Cem Ercin / cemercin75@hotmail.com
Tahminim şu ki, bu kavga kızışırsa birileri AKP’yi sıkıştırmak
adına mevcut iktidarı Hıristiyan misyonerliğinin önünü açıyor propagandasıyla
yıpratmak isteyecek. Bu birileri daha önce Ergenekon zihniyetiydi şimdiyse
cemaatçi zihniyet. Yani AKP Hıristiyan tebliğci (hizmet) hareketini destekliyor
propagandasını yaparak mevcut hükümeti kendi seçmeninin gözünde yıpratmaya
çalışacak. Bu toplum aynı yalanları bir daha yutar mı bilmem. Ama bilinmesi
gereken şu ki müjdeci Hıristiyan harekette en ufak bir tedirginlik yok. Bunun
birkaç nedeni var. Birincisi yaşadıkları çok taze ve bu yaşadıklarından sonra
bu hareket iyice pişti. Deneyimlediği olaylar silsilesi onlara çok tecrübe
kattı. İkincisi bunun hizmetlerine katkısı olacağını, dolayısıyla Tanrının buna
izin verdiğine inanıyorlar.
***
Son günlerde en önemli iç siyasi gündem Cemaat-AKP
ayrışması. Birçok yazan-çizen bu konu üzerine yorum getirirken benim gibi
birçoğunun da kendi gündemleri var. Protestan din adamı kimliğiyle hatırlanmak
isteyen birisi olarak benim genelde yazma amacım biraz da uhreviyata dair bir
bakış açısı ve belki insanlara bu yolla bilindik dünyevi değerlemelerden farklı
sebep sonuç ilişkileri sunmak. Ama mevcut gündem beni ve kuvvetli bir gönül
bağımın olduğu Türkiye hristiyanları misyoner hareketini ilgilendiriyor. Ortada
Türkiye’deki en organize ve güçlü İslami bir cemaat ve bununla kavgalı olan AKP
iktidarı var. Ve bu kavga büyürse korkum odur ki sıkıntı çekecek bazı guruplar
olacağı gibi müjdeci Hristiyanların da canı yanacak. Yanılıyor olabilirim ama
kulağımıza gelen birtakım haberler, hristiyan müjde hareketi için önceden
gördüğümüz bir filmin ikinci bir versiyonunu izleyeceğimizi hissettiriyor bana.
Kısaca hatırlamak gerekirse 2000-2008 döneminde devlet
içinden bir damar tarafından desteklendiğini sonradan öğrendiğimiz birtakım
insanlar Avrasyacılık teziyle ortaya çıktı. Ki bunlar bildiğimiz Rusçuydu ama
böyle söylerseler taraftar toplayamayacaklarından kendilerini bu şekilde
adlandırdılar.
Bunların birinci hedefi Türkiye’yi batı ekseninden
çıkarıp Rusya, İran, Çin birlikteliğine sokmaktı. Bunun için söylemler belli;
batı kötü, Amerika Tükiye’yi bölmek istiyor. Bunların içeride işbirlikçileri
var.
İçeride birtakım kolay lokma düşmanlar çıkarttılar,
bunlardan bir tanesi de hristiyan misyoner (hizmet) hareketiydi. Hatta o derce
ileri gittiler ki sahte bir takım kiliseler kurup başlarına kendi adamlarını
pastör olarak getirmek suretiyle bu kesimi lekeleyecek eylemlere giriştiler.
Sonradan bu pis tezgah ortaya çıktı, hatta kullandıkları bu adamlardan bir
tanesi daha sonra Ergenekon davasında gizli tanık oldu. Ancak o dönemde bu
kesim için Tanrısal hizmet şimdi burada yazamayacağım kadar zor ve tehlikeli
bir hal almıştı. Zaten finalde Malatya’da üç Tanrı hizmetkarını ortaçağ
metodlarıyla hunharca acı çektire çektire öldürdüler.
Bu tür siyasi kavgalarda bir takım kurbanlar seçilir. Ve
taraflar bu kurbanları tenis topu gibi birbirlerinin alanlarına atarlar.
Nitekim şimdilerde bazı internet siteleri bazı küçük kiliselerimiz hakkında
masabaşı karalama haber yapmaya başladılar. Yine bildik gazete Yeni Akit
geçtiğimiz hafta “İncilin içine on lira koyuyorlar” gibi yıllanmış bir yalanı
haber diye önümüze koydu. Aynı hafta Samsun kilisesinin pastörü olabilecek en
saçma ve en mantıksız iftira ile içeri alındı. Aynı gün serbest kaldı ama haber
oldu.
Tahminim şu ki, bu kavga kızışırsa birileri AKP’yi
sıkıştırmak adına mevcut iktidarı hristiyan misyonerliğinin önünü açıyor
propagandasıyla yıpratmak isteyecek. Bu birileri daha önce Ergenekon
zihniyetiydi şimdiyse cemaatci zihniyet. Yani AKP hristiyan tebliğci
(hizmet)hareketini destekliyor propagandasını yaparak mevcut hükümeti kendi
seçmeninin gözünde yıpratmaya çalışacak.
Bu toplum aynı yalanları bir daha yutar mı bilmem. Ama
bilinmesi gereken şu ki müjdeci Hristiyan harekette en ufak bir tedirginlik
yok. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi yaşadıkları çok taze ve bu
yaşadıklarından sonra bu hareket iyice pişti. Deneyimlediği olaylar silsilesi
onlara çok tecrübe kattı. İkincisi bunun hizmetlerine katkısı olacağını,
dolayısıyla Tanrının buna izin verdiğine inanıyorlar.
Birçok kişinin kulağına tuhaf gelebilir ama malum uhrevi
bir hareket ve daima Tanrı odaklı düşünüyorlar.
Ve bu cesaret kaynağı onlar için.
Anlaşılan o ki internet siteleri daha çok ziyaret
ediliyor, kiliseleri daha çok dolu, onlara bağlı televizyon ve radyolar teşvik
edici rayting rakamlarına erişiyorlar. Bunun sebebi ortamın hararetli olması.
Çünkü insanlar merak ediyor. Bu da tebliğcilerin arayıp da bulamadığı hizmet
fırsatı.
Yukarıda yazılanlar sadece basit bir paronaya da
olabilir. Umarım öyledir!
Bir şey var ki bu ülkede son on yılda çok hızlı
değişimler yaşandı. Kim derdi ki bu ülkenin “sahipleri” yanlarına
yaklaşamayacağımız koca koca generaller hapisleri boylayacaklar. Bu olayların
böyle neticelenmesi kimilerine göre bu halkın bilinçlenmesinden, kimilerine
göre Amerika’nın etkisinden, kimilerine göreyse mevcut iktidarın eseri. Ancak
müjdeci hristiyanlara sorarsanız uhrevi merkezli bir operasyon. Onlara göre bu
işin arkasında Tanrısal bir dokunuş var.
Demokrat Haber’in takipçilerinin Tanrı inancının
derinliği nedir bilinmez. Ama eğer hissetiklerim doğruysa yakın zamanda Tanrıya
hizmet ettiğini iddia eden iki hareket karşı karşıya gelebilir ve eğer Tanrı
tarafsa sadece birinin tarafındadır. Ama dedim ya inşallah bu sadece benim
saçma paranoyamdır.
Tanrı bu ülkeyi korusun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.