Bugün yılbaşı. İslam adına yapılan ırkçılığa Müslümanların
büyük bir çoğunluğunun desteklemediğini biliyoruz. Ama desteklemeyenlerin de
ses vermesini istiyoruz. Yılbaşı günü bu imza kampanyasını bunun için açıyoruz. Kimliğinin belirleyici öğesini Müslümanlık olarak gören
herkese soruyoruz. Kardeşlikten, “yaratılanı yaratandan ötürü sevmekten”
bahseden devletin en tepesindekilerden başlayarak, kamu görevlisinden, sivil
toplum kuruluşu temsilcisi ya da üyesine, kanaat önderinden sokaktaki vatandaşa
kadar kendini öncelikle Müslüman hisseden ve Müslüman olarak söz söyleyen
herkese soruyoruz: 26 Aralık 2013 Perşembe günü, Beyazıt Meydanı'nda “Anadolu Gençlik Derneği” adı kuruluşa
mensup, tekbir getirerek,“Edep Ya Hu” pankartıyla yürüyen bir grubun Noel
kutlamasının “Müslümanlığa indirilen bir darbe” olduğunu ilan ettiğini duydunuz
mu? Bu haberi okudunuz mu? Basın
açıklamasının ardından Noel baba şeklindeki balon maketin önüne bira kutuları,
haç ve enjektör konulduğu haberini gördünüz mü? Televizyon ekranında şişme Noel
Baba’nın “sünnet edildikten” sonra bıçaklanarak parçalandığını izlediniz mi? Görmediniz, okumadınız, duymadınızsa, şimdi haberdar
olduğunuzda, bu yapılanı ve söyleneni kınıyor musunuz? Hakka, hukuka, adalete,
temel insan haklarına aykırı görüyor
musunuz?
Anadolu Gençlik Derneği’nin yukarıda adı geçen
açıklamasında, "Gayri Müslim
azınlıkların bütün hakları İslam devletinin ve Müslümanların teminatı altındadır"
denmiş. Bu ifade sadece insan haklarının ihlali değil, mevcut yasalara göre de
suçtur. Her ne kadar birçok bakımdan kağıt üzerinde kalsa da resmi olarak,
Anayasası, yasaları ile seküler bir devleti “İslam devleti” ilan etmek,
Müslüman olmayanları, yasalar ve evrensel hukukun güvencesi altında bireyler ve
toplumlar değil, güvenliği Müslümanların (hem de Noel Baba bıçaklayan
Müslümanların) teminatı altında olan
birer “emanet”, Osmanlı’dan miras “zımmi”, dolaylısıyla ikinci sınıf yurttaş
olduğunu ilan etmek, insan hakları ihlali olmanın yanı sıra, mevcut yasalara
göre suçtur.
Adı geçen açıklamada söylenen yukarıdaki sözleri kınıyor musunuz? Hakka, hukuka, adalete,
temel insan haklarına aykırı görüyor musunuz?
Bu olaydan bir gün önce, Kadıköy’deki Sultan 3. Mustafa
İskele Camisi’nin elektronik panosunda yer alan “Ey iman edenler, Yahudi ve
Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim
onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır” şeklinde bir yazı yazıldı.
Şimdi tekrar edelim: İslamin belirleyici kimliğini
oluşturduğu tüm kuruluş, dernek ve çevreleri, kimliğinin başat öğesi olarak
Müslümanlığı gören yönetici ve yönetilenlere soruyoruz:
Yukarıda anılan etkinlikte söylenenleri ve yapılanları,
caminin elektronik panosuna Hıristiyan ve Yahudileri düşman ilan eden sözlerin
yazılmasını kınayan bir bildiri kaleme almayı, ya da kaleme alınan bir
bildiriye imza vermeyi düşünür müsünüz?
Cevap bekliyoruz.



1 yorum:
acaba bu kendinibilmez güruhun yaptigi ve söylemleri nefret suclarina girmiyor mu, bunun hukuki bir yaptirimi yok mu?
Goryun
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.