Gazeteci Fehim Taştekin ile Çerkes Soykırımı ve Kış
Olimpiyatları üzerine… Bu mesele biraz yakıcı bir meseledir yani Rusya’yla kimse
böyle bir tartışmaya girmek istemeyebilir. Türkiye giremez. Çünkü Türkiye, bu
konuda herhangi bir şey dediği anda onun önüne Ermeni soykırımını koyarlar. Bu
nedenle Türkiye bu konuda en kalabalık Çerkes nüfusunu barındıran ülke olarak
sessizliğini korumak zorunda hissediyor. Eğer Ermeni soykırımını kendisi
tanımış olsaydı, tarihsel hatalarını kabul etmiş olsaydı, Çerkeslerle ilgili
rahat rahat bir şeyler söyleyebilirdi. Eğer soykırımla ilgili herhangi bir
şekilde Türkiye bir şey diyecek olsa ben onların yanıtını az çok biliyorum.
Onlar da şunu diyecekler; yani sizin kabul ettiğiniz Çerkesler bugün anadilini
bile konuşamıyorlar. Benim topraklarımda yaşayan insanların cumhuriyetleri var,
anadilleri resmi olarak tanınmıştır, okullarda okutuyor, kendi kültürlerini
yaşatmak için kendi tiyatroları var. Kendi müzik okulları var. Nüfusu onbeşbin,
yirmibin, otuzbin ama hepsinin dilleri tanınmıştır, korunmuştur. Peki, ‘ya sen’
diye sorar. (Doğru söze ne denir? HYETERT)
***
21 Mayıs 1864’te Çarlık Rusyası tarafından topraklarından
edilen ve soykırıma uğrayan Çerkeslerin binlerce isimsiz mezarının bulunduğu
Soçi’de 7 Şubat’ta Kış Olimpiyatları başladı.
21 Mayıs 1864’te Kafkasya’da Çerkeslerin savaşı
kaybetmesinden sonra Rusların 800 bin ile bir buçuk milyon Çerkes’i katlettiği,
bir buçuk milyon Çerkes’i de sürgün ettiği biliniyor. Sürgün edilen Çerkeslerin
birçoğu yollarda yaşamını yitirirken şanslı olan bazıları Osmanlı’ya
ulaşabiliyor. Kuzey Kafkas halklarının yaşadığı bu dram ve vahşet yeterince
aktarılmamış olması nedeniyle bugün bile hala tam olarak bilinmiyor.
Rusya, 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’yla Çerkeslere yeniden
soykırım acısını yaşatmaya devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk milyon Çerkes’in
katledildiği, isimsiz binlerce toplu mezarın bulunduğu eski adı Kbaada oaln,
yeni adını da dökülen Çerkes kanlarından alan Krasnayapolyana yani Kızılçayır,
2014 Soçi Kış Olimpiyatları’nın merkezi haline geldi.
Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olan Rusya,
modern dünyanın kapılarını açarak binlerce Çerkes mezarının anısı önünde
Olimpiyat meşalesini yakmaya hazırlanıyor. Çerkesler arasında bunu ihanet
olarak görenler de var kendilerini anlatmak için büyük bir fırsat olarak
görenler de. Peki, Soçi Rusya’nın hayal ettiği gibi pazarlanabilecek bir Rus
şehri mi? Bu pazarlama manevrası tarihinde yatan ‘soykırım’ izini bu şekilde
unutturabilecek mi?
Dünyanın kabul etmediği hatta tartışmayı bile reddettiği
‘Çerkes Soykırımı’nı, Rusya’nın ve Türkiye’nin bu denklemde nerede durduğunu
gazeteci Fehim Taştekin’le konuştuk.
Dünya; Yahudi soykırımını, Ermeni sorununu ve Bosna’da
yaşananları konuşurken çok daha eski olan Soçi’yi neden konuşmuyor?
Soçi’de yaşananlar tarih olarak çok sancılı bir dönemde
oluyor. Soykırım tartışmaları İkinci Dünya Şavaşı’ndan sonra özellikle
Yahudilerin yürüttüğü kampanyalar sayesinde oluşmuştur. Öncesinde Birinci Dünya
Savaşı’nda çok büyük felaketler, çok büyük savaşlar ve kıyımlar oldu. Tabi
Kafkasya’daki bu mesele çok daha gerilere dayanıyor ve biraz eski olması
nedeniyle anılmıyor.
1864’de tam olarak ne yaşandı?
1864’te bugün olimpiyatların oynanacağı yerde Krasnopol
denilen yerde son savaş yapılıyor. Ruslar zaferini ilan ediyorlar ve zafer
yürüyüşünü de orda yapıyorlar. Kafkasya düşüyor. Ruslar, Kafkasya’nın direncini
kaybedeceği bir strateji öneriyorlar ve sürülmeyi kabul etmelerini istiyorlar.
Osmanlının ve İngilizlerin işbirliğiyle sürgün edilen insanlar dağıtılıyor.
OSMANLI ÇERKESLERİN SÜRGÜNÜNDE RUSYA İLE ANLAŞMA YAPTI
Osmanlı neden Çerkeslerin sürgün edilmelerinde rol
alıyor?
Osmanlının zor dönemi, Balkanlarda sıkıntılı. Anadolu’da
Kürtlerin ve Alevilerin karşısına sancılı bölgelere yerleştirme ihtiyacı
duyduğu güvenilir Müslüman Sünni nüfusa ihtiyacı var. Bu nüfusu kullanmak için
Ruslarla işbirliği yapıyorlar. Osmanlı kabul ediyor. Tabii bunu o zaman sürgün
olarak kimse lanse etmiyor. Bir şekilde Osmanlı’ya payitahtın kurtuluşu olarak,
Osmanlı’ya geliş gibi algılıyorlar. Çerkeslerin içinde bile hala bunu göç
olarak görenler var.
ÇERKESLER GÜÇLÜ VE AĞLAMAYI BİLMEYEN İNSANLAR…
Soykırım tartışmalarının yapılmamasının nedeni bu gizli
anlaşma mı?
Şimdi işin içerisinde büyük devletlerin anlaşmasının
olması, kendi aralarında bir anlaşmanın olması bunun uluslararası arenada
tartışılmasını engelliyor. Yani aktörler İngiltere, Osmanlı sonra Türkiye
diyebilirsiniz bir tarafta Rusya vardı. Üç konuda işbirliği yapmışlar. Haliyle
buna karşı bir propaganda meselesi haline getirebilecek öyle bir güç de yok.
Almanya’yı saymayın çünkü o çok yenik durumda. Amerika zaten o tarihlerde
küresel bir güç değil. Bugün olsa tabii ki bu bir küresel güçler arası
çatışmanın bir sonucu olarak Çerkes meselesi gündeme gelebilirdi ama
Çerkeslerin talihsizliği tarihten geliyor. İkincisi Çerkeslerin kendilerinden
kaynaklanan bazı sebepleri var. Çerkesler güçlü ve ağlamayı bilmeyen insanlar…
Bunu daha önce yazılarında belirtmiştiniz.
Yani Çerkesler biz sürüldük diye ortaya çıkmazlar. Bugün
bile kendilerine yediremezler. Bu çok fazla Çerkeslerin yapabileceği bir şey
değil. Kültürel olarak buna müsait değiller. Bunun yerine ne yaptılar ve ne
yaparlar? Savaşırlar, iyi savaşırlar ve ölürler. Öldürürler, ölürler. İyi
savaşçılardır ama bunun ötesinde yakınma kültürü Çerkeslerde olmayan bir
şeydir. Böylesi bir yapı Çerkeslerin propaganda yapmasını da engelliyor. Ama şimdi
işler değişiyor.
“OLİMPİYATLAR, ÇERKESLERİN SESLERİNİ DUYURMALARI
AÇISINDAN ÖNEMLİ”
2006’da Çerkesler için bir kırılma yaşandı diyebilir
miyiz?
Soçi meselesi bunu daha görülebilir kıldı. Bir vesile
haline geldi. Soçi’deki olimpiyat meselesi gündeme geldiğinde, Rusya meşaleyi
aldığında, Soçi’nin Olimpiyat ev sahipliğini aldığında, Amerikan merkezli ve
Türkiye’den birkaç grup bu meseleyi hemen hızlıca gündeme getirmek istedi.
Olimpiyatlar, Çerkeslerin kendi seslerini duyurmaları açısından önemli bir imkan
sunuyor. İşin içerisinde medya olacak. Kamuoyunun dikkatini çektiği bir
etkinlik olduğu için de Çerkesler burada tarihi bir fırsat yakalamış oldular.
Bunu ihanet olarak görenler de var büyük bir fırsat olarak görenler de var. Ama
bana göre bu bir tarihi fırsattır. Çerkeslerin bir daha böyle bir imkan
önlerine çıkmaz. Amerika mesela; onlar Rusya’yla kendi aralarındaki tarihi
husumeti nedeniyle Çerkes meselesine hemen onlar da atladılar.
Peki, Rusya olimpiyatları neden Soçi’de yapıyor? Sonuçta
Rusya da orda bir soykırım yapıldığını biliyor. Soçi’de yapmasının nedeni hala
Çerkeslere gözdağı vermek mi?
Soçi kayak merkezi olması açısından son derece önemli bir
şehir. Rusya’nın birçok yerinde kar elbette var ama Soçi, deniz kıyısında
olması, doğasının muhteşem olması, kayak açısından son derece elverişli
pistlere sahip olması ve buna benzer birçok faktörle Rusya’nın cazip
yerlerinden bir tanesi. Rusya buraya büyük yatırımlar yapıyor. Yani
olimpiyatların ötesinde buraya çok daha geleceğe yönelik turizm üssüne dönüştürmeye
yönelik bir planlaması var. Bunu yaparken başka hedefler de güdüyor. Birincisi
bu bölge hep terörle anıldı yani Kafkasya Rusya’nın sıcak bölgesi, yumuşak
karnı olarak anıldı. Rusya bu algıyı yıkmak istiyor. İkincisi Rusya’nın büyük
bir şova ihtiyacı var. Yeniden uluslararası topluma güçlü bir şekilde dönmeye
çalışıyor. Eski şaşalı günlerini arıyor. Korkulan ve saygı duyulan dönemleri
özlüyor.
“PUTİN SOÇİ’DE ESKİ İHTİŞAMINI GÖSTERMEK İSTİYOR”
Dünya liderliğine oynuyor yani?
Bunu yitirdiler. Önemli ölçüde yitirdiler. Ve Putin
Soçi’de gerçekleştirdiği büyük bir şovla eski ihtişamını tekrar göstermek
istiyor. Bunun için Putin’in kafasında Çerkeslerin soykırımının hiçbir önemi
yok. Yani bu meseleyi sonuçta sadece ve sadece Çerkesler kendi aralarında
tartışıyorlar. Çerkesler çok da önemli değil Rusya açısından.
Tabii bunun bu kadar tartışılacak olabileceğini
öngörmemiş olabilir ya da tartışma çıksa da bunun kolaylıkla üstesinden
gelinebilecek küçüklükte bir şey olduğunu düşünmüş olabilirler. Yani gelinen
noktada diyeceksiniz ki bugünlük tartışmalar olimpiyatların gidişatını
etkileyebilecek mi? Hayır, değil. Bu nedenle Rusya’nın hesapları tuttu demek
istiyorum. Bu nedenle Çerkesler nedeniyle olimpiyatlara katılmak istemediğini
deklare eden herhangi bir lider çıktı mı? Çıkmadı. Başka nedenlerle çıktı.
Mesela Rusya’nın gay haklarıyla ilgili Rusya’nın politikası nedeniyle ‘Ben
Soçi’ye gitmek istemiyorum’ diyen liderler çıktı. Ama koskoca bir Çerkes
soykırımı nedeniyle olanı görmedim.
“TÜRKİYE, ERMENİ SOYKIRIMINDAN DOLAYI SOÇİ İLE İLGİLİ
KONUŞAMAZ”
Kimse Rusya ile böyle bir tartışmaya girmek istemiyor mu?
Bu mesele biraz yakıcı bir meseledir yani Rusya’yla kimse
böyle bir tartışmaya girmek istemeyebilir. Türkiye giremez. Çünkü Türkiye, bu
konuda herhangi bir şey dediği anda onun önüne Ermeni soykırımını koyarlar. Bu
nedenle Türkiye bu konuda en kalabalık Çerkes nüfusunu barındıran ülke olarak
sessizliğini korumak zorunda hissediyor. Eğer Ermeni soykırımını kendisi
tanımış olsaydı, tarihsel hatalarını kabul etmiş olsaydı, Çerkeslerle ilgili
rahat rahat bir şeyler söyleyebilirdi.
Eğer soykırımla ilgili herhangi bir şekilde Türkiye bir
şey diyecek olsa ben onların yanıtını az çok biliyorum. Onlar da şunu
diyecekler; yani sizin kabul ettiğiniz Çerkesler bugün anadilini bile
konuşamıyorlar. Benim topraklarımda yaşayan insanların cumhuriyetleri var,
anadilleri resmi olarak tanınmıştır, okullarda okutuyor, kendi kültürlerini
yaşatmak için kendi tiyatroları var. Kendi müzik okulları var. Nüfusu onbeşbin,
yirmibin, otuzbin ama hepsinin dilleri tanınmıştır, korunmuştur. Peki, ‘ya sen’
diye sorar.
Rusya her türlü hakkı verdim diyecek bu durumda?
Evet, ben soykırım yapmadım diyecek. O bir göçtür.
Seninle pazarlık yaptık, sana gönderdik diyecek. Anlaştık aramızda. Bu argümanı
kullanıyorlar, bu argümanı kullanan Çerkesler de var.
Soykırıma rağmen bunu diyenler var mı?
Evet, Rusya bizi katletti ama bizi asimile etmedi, bizi
sömürmedi. Bizim kültürümüzle savaşmadı, bizim dilimizle savaşmadı diyen Çerkesler
de var.
RUSYA ÇERKESLERE FİZİKİ SOYKIRIM, TÜRKİYE İSE KÜLTÜREL
SOYKIRIM YAPTI
Tabii, Türkiye’deki Çerkeslerin anadilde eğitim hakkı
yok.
Soykırıma uğradığımız halde uğruna savaştığımız Türkiye
bizim anadilimizi yok etti ama bizi süren, bizi yok eden Rusya bizim
anadilimizi korudu diyen Diaspora’da da insanlar var. Haklılar mı haklılar.
Bu durum Türkiye’nin ayıbı değil mi yani?
Türkiye’nin ayıbı olduğu için de Türkiye bu konuda sesini
çıkarmıyor.
Peki, Suriye’deki Çerkesler?
Aynen onlar da anadillerini korudular.
“TÜRKİYE’DE ÇERKESÇE BİLEN İNSAN SAYISI YOK OLACAK”
Yani sadece Türkiye’deki Çerkeslerin bu hakkı yok değil
mi?
Evet, Ürdün’deki Çerkesler anadillerini korudular.
İsrail’dekiler anadillerini korudular. Kendi okulları var. Kendi anadilleriyle
eğitebiliyorlar, çocuklarını okutabiliyorlar. Yani evinde herkes kendi
anadilini konuşuyor. Devlet gerekli desteği veriyor. İsrail’de iki tane köy
var. Suriye’de de bütün çocuklar anadilini konuşabiliyor. Yüzde yüze yakın bir oran
anadilini bilir ve konuşur.
Devlet asimile etmeye uğraşmamış..
Yasaklamamış, asimile etmemiş o konuda müdahale etmemiş.
Türkiye’de ise köyler dışında önemli oranda insanlar anadilini bilmiyorlar.
Köylerde insanlar konuşuyor ama köyler dışında şehirlerde anadil yok oluyor ve
giderek hızla artıyor bu olay. Pek yakında Türkiye’de Çerkesce bilen insan
sayısı yok olacak. Bu bir trajedi, bu bir kültürel soykırımdır. Yani Rusya
fiziki soykırım yaptı Türkiye’de ise bu insanlar kültürel soykırıma uğradılar.
Bunu Çerkesler kabul eder etmez ya da Çerkeslerin bir kısmı kabul eder bir
kısmı etmez ama Çerkes aydınlarının genel kanaati bu yöndedir. Rusya’da
Çerkesçenin yazılı tarihe aktarılmasında Sovyetlerin katkısı çok büyüktür.
Nasıl yani? Hem soykırım yapıp hem bu konuda yardımcı
oluyorlar?
Hem soykırım vardır hem kültürel haklar vardır. İkisi
birliktedir. O nedenle normal, sıradan bir Çerkes bir Rusya’dan bahsederken
tarihi asla unutmaz, tarihteki katliamları asla unutmaz, en asimile olmuşu bile
bir yerde durur ve Rusya’nın düşman olduğunu bilir.
Ama öteki yandan da…
Ama bir taraftan da Rusya’nın en küçük Çerkes yaşam
alanlarında bile yaptırdığı ihtişamlı tiyatro ve kültür merkezleri vardır. Bu
Çerkeslerdeki kırılma noktasıdır. Bir tarafta kültürel haklar vardır bir
taraftan da asimile edilmişlerdir. Yani nasıl asimile edilmişlerdir? Bu
asimilasyon bizdeki asimilasyon değil. Yani Rus ordusunda Çerkesler vardır,
Çeçenler vardır, siyaseten asimile edilmişlerdir, entegre edilmiştir daha
doğrusu. Yani asimile bizim anladığımız anlamda asimile değil. Rus üstünlüğünü
kabul etmişlerdir.
RUSYA BÖLGEDE ÇERKESLERİN OLMASINDAN KORKUYOR
Peki sürgün edilen Çerkesler anavatanlarına yani
Kafkasya’ya dönebilir mi?
Hayır. Rusya, bu bölgenin potansiyel olarak sorunlu
olduğunu düşünüyor. Yani ilk fırsatta bağımsızlık için mücadele edebilecek bir
potansiyel var diye düşünüyor. Burayı asi bir coğrafya olarak tahayyül ediyor.
Bakmayın seçimlerde iktidar partisi yüzde 98 oy almış. Bu hiçbir şekilde
gerçekçi bir görüntü değildir. Ruslar bilir ki evet bunlar bize oy veriyor ama
buradaki yapı birincisi ağırlık olarak Müslümandır. İkincisi geçmişi çok fazla
bağımsızlık savaşlarıyla dolu bir yerdir ve sorunludur. Ve de bu toplumun
kültürü bu insanları daha çok dik başlı yapmıştır. Yani boyun eğmeyen topluluk.
Bunu bilirler. Bildikleri için de burada ne kadar az Çerkes varsa ne kadar
bölgenin otokton (yerel) halkı varsa o kadar iyi diye düşünüyorlar. Bu halklar,
Rusya’nın zayıf bir döneminde yeniden bir araya gelip Rusya’dan ayrılabilirler
korkusu var. Burada bu yerel halklar ne kadar göz önünde ve baskı altında
tutulurlarsa o kadar rahat ederiz fikri var. Ve bunların çoğalması, dışarıdan
gelenlerin özellikle Diaspora’dan gelenlerin Rusya’ya karşı çok daha sert
olması, onların tarihsel hesaplaşma içerisinde olan duygularının çok güçlü
olması, onların dışarıdan gelirken potansiyel olarak geldikleri ülkelerin ajanı
olabileceklerine dair korkular Rusya’yı bu konuda çok katı bir politikaya
itiyor.
Bundan sonra ne olacak? Çerkesler soykırımı anlatmaya
devam edecekler mi?
Kuşkusuz bu bitmez ama Rusya bu konuda çok katı. Düşünün
1943 ve 1944’teki sürgünlerin sorumluluğunu Rusya kabul etti. Onlara
tazminatlar ödedi. Onların geri dönüşü için yasa çıkardı ve tatmin eder etmez
ama o insanları bir şekilde ‘Ben size sürgün yaptırdım, haksızlığa uğrattım ve
siyaseten sizi rehabilite etmek benim görevim,’ diyor; yasa gereği bunu yapıyor
ama Çerkeslerin yaşadığı soykırıma sıra gelince diyor ki ‘Bunun Rusya’yla bir
alakası yok. Bunu Çarlık Rusya’sı yaptı,’ diyor.
Topu Çarlık Rusya’ya atıyor.
Evet, evet. Çok komik bir yanıt vermişler. Bu duruma
Çerkes sivil toplum kuruluşları ve Çerkes kongresi mektup yazmıştı ve
soykırımın tanınmasını istemişti. Yanıt, Rusya tarihinde herhangi bir şekilde
soykırım olmamıştır Çerkeslerle ilgili olan da 1943 ve 1944’te olandaki o zaman
Çerkesler değil Çeçen, Karaçay, Ahıskalılar ve Kırım Tatarları sürülmüşler.
‘Devlet bunlarla ilgili haksızlığı kabul etmiştir’ şeklinde bir yanıtı verildi.
Yani tarihte olanı kesinlikle tarihe mal ediyor. Devlet devamlılığı esasıyla
hareket etmiyor, işine gelmiyor çünkü. Böyle komik bir yanıt vermişler. Bununla
ilgili etkinlik düzenlemek isteyenlere anında göz dağı veriyorlar. Mesela
Çerkes kongresinin başkanı baskılar nedeniyle gözaltına alındı, sorgulandı,
tehdit edildi, evine molotof kokteyli atıldı, sonunda baktı ki hayati tehlike
giderek artıyor ülkesini terk etti.
Çerkes sivil hareketinin liderleri terörle bağlantılı
suçlamasıyla gözaltına alındı. Hiçbirinin alakası yok terörle. Bunlar toplumun
önderleri. Çerkes toplumunda sivil önderler bir devlet başkanı kadar etkilidir
yani küçümseyemezsin o insanların potansiyelini. Onlar güçlüdürler. Bu topluma
‘Çıkalım meydana!’ dediği zaman çıkarlar öyle söyleyeyim.
Hepsini tutukladılar mı?
Hepsini tutukladılar, göz dağı verdiler. Yani ‘Biz sizi
gözetliyoruz, herhangi bir şey yapmayacaksınız’ anlamına gelebilecek bir
operasyon yaptı. Yani ‘Sesinizi çıkarmayın, çıkarırsanız bedelini ödersiniz.’
Siz Türkiye’de bu konuyu anlattığınız için bedelini
ödemediniz mi?
Evet, ben bunun bedelini ödüyorum kişisel olarak. Aynı
bedel. Yani bir gazeteci için çok ağır bir bedel. Bunun mantığı yok. Ben
sonuçta Çerkesler bunu nasıl tartışıyorlar, bunu yazmaktan başka bir şey
yapmadım. Ya da dünya bunu nasıl tartışıyor? İşim yazı yazmak. Herhangi bir kışkırtıcı
yazı değil, herhangi bir şekilde çatışmayı teşvik eden bir yazı da değil.
Tam tersi, Çerkesler için konuşma fırsatıdır
olimpiyatlar, dertlerini anlatma, tarihlerini anlatma, kültürlerinin tanınması
için fırsattır. Bundan Ruslar rahatsız olabilir ama ben sivil bir etkinlik ise
ona destek olabilirim yazılarımla. Bunun dışında başka bir şey yapamam. Ayrıca
şunu da yazıyorum; oradaki mesela silahlı aktiviteler ve teşvikler Çerkeslerin
aleyhinedir. Onu da söylüyorum. Çerkeslerin bu meseleyi sağlıklı bir şekilde
tartışmasını, doğru anlatmasını engelliyor bu tür şeyler. O nedenle Kafkasya
Emirliği Hareketi’nin intihar saldırılarını, şunları bunları şiddetle
eleştiriyorum.
http://www.demokrathaber.net/roportajlar/turkiye-ermeni-soykirimindan-dolayi-soci-ile-ilgili-konusamaz-h28169.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.