Diyarbakır'da
2007'de ortaya çıkarılan ve 1'inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600
yıllık kilise kalıntısının üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından türbe ve
mescit yapılıyor... Mimari yapının, tarihi Ulu Cami yapılmadan önce yerinde
bulunan Martoma Kilisesi’nin ek binası olabileceği düşünülerek durum Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulu’na rapor edildi ve rapor kurul tarafından onaylandı.
***
Diyarbakır'da
2007'de ortaya çıkarılan ve 1'inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600
yıllık kilise kalıntısının üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından türbe ve
mescit yapılıyor.
Diyarbakır
’da Büyükşehir Belediyesi’nin Gazi Caddesi üzerinde düzenleme projesi
kapsamında, mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan 5 no’lu parsel, 2007
yılında nitelikli yapılar yapılması için Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce yıkılmak
istendi. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Müze Müdürlüğü’nün söz
konusu alanda kazı yapmasını istedi. 2007 yılının kasım ayında başlayan ve 20
gün süren kazılarda, 200 metrekarelik alanda 1600 yıllık Roma dönemine ait
mimari bir yapı ortaya çıkarıldı.
Mimari
yapının, tarihi Ulu Cami yapılmadan önce yerinde bulunan Martoma Kilisesi’nin
ek binası olabileceği düşünülerek durum Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na
rapor edildi ve rapor kurul tarafından onaylandı.
Uzun süre
korumasız bırakıldı
Diyarbakır’da
bazı çevrelerin söz konusu alanın Diyarbakır’ın ilk Müslüman Valisi Sahabe
Sultan Sasa’nın türbesi olduğunu ileri sürmesi üzerine, dönemin Valisi Hüseyin
Avni Mutlu Dicle Üniversitesi’nden görüş istedi. Üniversiteden gelen bilimsel
görüşün de müze ile aynı paralelde olması sonucu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu kazıda ortaya çıkan tarihi yapının korunması için söz konusu 5
no’lu parseli 1’inci derece arkeolojik sit alanı ilan etti. Kurul Vakıflar
Bölge Müdürlüğü’nden alanda açığa çıkan yapıların belgelenip
konservasyonlarının yapılarak korunması ve turizme kazandırılması için proje
hazırlamasını istedi. Alanı korumak ile görevli Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzun
süre koruma tedbiri alamayınca, kazıda ortaya çıkan tarihi kalıntılar tahrip
edildi. Çevredeki bazı esnaf ise gün ışığına çıkarılan 1600 yıllık tarihi
yapının bulunduğu alanı çöple doldurdu.
Vakıflar
diretti, kurul kararını değiştirdi
Vakıflar
Bölge Müdürlüğü, Sultan Sasa türbesi iddiasını dile getiren çevrelerin baskısı
üzerine yeniden Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvurarak, SİT
koruma alanı kararının değiştirilmesini istedi. Kurul, başvuru üzerine Vakıflar
Bölge Müdürlüğü’ne kalıntıların konserve edilip koruma önlemlerinin alınması ve
sergilenmesine imkân vermek şartı ile üzerinde türbe ve mescit yapılması
onayını verdi.
Diyarbakır
Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Koruma Kurulu’ndan aldığı izin ile 1600 yıllık kilise
müştemilatı üzerinde türbe ve mescit yapılması kararını alarak, Ocak 2013’te
ihale yaptı. Mescidin yapımına başlanırken, alt kısımda çıkan tarihi
kalıntıların korunmadığı, alttaki kalıntılar gözetilmeden demir kolonların,
çıkan arkeolojik kalıntılar üzerine veya içine yerleştirildiği ve üzerinin
demir kolonlar ile kapatıldığı görüldü.
‘Ulu Cami’nin
yanında mescide mi ihtiyaç var?’
Diyarbakır
Mimarlar Odası Başkanı Necati Pirinççioğlu, yapılan kazılarda ortaya çıkan
tarihi kalıntıların kilise müştemilatı olduğunu, bu nedenle koruma kurulunun
önce alanı 1’inci derece sit alanı olarak tescillediğini belirterek şunları
söyledi:
“Ancak, bazı
çevreler ve vakıflar, ortaya çıkan kalıntıların bilinçli olarak tahrip
edilmesine koruma tedbiri almayarak göz yumdular. Sultan Sasa Türbesi bu
bölgeden 1925 yılında taşınmış. Biz cami ve mescit yapılmasına karşı değiliz.
Dünyada 5’inci Haremi Şerif olarak kabul edilen Ulu Cami’nin hemen yanı başında
mescide mi ihtiyaç var ki tarihi kalıntıların üzerine mescit yapıyorlar. Bazı çevreler,
ulusal ve uluslararası alanda çok dilli, çok inançlı ve çok kültürlü olan bu
kentin kimliğini değiştirmek için algı kampanyaları yürütüyor. Bu doğru bir
anlayış değildir. Tarihi yapılarımızı korumamız gerekiyor.”
‘Türbe
kalıntısı yok ama kayıtlarda orası türbe’
Diyarbakır
Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen ise vakıfların kayıtlarında söz konusu yerin
Sultan Sasa Türbesi ve mescidi olarak göründüğünü, ancak kazı yapılırken bir
türbe kalıntısına rastlanmadığını belirtti. Evsen, “Bizim orada yaptığımız
mescit ve temsili türbe inşaatı Koruma Kurulu’nun kararına göre yapılmaktadır.
Alt kısımda çıkan kalıntılar korunacak, zemin cam ile kapatılacak ve üstte
namaz kılan biri alttaki kalıntıları rahatlıkla görebilecek. Alt kısmın
ışıklandırması da yapılacak. İsteyen kişi mescidin altına inerek o tarihi
kalıntıları görebilecektir” dedi.
Sultan Sasa
kimdir?
Diyarbakır,
İslam’ın efsane komutanlarından Halid bin Velid tarafından 639 yılında
fethedilirken yaralanan sahabe Sultan Sasa kente ilk Müslüman vali olarak
atandı. 2 ay sonra Sahabe Sultan Sasa vefat edince, bugünkü Hasan Paşa Hanı
karşısında bulunan Küçük Cami avlusuna defnedildi. 1925 yılında dönemin
Belediye Başkanı Nazım Önen tarafından yıktırılan caminin yerine park yapıldı.
Sultan Sasa’nın türbesi de Yenişehir semtinde bulunan ve bugün imara açıldığı
için üstüne konutlar yapılan Rızvanağa Mezarlığı’na taşındı. Bazı tarihi
kaynaklarda ise Sultan Sasa Türbesi’nin 1925 yılında Gazi Caddesi’nin
genişletilmesi esnasında, bugünkü cadde sınırlarında kaldığı için yıkıldığı
belirtiliyor. 5 no’lu parselde 2007 yılında yapılan kazılarda da bu alanda
herhangi bir türbe kalıntısına rastlanmamıştı.
Mortoma
Kilisesi
Hıristiyanlığın
kabul edilmesinden önce, puta tapanların kullandığı bir mabet olarak inşa
edilen Martoma Kilisesi’nin ilk yapılış tarihi bilinmemekte. Hıristiyanlığın
resmi bir din olmasından sonra birtakım eklemelerle yapılan yapı Martoma Kilise
olarak kullanılmaya başlanmış. 639 yılında Diyarbakır’ın İslam orduları
tarafından fethedilmesi ile camiye çevrilen kilisenin yerinde bugün dünyanın
5’inci Haremi Şerifi kabul edilen Ulu Cami bulunuyor.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/1600_yillik_kilise_kalintisi_uzerine_mescit-1173796
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.