Mehtap
Çolak Yılmaz
Fotoğraf
sanatı deyince Türkiye’de son 63 yıldır akla tek bir isim geliyor, Ara Güler.
Fotoğrafları sınırları aştı ve dünyanın dört bir yanında dergilerde sürekli
yayınlanıyor. Ara Güler her ne kadar kendisine sanatçı değil, foto muhabiri
dese de fotoğrafları dünyanın dört bir yanındaki müzelerde de sergilenmeye
devam ediyor. İşte onlardan biri de başkent Washington’daki Smithsonian
Müzesi’nde açıldı. Ara Güler’in 1960’larda çektiği fotoğraflar, şimdi burada
sergileniyor. Johns Hopkins Üniversitesi öğrencilerinin işbirliğiyle ortaya
çıkan sergi Ara Güler’in efsaneşmiş karelerine
yepyeni bir sayfa açıyor.
***
Eski
Amerikan büyükelçisine hediye edilen fotoğraflardan oluşan “Ara Güler’in
Anadolusu” adlı sergide ünlü fotoğrafçının bilinmeyen kareleri sergileniyor.
Fotoğraf
sanatı deyince Türkiye’de son 63 yıldır akla tek bir isim geliyor, Ara Güler.
Fotoğrafları sınırları aştı ve dünyanın dört bir yanında dergilerde sürekli
yayınlanıyor. Ara Güler her ne kadar kendisine sanatçı değil, foto muhabiri
dese de fotoğrafları dünyanın dört bir yanındaki müzelerde de sergilenmeye
devam ediyor. İşte onlardan biri de başkent Washington’daki Smithsonian
Müzesi’nde açıldı. Ara Güler’in 1960’larda çektiği fotoğraflar, şimdi burada
sergileniyor.
Johns
Hopkins Üniversitesi öğrencilerinin işbirliğiyle ortaya çıkan sergi Ara
Güler’in efsaneşmiş karelerine yepyeni
bir sayfa açıyor. Bugüne dek bilinmeyen
karelerle Ara Güler’in Anadolusu’nu gözler önüne seriyor. Nancy Micklewright,
serginin kuratörü: “Johns Hopkins Universitesindeki Müzeler ve Toplum
Programının başındaki meslektaşlarımdan birinin yardımı sayesinde başladı
herşey. Ara Güler’in çalışmalarının oldum olası hayranıydım ve bizim
arşivlerimizde böyle bir koleksiyon bulunduğunu öğrenince, bunun, öğrencilerin üzerinde çalışabilecekleri
harika bir proje olabileceğini düşündüm.”
Araştırma
alanı olarak Türk fotoğrafçılığını seçen ve bu konuda geniş bilgi sahibi olan
kuratör Nany Micklewright sık sık Türkiye’ye gittiğini söylüyor. Bu
ziyaretlerden birinde Ara Güler’le tanışarak bir röportaj yapma sansı da olmuş:
“1972’den beri Türkiye’ye gidiyorum. Bu projeyi gerçekleştirmeye karar
verdikten sonra İstanbul’da Ara Güler’in kafesinde buluştuk. Aslında daha önce
de Smithsonian müzesinde ve dergisinde
fotoğrafları yer almış. Ama o da bu sergideki fotoğrafların burada
Washington’da olduğunu bilmiyordu. Görüşünce bu fotoğrafların hikayelerini de
dinleme şansımız oldu ve bu da sergiyi hazırlarken işimize yaradı. Ara Güler
kendisini foto muhabiri olarak tanımlıyor ama buradaki kareler tarihi ve
arkeolojik öneme sahip fotoğraflar.”
Bu
fotoğlar 1961 ile 65 yılları arasında Amerika’nın Türkiye Büyükelçiliği
görevini yürüten Raymond Hare’e hediye edilmiş. Daha sonra müzeye bağışlanmış.
Bundan dolayı da ünlü fotoğrafçı çektiği bu karelerin nerede olduğundan
haberdar değilmiş.
Kendini
görsel tarihçi olarak tanımlayan Ara Güler, aslında nostaljik İstanbul
fotoğrafları ve sanatçı portreleriyle ünlü. Ancak bu sergide Ani
Harabeleri’nden Akdamar Kilisesi’ne,
Türkiye’nin kültürel mirasından kareler yer alıyor.
Zeynep
Simavi, Smithsonian müzesinde program direktörü: “Ara Güler’in mesleğe
başladığı yıllar, foto muhabirliğinin meslek olarak öne çıktığı yıllar. O
yüzden Ara Güler bu kuşak fotoğrafçıları arasında kendine yer edinmiş. Hem
Türkiye’deki çok önemli yazarlar ve bunun dışında uluslarası tanınan
sinemacılar. Dalvador Dali, Pablo Picasso… gibi çok önemli ressamların da
fotoğraflarını çekmiş. Uzun kariyerinde en önemlileri Nemrut fotoğrafları. Ve
Ağrı Dağı üzerindeki Nuh’un Gemisi gibi dünya tarihine katkısı oldu. “
“Gerçek
sanattan daha önemlidir ve fotoğrafçılar dünyanın gözleridir” diyen Ara Güler,
bugün 85 yaşında olmasına rağmen emekli değil ve dünyanın karelerini
gürüntülemeye devam ediyor.
Ara
Güler’in Anadolu toprakları üzerine kurulu Türkiye’nin zengin tarihine ışık
tutan karelerinden oluşan sergi, 14 Mayıs 2014 tarihine kadar Smithsonian’da
sanatseverlerin beğenisine açık olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.