Türkiye’de
yayın yapan Akşam Gazetesi tarafından geçilen haberde, Avrupa Birliği’nin finansal
desteği ile Türkiye’nin kendisine komşu olan Ermenistan ve İran sınırlarında
yeni geçiş noktaları kurmayı planladığı bildirildi... İki yıllık aranın
ardından Ermenistan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanlarının yeniden diyaloga
geçmesinden ve bu sürecin Karabağ meselesinin çözümüne ilişkin yol haritasını
belirlenmesine yapacağı olumlu katkıdan Türkiye’nin memnun olduğunu dile
getirmesi hiç de tesadüf değildir. Yukarda açıklamış olduğumuz tüm gelişmelerin
ışığında, Türkiye – Ermenistan sınırında yürütülecek olan modernizasyon
çalışmalarının ve sınır bölgelerinin mayınlardan temizleniyor olmasının
Ankara’nın pozitif bir senaryoyu uygulamaya koyduğunun ve Ermenistan’a yönelik
olan ekonomik ambargoyu kaldırmaya hazırlandığının bir göstergesi olarak kabul
edebiliriz.
***
Türkiye’de
yayın yapan Akşam Gazetesi tarafından geçilen haberde, Avrupa Birliği’nin finansal
desteği ile Türkiye’nin kendisine komşu olan Ermenistan ve İran sınırlarında
yeni geçiş noktaları kurmayı planladığı bildirildi.
Bu
bağlamda, Türkiye’nin doğu sınır bölgelerinde başlatılmış ve hali hazırda devam
etmekte olan mayın temizleme çalışmaları da ayrıca önemli olmaktadır. Yeni
geçiş noktalarının kurulmasını öngören projenin tutarı 52 milyon Euro. Bu
projeye paralel olarak Ermenistan – İran sınırında da bir takım modernizasyon
çalışmaları yürütülmektedir. Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz
ünlü siyaset bilimci Stanislav Tarasov, Brüksel’in kesinlikle boş yere para
harcamayacağını, Türkiye – Ermenistan sınırının kapalı olmasına ve her iki ülke
arasındaki diplomatik ilişkilerin bir türlü canlandırılamamasına rağmen, son
zamanlarda yaşanan gelişmelerin Türkiye – Ermenistan – Gürcistan hattı boyunca
ilerleyecek olan uluslararası bir geçiş yolunun yakında faaliyete
geçebileceğini düşünmeye imkan tanıdığını ifade ediyor:
Bilindiği
üzere, Ankara ve Erivan tarafından 2009 yılında imzalanan Zürih Protokolleri,
Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini ve yeniden
tesis edilmesini öngörmektedir. Ancak Bakü’nün baskısı altında kalan Ankara,
söz konusu protokollerinin onaylanmasını, bu belgelerle uzaktan yakından
alakası olmayan Karabağ meselesine bağlamış ve bu dokümanlarda yer alan
maddeleri hayata geçirip uygulamamıştır.
Fakat
bugün gelinen noktada, iki ülke arasındaki ilişkilerde yine de bir takım
değişimler meydana gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu’nun Ermenistan Hükümeti’nin daveti üzerinde Karadeniz Ekonomik
İşbirliği Teşkilatı’nın Dışişleri Bakanları Zirvesi’ne katılmak için Erivan’a
yaptığı ziyaret, söz konusu değişimlere örnek gösterilebilir.
Söz
konusu önemli ziyaretin gerçekleşmesine kadar olan dönemde Türk siyasetçiler,
Erivan’ın tabiri – i caizse hep etrafından dolaşmayı tercih etmişlerdir. Ahmet
Davutoğlu’nun son Erivan ziyareti hakkında olumsuz görüşler bildirmekten
kaçınan Azerbaycan tarafı ise Ermenistan’ın eline ‘‘Bakü’nün Türk – Ermeni
ilişkilerini bozduğu’’ kozunu vermek istemediği için olumsuz yorum yapmadığının
altını çizmiştir. Tabi Batı’nın özellikle bu mesele hakkında hem Ankara, hem de
Bakü üzerinde kurduğu baskının etkisini de yadırgamamak gerekmektedir. Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın kısa bir zaman önce tamamlanan Almanya ziyareti
esnasında, Başbakan Angela Merkel, Ermenistan sınırını açması konusunda
Türkiye’ye bir kez daha açık çağrıda bulunmuştur. Benzer açıklamalar ve
çağrılar daha önce ABD, Fransa ve daha birçok Batı’lı ülke tarafından da pek
çok kez dile getirilmiştir. Ancak günümüz konjonktüründe asıl mesele bununla
sınırlı değildir.
Bugün
Transkafkasya Bölgesi’nde yeni bir jeopolitik gerçeklik durumu söz konusudur.
Rusya, Kazakistan ve Belarus tarafından kurulan Gümrük Birliği’ne ve bu suretle
gelecekteki Avrasya Birliği’ne Ermenistan’ın dahil olma süreci devam
etmektedir. Bu yüzden Türkiye – Ermenistan sınırı, Türkiye açısından bir nevi
Türkiye – Avrasya Birliği sınırı anlamına gelmektedir. Konuyla ilgili olarak
Today’s Zaman Gazetesi’nde kısa bir süre önce yayımlanan makalede de ifade
edildiği üzere, İran ile uluslararası arabulucular olan 5+1 Grubu arasında bu
ülkenin nükleer programına ilişkin nihai anlaşmanın imzalanmasının akabinde
uluslararası ambargodan çıkacak olan Tahran’ın da bölgenin son derece önemli
bir aktörü haline geleceği aşikardır. Ermenistan ile istikrarlı bir ticari,
ekonomik ve siyasi ilişkiye sahip İran, kendisine ulaşamayan Türkiye’ye
Ermenistan üzerinden pek tabi ulaşabilir. Bu sebeple, önceden sınırın
açılmasını ya da kapatılmasını Ermenistan üzerinde bir baskı aracı olarak gören
siyasal anlayış, bugün çok önemli ekonomik fırsatların kaçmasına sebebiyet
verebilecek duruma gelmiştir.
Türkiye’nin
Azerbaycan’la ve Azerbaycan’ın Karabağ meselesi üzerine mevcut pozisyonu ile
olan ilişkilerine gelince… Galiba bu noktada hem Bakü’nün, hem de Erivan’ın
karşılıklı diyalog sürecine çekilmeleri ve bu süreçte anlaşmaya varmaları
konusunda Türkiye’nin teşvik edici bir rol oynaması ve sadece tek bir ülkenin
tarafında yer almaması doğru olacaktır kanaatindeyim. Kısa bir zaman önce
yaşanan Arap Baharı da net bir şekilde göstermiştir ki, bu tip tek taraflı
politikalar sadece mevcut durumu daha da zorlaştırmakla kalmamakta, aynı
zamanda tecrübeli Türk diplomasisinin manevra alanını da ciddi manada
kısıtlamaktadır.
Bu
sebeple, iki yıllık aranın ardından Ermenistan ile Azerbaycan
Cumhurbaşkanlarının yeniden diyaloga geçmesinden ve bu sürecin Karabağ
meselesinin çözümüne ilişkin yol haritasını belirlenmesine yapacağı olumlu
katkıdan Türkiye’nin memnun olduğunu dile getirmesi hiç de tesadüf değildir.
Yukarda açıklamış olduğumuz tüm gelişmelerin ışığında, Türkiye – Ermenistan
sınırında yürütülecek olan modernizasyon çalışmalarının ve sınır bölgelerinin
mayınlardan temizleniyor olmasının Ankara’nın pozitif bir senaryoyu uygulamaya
koyduğunun ve Ermenistan’a yönelik olan ekonomik ambargoyu kaldırmaya
hazırlandığının bir göstergesi olarak kabul edebiliriz.
http://turkish.ruvr.ru/2014_02_12/Turkiye-Ermenistan-ambargo/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.