Yazımızın
başında çok net bir ifade ile “Yılbaşı kutlamaları bir Hıristiyan geleneği
değildir.” diyerek başlamak istiyoruz. Hıristiyanlık dinî takvimine göre, en
önemli iki dinî bayram; “Christmas” (Noel) ve “Paskalya”dır. (Yumurta Bayramı)...
Hazreti İsa’nın doğum tarihi, asırlardır Hıristiyanlar arasında tartışmalıdır.
Hıristiyanların büyük bölümü, İsa’nın doğuşunu 25 Aralık’ta kutlarken,
Gregoryen Ermeniler örneğinde olduğu gibi “Eski Takvim”ciler bunu 6 Ocak’ta
kutlarlar... Yılbaşı; Dünya genelindeki farklı din ve inanışlardaki insanlar
arasında, umutla beklenen günlerin sevincini yaşamak adına farklı şekillerde
kutlanmaktadır.
***
Yazımızın
başında çok net bir ifade ile “Yılbaşı kutlamaları bir Hıristiyan geleneği
değildir.” diyerek başlamak istiyoruz. Hıristiyanlık dinî takvimine göre, en
önemli iki dinî bayram; “Christmas” (Noel) ve “Paskalya”dır. (Yumurta Bayramı)
Bunlardan
Christmas, 25 Aralık’ta kutlanır ve Hazreti İsa’nın doğum günüdür. “Milât
Bayramı” ya da “Kutsal Doğuş” olarak da adlandırılır. Christmas’ın arifesi 24
Aralık’ta başlar ve genelde gece yapılan bir ayin ile bayramın gelişi
müjdelenir, ertesi gün ise bayrama esas olan dinî ayin icra edilir.
Bu
bayram, Tüm Hıristiyan ülkelerde yılbaşı ile birlikte, uzunca bir tatil
dönemini de kapsar ve Yılbaşı tatili ile birleşir. Bizde bazen 9 güne kadar
çıkan Kurban Bayramlarını dikkate alırsak, Yılbaşı sadece Christmas’ın devamı
ve Dünya’da sene sonuna denk gelen bir tatilden ibarettir. Vurgulamak açısından
Hıristiyanlar için önemli olan Christmas’a denk gelen 25 Aralık’tır.
Yılbaşının
ve Christmas’ın, ayrı ayrı olarak ne anlam ifade ettiğini analiz etmeden evvel
ülkemizde yılbaşı kutlamalarına genelde mütedeyyin bireylerin verdiği tepkiyi,
yılbaşlarında birçok insanda alışkanlık haline gelen aşırı alkol tüketimine
duyulan tepki ile –belki- açıklamak –belki- mümkün olabilir.
Ülkemizdeki
Hıristiyanlar arasında, genelde 25 Aralığı kutlamak için genelde “Mutlu
Noeller” denir. Dünya genelindeki ise -İngilizcede olduğu gibi- “Merry
Christmas” anlamına denk gelen, kendi dillerindeki kelimeler kullanılır. Bunun
karşılığı bizde Mutlu Noeller olarak bilinse de Hıristiyan kaynaklarında
Christmas kelimesi ile “İsa Mesih” yani İsa Peygamber tanımlanmaktadır.
(Christus, ???????, Christ, Cristo) Etimolojik açıdan ise Christmas; Yunanca
“Khristos” ve eski Latincede’ki “Messa”(Efharistiya) kelimelerinden
türetilmiştir.
Hazreti
İsa’nın doğum tarihi, asırlardır Hıristiyanlar arasında tartışmalıdır.
Hıristiyanların büyük bölümü, İsa’nın doğuşunu 25 Aralık’ta kutlarken,
Gregoryen Ermeniler örneğinde olduğu gibi “Eski Takvim”ciler bunu 6 Ocak’ta
kutlarlar.
2007’de
ortaya çıkan “Zeitgeist Hareketi” gibi bazı oluşumlar, 25 Aralığın geçmiş
asırlarda onlarca başka tanrının, örneğin Mısır Güneş Tanrısı Horus’un da doğum
günü olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu olayı astrolojik açıdan irdeleyerek
konuyu Hıristiyan dinî çevrelerin kabul etmesi imkânsız çok farklı noktalara
götürmektedirler. Ancak Milat’tan önceki dönemlerde çok sayıda tanrının doğum
tarihi gerçekten 25 Aralık’tır. Bu suretle, Milat’tan çok eski dönemlerde de
farklı tanrılar için yılbaşı kutlamaları yapıldığını anlamaktayız.
Bazı
tarihçiler bu kutlamaları eski Türklere dayandırmakta ve yılbaşı kutlamalarının
Türklerin tek tanrılı döneminden alınmış olduğunu, "Yeniden Doğuş
Bayramı" şeklinde kutlandığını ortaya koymaktadırlar.
Türk
Mitolojisindeki inanışa göre; Arzın merkezi sayılan yeryüzünün tam ortasında
bir "Akçam Ağacı" (Hayat Ağacı)vardır ve bu ağacın dalları, göğün
17. Katında oturanBaş Tanrı “Kayra Han”dan (Oğuzlarda=Krayir, Altayca=Kayrakan)
sonra gelen İyiliklerin Tanrısı “Ülgen Han”ın (Ülgön, Moğolcada=Ulgan) sarayına
kadar uzanmaktadır. İnanışa göre Ülgen Han Türklerde çok önem arz eden Güneş’i
ve dolayısı ile gündüz ve geceyi yönetiyor. Güneşin her gün yeniden doğuşu ise
Eski Türklerde “Yeniden Doğum”olarakalgılanıyor. Eski Türklerde Nar Güneş’tir,Dugan
da doğandır. Bu suretle doğan güneşi simgelemektedir ki Güneş de eski
inanışlarda en büyük simge ve tapılandır.
22
Aralık’tan sonra gelen ilk dolunayda kutlanan “Nardugan Bayramı” ile halen devam eden bazı gelenekler de
eşleşiyor. Günümüzde de uygulanan bir geleneğe göre Hıristiyanların büyük bir
kısmı senenin başladığı anda evinin kapısında nar kırar ve bozuk para atar.
Yılın ilk iş gününde işyerini açtığında da bu geleneği tekrarlar.
“Nar”
zaten İnsanlık Tarihi süresince bereket ve düzeni temsil eden ve incelendiğinde
yapısı ve katmanları açısından belki de en enteresan meyvedir. İçindeki
tanelerin çokluğu ile bereket, sıra sıra dizilmiş taneler ile de düzen
simgelenir. Bu nedenle hem dinî açıdan hem de masonluk gibi ezoterik
topluluklarda bereket ve düzen temsili açısından simgeliği kabul edilmiş
müstesna bir meyvedir.
(YN: Makedon kökenli Ortodoks bir aileye
mensup olmam sebebiyle, dedemden kalan bir alışkanlıkla her sene hem evimde hem
de işyerimde nar kırma ve bozuk para saçma geleneğini sürdürüyorum. Bu
alışkanlığımın ise dinî bir refleks olarak değil de dedemden bana kalan bir
geleneği sürdürmek ve “Bereket ve Bolluk” dileği ile yapmaktayım.)
Yılbaşı;
Dünya genelindeki farklı din ve inanışlardaki insanlar arasında, umutla
beklenen günlerin sevincini yaşamak adına farklı şekillerde kutlanmaktadır. Bu
kutlamanın bir yerine dinî bir inan yerleştirmek herkesin kendi inanında
serbest olabileceği düşüncesinden yola çıkarak kişiye özgüdür. Yılbaşının bir
Hıristiyan geleneği olmadığını vurgulamak adına yazılmış bu makalemizde de
zaten sıkça Hıristiyanlarda önem arz eden tarihin 25 Aralık olduğunu
vurguladık.
Eski
Türklerde, yeni senenin karşılanması önemli bir olguydu. Hatta bahçelerdeki
ağaçlara yiyecek asmak ve bu suretle olmayanlarla paylaşmak geleneği de vardı.
Uzakdoğu’da ise geçmişte ve halen her yeni senenin karşılanması için yapılan
kutlamaların ne kadar abartılı olduğunu görmekteyiz.
Yılbaşı
kutlamaları Türklere Hıristiyanlardan geçmiştir tezinden hadiseye baktığımızda
Hunların Avrupa’ya gelişlerinden bu geleneği görerek almış oldukları ve bu
geleneğin İsa’nın doğumu ile ilgili değil de “Güneşin Yeniden Doğuşu” ile
ilgili olduğu tezini görmekteyiz.
Çam
ağacı süslemek ise evvelâ Eski Türklerde olduğu gibi insanlar bahçelerindeki
ağaçları süslemişler ve ağaçlara elma nar gibi meyveler asmışlardır. Evin
içinde çam ağacı süslemekle ilgili olarak ise bazı kaynaklarda bu geleneğin ilk
olarak 1605’te Almanya’da görüldüğü ve oradan Fransa’ya ve diğer batı
ülkelerine geçtiği ifade ediliyor.
Zaman
içinde 25 Aralık Christmas ile yılbaşı tatilleri birleşti, zamanla buna bir de
Christmas’ın ana konusu olan ve İsa’nın doğumu ile hiç alakası olmayan Noel
Baba (Santa Claus) efsanesi de eklenince ortaya uzunca bir tatil çıkmış oldu…
Ehli
kitap olan ya da olmayan tüm topluluklarda yeni sene sevinçle ve umutla
karşılanır. Uzakdoğu gibi Hıristiyan olmayan çok büyük coğrafyaların da bu
geleneği uyguladıkları dahi göz önüne alırsak Yılbaşının bir Hıristiyan
geleneği olmadığını görebiliriz.
2014’ün
ülkemize ve tüm Dünya’ya barış, bereket, mutluluk ve huzur getirmesi dileğiyle…


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.