Çanakkale'de 99 yıl önceki vatan savunmasında, Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslim askerler, Türklerle aynı siperlerde aynı kaderi paylaştı. Birinci Dünya Savaşı başladığında 3 kıtada 2,5 milyon kilometreye yakın toprak parçasında hüküm süren Osmanlı Devleti'nin 14 Mart 1914'teki nüfusu 18 milyon 520 bin idi. Devletin sınırları içinde 1 milyon 729 bin Rum, 1 milyon 161 bin Ermeni, 187 bin Musevi, 55 bin Süryani, 13 bin Keldani, 47 bin Maruni, 11 bin Roman, 15 bin Bulgarın yanı sıra az sayıda Nasturi, Yezidi, Dürzi, Kazak ve Latin yaşıyordu.
***
Çanakkale'de, 99 yıl önceki vatan savunmasında, Türk
askerleri gibi o dönemde Osmanlı tebaasında yer alan birçok gayrimüslim de
görev aldı
ÇANAKKALE (AA) - MEHMET BAYER - Dünya tarihinde önemli
bir yeri bulunan Çanakkale Savaşları'nda, Türk askerleri gibi o dönemde Osmanlı
tebaasında bulunan birçok gayrimüslim de çarpıştı. Çanakkale'de 99 yıl önceki
vatan savunmasında, Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslim askerler,
Türklerle aynı siperlerde aynı kaderi paylaştı.
Birinci Dünya Savaşı başladığında 3 kıtada 2,5 milyon
kilometreye yakın toprak parçasında hüküm süren Osmanlı Devleti'nin 14 Mart
1914'teki nüfusu 18 milyon 520 bin idi.
Devletin sınırları içinde 1 milyon 729 bin Rum, 1 milyon
161 bin Ermeni, 187 bin Musevi, 55 bin Süryani, 13 bin Keldani, 47 bin Maruni,
11 bin Roman, 15 bin Bulgarın yanı sıra az sayıda Nasturi, Yezidi, Dürzi, Kazak
ve Latin yaşıyordu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat
Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, Osmanlı'nın bir imparatorluk olduğunu, pek çok din, dil ve
ırktan insanın yaşamasının doğal karşılanması gerektiğini söyledi.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından 5 gün sonra, 2
Ağustos 1914'te genel seferberlik ilan edildiğini, bu sırada 1891, 1892 ve 1893
doğumluların silah altında bulunduğunu belirten Atabay, seferberlikle 1875-1890
doğumlu 16 sınıf ihtiyat erin askere davet edildiğini bildirdi. Bunları,
1868-1874 doğumlu müstahfız erlerin (yeniçerilik zamanında kale, hisar ve yurdu
koruyan tımarlı asker) izlediğini dile getiren Atabay, "Ülkenin her
tarafından askere çağrılan erler, askerlik şubelerine müracaat etmeye başladı.
Askere gelişleri hızlandırmak için emirler yayımlanarak bir hafta içinde
mazeretsiz davete uymayanların veya askerlik hizmetinden kaçanların idam
edileceği duyuruldu. 3 Ağustos'ta uygulanmaya başlayan seferberlik, 25 Eylül'de
birçok eksiklikleriyle tamamlanmış kabul edildi. 53 gün süren bu dönem, hızlı
olmamakla beraber Balkan Savaşları'ndaki seferberlikle karşılaştırıldığında
daha iyi bir dönemi içermekteydi" dedi.
- Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı'nın savaş gideri
Atabay, seferberlikle Osmanlı İmparatorluğu tebaasından
olan Müslüman, gayrimüslim herkesin askere alındığı bilgisini verdi.
Pek çok devletin katıldığı Birinci Dünya Savaşı'nın 4 yıl
3 ay 14 gün sürdüğünü anlatan Atabay, 3 ana kıtada başlayan savaşın,
dominyonlar ve sömürgeler de dikkate alındığında 5 kıtada etkilerinin
görüldüğünü, Avrupa'da ise İspanya, İsviçre ve İskandinav ülkeleri dışındaki
tüm ülkelerin bu çarpışmalarda yer aldığını aktardı.
Savaşa 66 milyon 38 bin 810 askerin katıldığını,
bunlardan 38 milyon 51 bin 786'sının öldüğünü, yaralandığını ya da kaybolduğunu
ifade eden Atabay, "Birinci Dünya Savaşı'nda İttifak Devletlerinin savaş
gideri 60 milyar doları, İtilaf Devletlerinin ise 125 milyar doları aşmıştır.
Osmanlı Devleti'nin savaş gideri ise 1 milyar 430 bin dolardı. Osmanlı
İmparatorluğu'nda Birinci Dünya Savaşı'nın ilk 17 ayında silah altına
alınanların sayısı 2 milyon 523 bin kişiyi buldu. Savaş sonuna kadar silah
altına alınanların sayısı ise 2 milyon 850 bin kişiye ulaştı. Savaş sonunda
kayıplarımız 325 bin şehit, 400 bin yaralı, 250 bin esir ve kaybolanlar olmak
üzere 975 bin kişidir" diye konuştu.
- Çanakkale Cephesi
Mithat Atabay, Çanakkale Cephesi'ne İngilizlerin 410 bin,
Fransızların 79 bin olmak üzere 489 bin askeri savaş alanına sürdüğünü,
İngilizlerin 205 bin, Fransızların ise 47 bin zayiat verdiğini söyledi.
Osmanlı'nın da bu cepheye yaklaşık 500 bin asker
gönderdiğini, bunlardan 57 bin 84'ünün savaş meydanlarında şehit düştüğünü, 20
bin 297'sinin de hastanelerde hayatını kaybettiğini belirten Atabay, şunları
kaydetti:
"Savaş sırasında yaralanan askerlerin sayısı 97 bin
864, hava değişimi verilenlerin sayısı 7 bin 84 ve hastaneye sevk edilenlerin
sayısı ise 14 bindir. Çanakkale Cephesi'nde esir düşenlerin sayısı ise 11 bin
178'dir. Çanakkale Cephesi'nde, Osmanlı Ordusunda Müslüman (Türk, Arap, Çerkez,
Abaza, Laz, Kürt, Pomak, Roman) askerlerin yanında imparatorluğu oluşturan
gayrimüslim askerler (Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani, Keldani) de savaştı. Bu da
doğal bir şeydir. Çünkü Osmanlı bir imparatorluktu. Bunu unutmamak gerekir. Bu
çerçevede ele alındığında Çanakkale Savaşları'nda, savaş meydanlarında hayatını
kaybeden askerlerimizden 558'i, imparatorluğun gayrimüslim unsurlarındandı.
Yani Ermeni, Rum, Yahudi kökenliydi. Bu, şehit olan her 100 askerden birinin
gayrimüslim olduğu anlamına gelmektedir ki imparatorluğun nüfusuyla da uygun
bir durumdur."
Çanakkale Savaşları'nda hayatını kaybeden gayrimüslim
askerlerin en çok İstanbul, Bursa, Edirne ve Balıkesir bölgesinden geldiğine
işaret eden Atabay, "Çanakkale'den de 12 gayrimüslim asker, Çanakkale
Savaşları'nda hayatını kaybetmişti. Bu askerlerden 4'ü Çanakkale, 3'ü Biga,
ikisi Gelibolu, ikisi Eceabat ve biri Ayvacık'tandı" ifadesini kullandı.
Cephede, sağlık hizmetlerini yürüten, biri eczacı, 8'i
doktor olmak üzere 9 subayın hayatını kaybettiğini, 8 doktordan 6'sının
Müslüman, ikisinin ise Yahudi kökenli Osmanlı vatandaşı olduğunu bildiren
Atabay, Mustafa Kemal Paşa'nın komutanlığını üstlendiği 19. Tümen'de ve buna
bağlı birliklerde pek çok gayrimüslim subayın görev aldığını dile getirdi.
Atabay, Atatürk'ün Çanakkale Savaşları'nda tuttuğu not
defterindeki bilgilere göre, tümendeki gayrimüslim subayların, seyyar hastane
doktorları Yüzbaşı Dinleal Efendi ve Yüzbaşı Nivart Baliç Efendi, İstihkam
Taburu Doktoru Ücretli Yükümlü Yüzbaşı Parsildoş Efendi, 72. Alay 2. Tabur
Doktoru Ücretli Yükümlü Yüzbaşı Hacır Efendi, 57. Alay 2. Tabur Tüfekçisi
Sokrat Usta, 57. Alay 2. Tabur Doktoru Sivil Yükümlü Sarafidis Efendi olduğunu
sözlerine ekledi.
- Cephede hayatını kaybeden bazı gayrimüslimler
Çanakkale Cephesi'nde, Türk askeriyle aynı hedef için
çarpışan ve vatan savunması sırasında hayatlarını kaybeden bazı gayrimüslim
askerlerin isimleri şöyle:
Adı Ölüm tarihi
Yani oğlu Nikola (Çanakkale) 19 Mayıs 1915
Kaluset oğlu İshak (Biga) 1
Mayıs 1915
Bapos oğlu Arama (Kozan) 16
Ağustos 1915
Nersis oğlu Agop (Afyonkarahisar) 29 Ağustos 1915
Vasil oğlu Likor (Aksaray) 30 Haziran 1915
Hayem oğlu Markado (Ankara) 19 Mayıs 1915
Tanaş oğlu Vasil (Balıkesir) 21 Ekim 1915
Hristo oğlu Deli Kostanti (Balıkesir) 6 Ekim 1915
Mıgırdıç oğlu Hacı Mehran (Bursa) (Yedek subay) 28 Nisan 1915
Haçik oğlu Arimya (Bursa) (Onbaşı) 6 Mayıs 1915
Polheraçyan oğlu Sitrak (Edirne) (Yedek subay) 14 Mayıs 1915
Estefan oğlu İliya (Edirne) 2 Mayıs 1915
Avram oğlu İsak (İstanbul) 2 Mayıs 1915
Ovadis oğlu Haçor (Kahramanmaraş) 1 Ekim 1915
Bedrus oğlu Takur (Konya) 1
Temmuz 1915
Sergey oğlu Karabet (Yozgat) 30 Eylül 1915
Nikola oğlu Kozma (Kayseri) 29 Haziran 1915
Kaynak: Haber Kaynağı
1 yorum:
Bu "bazilarinin" icinde hic degilse "ilac icin", mesela bir eczacinin ismi bari dogru kaydedilseydi...ya da keske sayin akademisyen 5 dakika ara verip bir bilene sorsaydi. Bu isimler bu sekilde taslara da kazildi ise daha da acikli.
Bir de "sehit olan her 100 askerden birinin gayrimuslim oldugu" imparatorlugun nufusu ile nasil uygun dusuyor anlayamadik. Bir zahmet amele taburlarina gecirilip yada alinip hayatlarini kaybeden Ermeni askerlerin sayilarina da bakilsa. Ziyani yok, isimleri dogru durust yazilmamis bile olsa her askerin kaydi muhakkak vardir.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.