Nagehan Alçı / nagehan.alci@milliyet.com.tr
Gülen cemaati gücünü toplumdan değil, devletteki ve
medyadaki orantısız ve haksız temsilinden alıyordu. Bu güç azaldıkça cemaatin
ve cemaate angaje aydınların siyasi önemi de azalacak... Fakat Türkiye’nin
geleceği bağlamında laik kesimin ve Alevilerin önemi her zaman olacak. Benim de
içinden geldiğim laik kesimin çoğunluğu şu an kaybeden psikolojisinde ve
hükümete çok öfkeli. Alevilerin çoğunluğu da aynı psikoloji içinde. Bu sosyal
çevreler Yeni Türkiye fotoğrafında kendilerine yer bulamıyorlar. Bence bu
Başbakan’ın üzerinde dikkatle düşünmesi gereken bir husus...
Bu düşüncemi paylaştığım önemli bir hükümet aktörü nisan
ayı için bir demokratik açılım projeleri olduğunu anlattı. Oy kaygısı olmayan
bir laik ve Alevi açılımı planlanıyormuş. Ne pahasına olursa olsun laiklere ve
Alevilere yönelik bir liberalleşme programına imza atılacak, seçimden sonra bu
kesimlerin haklarına ve özgürlüklerine ilişkin önemli ilerlemeler gündeme
gelecek ve o kesimler AK Parti’nin uzattığı eli havada bıraksa bile bu
açılımlar devam edecekmiş. Konuştuğum isim şöyle dedi: ‘Biz el uzattığımızda
karşıdaki el bize vurmaya bile kalksa bu demokratik açılımlardan
vazgeçmeyeceğiz. Alevi vatandaşlarımızın ve laik yaşam tarzına sahip
yurttaşlarımızın da kendini bu ülkenin birinci sınıf yurttaşı hissetmesi şart.
Bize oy vermesinler ama bizden nefret etmesinler. Dindarıyla, laikiyle,
Türküyle, Kürdüyle, Sünnisiyle, Alevisiyle ve gayrimüslim yurttaşlarımızla
birlikte Büyük Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz.’
Bu gecikmiş adım bir an önce atılmalı. Türkiye’nin
sosyolojik anlamda azınlık olan laik ve Alevi kesimleriyle çoğunluğun
entegrasyonu ve kaynaşması şart. Yerine sevgi gelmesi beklenemez. Ama nefret
bitmeli. Onun için de yok sayılmanın bitmesi gerek.
Kırımlı gazeteci: İşgal altındayız
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de günlerce süren protestolar
100’den fazla kişinin ölümüne ve devlet başkanı Yanukoviç’in ülkeyi terk
etmesine sebep oldu. Ukraynalı lider sığındığı Rusya’da önceki gün yaptığı
basın toplantısında devrilmediğini iddia ediyor ama resim ortada. Batı yanlısı
ve milliyetçi çizgideki göstericiler başarılı olmuş görünüyorlar şu aşamada.
Tabii epey yüksek bir fatura karşılığı!
Ancak işin tuhafı Rusya Ukrayna’ya bağlı olan ancak
protestoları sessiz bir şekilde destekleyen Kırım’a çıkarma yaptı. Dışişleri
Bakanı Davutoğlu apar topar Kırım’a gitti. Peki ama neler oluyor? Sokaktaki
havayı merak ettim ve başkent Akmescit (Simferopol)ü aradım. Kırım Haber
Ajansı’nın Türkçe Editörü Timur Berk’le telefonda bir röportaj yaptım:
Bulunduğunuz yerden neler görüyorsunuz?
T. Berk: Parlamentonun önünde, havalimanında, sokakta her
yerde Rus askerleri var. Şehir merkezini ve havaalanını kapattılar. Her yeri
işgal ediyorlar. Günlük hayata engel oluyorlar. Burada çok bilinçli bir operasyon
yapılıyor. Provokasyonlardan korkuyoruz.
Ukrayna’da Batı yanlısı Timoşenko geri döndü. Harekete
geçmeyecek mi Kırım’da?
T. Berk: Tek başına, Batı’dan güvence almadan bir şey
yapmak istemiyor.
Türkiye’den beklentiniz var mı?
T. Berk: Tabii ki! Türkiye’den, AB’den Rusya’ya karşı
çıkmasını bekliyoruz. Kırım’da herhangi bir şey olmadığı halde sanki burası
üzerinden bir dünya savaşı çıkarmak istiyorlar. Biz Ukrayna’ya bağlı olarak,
Rusya’ya karşı milli-demokratik çizgiyi savunan bir topluluğuz. Burada karışıklık
istemiyoruz.
Yanukoviç yönetimi ile aranız nasıldı?
T. Berk: Biz protestocuların tarafındayız. Yanukoviç’in
Kırım Tatarlarına yaptıkları kabul edilemez. Bizim milli meclisimiz var. Bu
meclisten seçtiklerimiz cumhurbaşkanına bağlı temsilciler kuruluna gidiyor.
Yanukoviç bunu engelledi. Tamamen kendine bağlı, Rusya’ya yakın derneklerden
birkaç kişiyi bu kurula gönderdi. Bütçemiz düşürüldü, sesimizi duyuramaz olduk.
Davutoğlu’nun ziyareti bizim için çok önemli. Bu krizle ilgili en üst seviyeli
ziyaret bu. Bu, Türkiye’nin gelişmeleri ciddiye aldığını gösteriyor. Lütfen
dünyanın gözü önünde Rusya’nın bizi işgal etmesine müsaade etmeyin...
Timur Berk’le yaptığım röportaj Kırımlıların
beklentilerini ve oradaki havayı göstermesi bakımından çok önemli. Ukrayna’nın
küçük ucu Kırım üzerinden Rusya-Batı savaşı şekilleniyor gibi bir fotoğraf var.
Burada Türkiye’nin takınacağı tavır önemli. Ancak Rusya’ya karşı çıkabilir mi?
Bu başta doğalgaz meselesi olmak üzere birçok kritik hususta ilişki kurduğumuz
Rusya ile ilişkileri altüst edebilir. Türkiye’nin sağduyu çağrısı yapmak
dışında fazla bir inisiyatif alması pek olası görünmüyor.
http://gundem.milliyet.com.tr/ak-parti-den-beyaz-turk-ve-alevi/gundem/ydetay/1844789/default.htm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.