Amerika'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre Demirtaş, ABD'nin
Avrupa ve Avrasya'dan Sorumlu Bakan Yardımcısı Victoria Nuland başkanlığındaki
bir heyetle 45 dakika süren görüşme yaptı, Suriye'nin Kürt bölgesindeki durumun
bu görüşmede gündeme geldiğini bildirdi. Amerika'nın 'Çözüm süreci'ni yakından
izlediğini, diplomatik çözüm arayışlarının kabul gören bir anlayış olduğunu
ancak, Amerika ya da başka bir devletin Türkiye'de devam eden sürecin bir
parçası ya da müdahili olmadığını söyledi. BDP Genel Başkanı, Amerika'dan süreç
için özel bir destek istemediklerini vurgularken, "Amerika, Türk
hükümetini cesaretlendirebilir. Bu yönde desteklerini açıklarlarsa hükümetin
daha cesur davranmasına yol açabilir. BM'nin silahsızlanma aşamasında devreye
giren bazı özel komisyonlar var. Ya da BM dışında bazı ülkelerin oluşturacağı
ortak komisyonlar devreye girebilir. Ama bunu konuşmak bizim açımızdan çok
erken" dedi.
Demirtaş, Washington'da yaptıkları Kürt konferansında,
"Sınır değişikliği olmadan çözüm mümkün" dediğini hatırlatırken,
şöyle konuştu:
"Kürt sorununun tartışıldığı zamanlarda Türkiye'de
kamuoyunda şu konuşulur; 'Bölünecek miyiz, Türkiye bölünecek mi?' En büyük
tartışma konusu budur. Biz de bu soruya şu yanıtı verdik. Türkiye'deki
Kürtler'in bölüp parçalamak gibi bir niyeti yok. Tam tersine Kürtler'in
yaşadığı bölge dört parçaya ayrılmış durumda. Orayı ayıran sınırların giderek
anlamsızlaşması gerekir. Avrupa Birliği gibi esnek sınırlara geçmesi gerekiyor.
Yeni sınırlar çizerek ya da sınırları değiştirerek Kürt sorununu çözme gibi bir
önerimiz yok."
Demirtaş, barış sürecinin tıkandığını ve Öcalan'ın dış
dünyayla temasının kolaylaştırılması, gözlemci bir güç olarak sivil
inisiyatifin ortaya çıkması, hükümetin proje şeklinde bir takvimle masaya
gelmesi olarak ifade ettiği 3 maddenin gerçekleşmesi durumunda bu tıkanıklığın
açılacağını söyledi. Demirtaş, başladıklarında müzakere sürecinin kolay
olmayacağını bildiklerini ifade ederken, şöyle dedi:
"Müzakere sürecinin kendisi mücadeledir. Bundan
vazgeçmek demek, silahlara davetiye çıkarmaktır. Bunu söyleyen herkesin bu
konuyu iyi düşünmesi lazım. Bu kesimlere karşı herkesin dikkatli olması
gerekiyor. Başbakan, 'Kürt tarafı süreci bitirmek istiyor, şiddet ve silahtan
besleniyor' gibi mesajlar verirse bu çok ciddi bir yanlış olur. Kürt tarafında
yanlış bir algı oluşturur. Adımlar yetersiz ancak hükümet en azından seçimlere
kadar oyalama ve kandırma amacıyla bu sürece başlamadı. Hükümet eğer bu aşamaya
kadar gelen süreci bundan sonra da ilerletme ciddiyetini gösterecekse bu pratik
adımlarla mümkün olur. Adımlar atılmazsa süreç kendiliğinden bitmiş olur. Şu
ana kadar da büyük ve güçlü adımlar atılmadı. Umutsuz olmamak lazım.
Karamsarlık süreci zora sokar."BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,
birkaç ay içinde 100 yıllık bir sorunu çözmenin imkansız olduğunu önümüzdeki
1-2 yıl içinde sorunun kalıcı çözümü için ciddi adımların atılmış olması
gerektiğini anlatırken, "Sorunun tümden çözümü için ise pratikte biraz
zamana ihtiyaç vardır. Önümüzdeki bu iki yılı ancak karşılıklı müzakere ederek
geçirirsek kalıcı çözüm yoluna doğru ilerleriz" dedi. Demirtaş,
Türkiye'nin Suriye'de Kürtler'in yaşadığı bölgelere olan sınır kapılarını
açması gerektiğini vurgularken, "Türkiye'de Kürtler kardeşimizdir canımız
ciğerimizdir deniyor. Elin Bağdat'ı Kürtlerle sınır ticaretine başlamak
üzereyken sınırlara duvar örülüyor" dedi.
Suriye'deki de fakto Kürt yönetiminin Türkiye ve Türkler'e
düşman olmadığını, 'Azeri halkıyla tek millet iki devletiz' denilirken Kürtler
ile arada duvar örülmesinin kardeşlik anlaşıyı ile bağdaşmadığını söyledi.
Yeni kurulan HDP'nin AK Parti ve CHP tabanına da hitap
edeceğini, bu partilerde aradığını bulamayanların beklentilerini
karşılayacağını vurgulayan Demirtaş, önümüzdeki genel seçimlere HDP çatısında
gireceklerini söyledi. BDP'yi kapatmayacaklarını bildiren Demirtaş, HDP'nin
genel seçimlerde barajı aşarak en az 70 milletvekili çıkaracağını, hatta bu
milletvekilleri arasında, türbanlıların da, Ermeniler'in de olabileceğini
kaydetti. Selahattin Demirtaş bu partinin sadece Gezi protestolarında var olan
anlayışı değil, orada yapılamayan her türlü protestoyu ortaya koyacağını ekledi.
http://www.gazeteport.com.tr/haber/149678/turbanli-ve-ermeni-vekiller-olacak
http://www.gazeteport.com.tr/haber/149678/turbanli-ve-ermeni-vekiller-olacak

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.