan düzenlemelerin hiçbirisi bir lütuf,
ayrıcalık değildir"
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem ise vakıflar konusunda
son dönemde yapılan yenilikleri anlatarak, kendisinin de bölge müdürü olarak
İstanbul'da görev yaptığını ve çok farklı vakıfların sorunlarına birinci
dereceden tanık olduğunu söyledi.
"Yapılan düzenlemelerin hiçbirisi bir lütuf,
ayrıcalık değildir. Yani 'azınlıklara mensup vatandaşlara yapılıyor da bize
neden yapılmıyor?' algısını oluşturacak şeyler değildir" diyen Ertem, mal
varlıklarının vakıflara iade edilmesinin bir hakkaniyetin sağlanması olduğunu
ifade etti.
- "Vakıflar konusunda Türkiye'de ciddi gelişmeler
sağlanmıştır"
Vakıflar Genel
Müdürlüğü Cemaat Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas da bu tür buluşmaların çok güzel
ve anlamlı olduğunu belirterek, bu ortamlarda doğrudan istişare
yapabildiklerini ve sorunlarını ilgili mercilere direkt olarak
iletebildiklerini söyledi.
"Vakıflar konusunda Türkiye'de ciddi gelişmeler
sağlanmıştır" diyen Vingas, birçok sorunlarının çözüldüğünü, sorunların
çözülmesinde siyasi iradenin yardımcı olduğunu ancak hala çözüm bekleyen
sorunları bulunduğunu dile getirdi.
Vingas, "yabancılık konusunun, bin yıldır bu ülkede
yaşayanlar olarak yabancı addedilmenin büyük sıkıntı olduğunu" kaydederek,
bunun için makro düzeyde bir sistem oluşturulması ve bu sistemin eğitimden
başlaması gerektiğini anlattı.
"Biz, çocuklarımızın bizim yaşadığımız sıkıntıları
yaşamalarını istemiyoruz" diyen Vingas, cemaatlerin de kendilerini
tanıtmaları açısından çok daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, konuşmaların ardından
konuklarla tek tek ilgilendi.
- Farklı cemaatlerden temsilciler
Vakıflar Genel Müdürlüğü Cemaat Vakıfları Temsilcisi
Vingas, Bağış'a, üzerinde Akdamar Kilisesi'nin fotoğrafının bulunduğu bir
tablo, Atina'da yaşayan İstanbullu Rumların İstanbul'a olan özlemlerini anlatan
"Hasretim İstanbul" kitabı ve Mor Gabriel Manastırı'yla alakalı
kitapları hediye etti.
Yemeğe, AB Bakan Yardımcısı Alaattin Büyükkaya, İstanbul
Müftüsü Rahmi Yaran, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Musevileri
Hahambaşı İsak Haleva, Süryani Katolik Kilisesi Patrik Vekili Yusuf Sağ,
Türkiye Ermenileri Patrikliği Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan, Süryani
Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik Vekili Yusuf Çetin, gazeteciler Mehmet
Barlas, Sevilay Yükselir, Ali Bayramoğlu, Akif Beki ve çok sayıda davetli
katıldı.
1 yorum:
Bagisa biz Lozanda haklari resmen taninmis azinliklarin T.C.nin 1923de kurulusundan bu yana sahip oldugumuz haklara ragmen maruz birakildigimiz haksizliklari hatirlatip eger bizim bu ulkenin asli unsurlari oldugumuza inaniyorsa gercekden gecmisin tum yaralarini iyilestirmek icin bu haksizliklarin ustunu kapatarak degil oncelikle bunlari dile getirip birer birer adaletin yerine getirilerek bir daha bu gibi icraatlarin olmayacagina dair garanti verilmesi gerektigini de dile getirmesi gerektigini hatirlatmakda fayda var,,,
Lafla peynir gemisi yurumuyor.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.