Aydın Engin
Sözünü ettiğiniz lobilerle ilgili olarak "paralel devlet" terimini de kullanan Öcalan -yanılmıyorsam- 2013 Şubat’ında şöyle demişti:"Türkiye’de 3 koldan paralel devlet çalışması var. İlişkiler sabote edilmeye başladı. Sıradan lobiler değil. ABD’de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik müdahale ediyorlar. " Yanlışınızı fark ettiniz mi? Öcalan “ABD’de” diyor. Sizin açıklamanızın ilk cümlesi ise bu lobilerin “Türkiye’de birer paralel devlet oluşturduğunu” söylüyor. Öcalan’ı iyi okusaydınız ve doğru ezberleseydiniz ABD’deki güçlü lobilerin “Türkiye’ye stratejik ve taktik müdahale ettiklerini” söylediğini, ama Türkiye’de birer paralel devlet oluşturduklarını (sizin deyiminizle oluşan”) söylemediğini fark edecektiniz. (???? HYETERT)
***
KCK
Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı gibi Kürt siyasal hareketinde önemli ve bir o
kadar da sorumlu bir konumunuz olmasaydı da size yazardım. Ama o zaman resmi
bir üslupla değil, dostça, yaşlarımızı göz önüne alırsak ağabeyce bir uyarı,
bir eleştiri mektubu olurdu.
Ancak
siz aşağıda bir bölümünü aktaracağım açıklamayı Bese Hozat’ın kişisel görüşleri
olarak değil KCK adına yaptınız. O zaman yine dostça ama sert bir eleştiri
kaçınılmaz.
Buyrun.
***
KCK
adına yaptığınız açıklamayı bizlere Fırat Haber Ajansı aktardı. Bu yazıyı
uzatma pahasına kanımca önem taşıyan bölümü bir de burada aktarıyorum. Aynen şöyle dediniz:
“Türkiye’de
resmi devletin dışında bir de oluşan paralel devletler vardır. Mesela Fethullah
Gülen cemaati paralel bir devlettir. İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve
Rum lobileri paralel birer devlettir. Paralel devletlerin birbiriyle
ortaklaştığı ciddi bir çıkar ilişkisi vardır. Paralel devletlerin resmi bir
hukukları, anayasaları yoktur. Görünürde resmiyete kavuşmuş bir orduları da
yoktur ama resmi olandan daha güçlü ve örgütlü bir güce sahiptirler. Özel Harp Dairesi ve JİTEM gibi güçler
paralel devletin vurucu güçleridir, şimdi buna resmi kimlikli emniyet, polis ve
yargı güçleri de eklenmiştir. Bunların bağlı kaldıkları hiçbir hukuk ve kural
yoktur. Tüm savaş kurallarını kendileri belirleyip uyguluyorlar, kimseye de bir
hesap vermiyorlar. Paralel devletin korkunçluğu esas burada ortaya çıkıyor.
Paralel devlet Gladyo devletidir, NATO destekli cemaatin ve lobilerin illegal
devlet örgütlenmesidir. Asıl amacı, Türkiye’nin demokratikleşmesini
engellemektir.”
Ezberlenmiş
ve “Bu söylediğimin anlamı” ne sorusu sorulmamış birtakım cümlelerle vakit
kaybetmeyelim. Örneğin “Özel Harp Dairesi ve JİTEM gibi güçler paralel devletin
vurucu güçleridir” cümlesine bakıp “Bu
devletin savaş aygıtlarını paralel devlete devrederek gerçek devletin
akladığınızın farkında mısınız” gibi sorular sormayacağım.
Bir
üst paragrafta “ezberlenmiş” dedim.
Üstelik
kötü ezberlenmiş.
Sözünü
ettiğiniz lobilerle ilgili olarak "paralel devlet" terimini de
kullanan Öcalan -yanılmıyorsam- 2013 Şubat’ında şöyle demişti:
"Türkiye’de
3 koldan paralel devlet çalışması var. İlişkiler sabote edilmeye başladı. Sıradan
lobiler değil. ABD’de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik
müdahale ediyorlar."
Yanlışınızı
fark ettiniz mi?
Öcalan
“ABD’de” diyor. Sizin açıklamanızın ilk cümlesi ise bu lobilerin “Türkiye’de
birer paralel devlet oluşturduğunu” söylüyor.
Öcalan’ı
iyi okusaydınız ve doğru ezberleseydiniz ABD’deki güçlü lobilerin “Türkiye’ye
stratejik ve taktik müdahale ettiklerini”
söylediğini, ama Türkiye’de birer paralel devlet oluşturduklarını (sizin
deyiminizle “oluşan”) söylemediğini fark
edecektiniz.
Öcalan’ın
o ünlü Newroz mesajında özellikle Ermenileri dışta bırakmasından doğan sıkıntı
anlaşılan Kandil’e de ulaşmış. O yüzden duyarlılık göstermek istiyorsunuz ve
Türkiye’de paralel devlet oluşturdukları söylediğiniz Ermeni, Rum lobilerinin
önüne “milliyetçi” terimini
eklemişsiniz.
Ama
bu duyarlığınız, sözlerinizin içeriğini düzeltmiyor.
Size
göre Türkiye’de milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri paralel devlet kurarak
demokrasimize saldırıyorlar ama milliyetçi olmayan Ermeni ve Rumlar böyle
değil.
Bu
cümleleriniz eğer kendisine ulaştıysa Hrant Dink mezarında ters dönmüştür; Rum
okur kalmadığından gazetesi Apoyevmatini’yi kapatmak zorunda kalan Mihaili
Vasiliadis acı acı gülmüştür…
Toplamı
60 bini ancak bulan Ermenilerin, 3 bini
bile bulmayan Rumların içindeki milliyetçi unsurların Türkiye’de paralel
devlet oluşturduklarını siz mi
uyduruyorsunuz, yoksa birileri sizi kandırıyor mu?
Yazdıklarınız
çok ciddi bir suçlama ve mutlaka kanıtı, belgesi, en azından güvenilir bilgisi
olmak gerekir.
Sizde
bu bilgiler var mı?
Yoksa
(ki bence yok) olmayan bilgilerle böylesine vahim bir yargıyı nasıl dile
getirebildiniz?
* * *
Kandil’de
geçirdiğim sınırlı saatlerden birinde, basın toplantısının yapıldığı çayırda
genç bir kadın gerilla, biraz ürkek ama son derece dostça bir soru sormuştu:
-
Sizi televizyondaki programlardan tanıyorum. O yüzden size sormak istedim.
Önder Apo artık silahların değil siyasetin zamanı, dedi. Sizce ülkede bizler,
yani ben kendim, köyüme, kasabama döndüğümde nereden başlamalıyım? Yani nasıl
siyaset yapmalıyım?
O
iri kara gözlerinde sadece dostluk ışıldayan genç kadın gerillaya doyurucu bir
yanıt verememiş, genel geçer bir şeyler söylemiştim.
O
genç gerilla aynı soruyu bugün sorsaydı, ona kısa bir cevap verirdim:
-
Siyaset yap. Ama böyle yapma… Bir Kürtsen eğer Türk, Ermeni, Süryani, Zaza,
Rum, Yahudi, Laz, Boşnak… Hasılı bu toprağın çocuklarını sakın incitme,
ötekileştirme, bağrına bas…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.